Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...

Esra Ekren
F.Mihrimah Temel






Aralık hep değişim ve temizlik ayıdır bende. Hep kırılma noktaları bu ay içerisinde olur. Hastalıklar, müjdeler, sevinçler, üzüntüler her ne gerekiyorsa yaşanır. Bu aralar yine böyle bir dönemdeyim. Enerjimi ancak yoga sayesinde dengeleyebiliyorum. Doğa’nın hastalanmasının ardından beklendiği üzere bana da sıçradı grip. Öksürüğüm başladığı gibi gittim dotora. Hasta olduğum o gün Doğa’yı bırakacağım kimse de yok, annem de malum gripten hasta evde yatmaktaydı. Giydirdim çocuğu öksüre tıksıra acele gittik doktora. Çocuk zaten hasta ona mikrop geçecek diye endişelenemem. Hoş endişelensem ne olacak benim hastalığım ilerlese çocuğa kim bakacak. Böyle bir kriz noktasıydı o an gözüm döndü gittik işte doktora. Domuz gribi başlagıcı dedi doktor. Malum ilaçları yazdı. 2 günde kalktım ayağa. İlaçlarla değil ama bolca sıcak çorba, meyve, zendefil, adaçayı ve uzun süredir kefir içmemin verdiği kuvvetle. Zorla yedim, hep yemek yedim hasta olduğum süre boyunca. Fakat tabiki de beklendiği üzere yatmadan ayakta geçirdim ama bu defa yordu beni, bitkin bıraktı. Vücudumun temel denge mekanizmasını bozdu. Baştan aşağı sarstı geçti.
Bu sabah Doğa’yı okula bıraktıktan sonra resmen savaş verdim kendimle. Baktım halim yok. Eve gelip yorganın altına girip akşama kadar çıkmamak ya da Mihri Hoca’nın dersine gitmek arasında gidip gelirken, ayaklarımı zorla ittirdim resmen yoga dersine.Ve her zamanki gibi “iyi ki burdayım” dedim ders bittiğinde. Yoga olmasa ayağa kalkamayacaktım bugün!
Doğa’ya doktorumuz ısrarla domuz gribi değil, bademcik dedi. Anlamış değilim annem ve ben öyleyken Doğa nasıl böyle kaldı. Belki de o farklı bir aşamasını geçirdi bilemiyorum. Bu arada bana test bile yapmadı doktor. Artık nezlenin bile aynı virüs olduğunu teste gerek kalmadığını söyledi. Fakat değişik bir ağrılı öksürük ve ses kısıklığı yapıyor bu virüs, bunu hissettiğiniz an doktora gidin. Erken yakalarsanız hızlıca oluyor iyileşme süreci.
Bu aralar kulaklarımda Şebnem Ferah ve Nora Jones son albümleri, elimde de Elif Şafak “Aşk” ile kendimi bulmaya çalışıyorum. Şebnem Ferah’ı ayrı bir yeri vardır bende. Yine bu son albüm de çok güzel, her şarkı ayrı tat! “Aşk” ise çok okumayı istediğim bir kitap değildi aslında, yazarını severim ama genelde best seller durumlarına biraz önyargılıyım da:( Bir de bu kadar derin bir konu nasıl da tek kitap ile bu kadar ticarileştirilir diye düşünüyorum. Ama çok sevdiğim biri “sen seveceksin al mutlaka” dedi, aldık birlikte. Fena da gitmiyor bakalım bitirmedim henüz.
Neyse, herşey bir yana biz cuma günü evleniyoruz…:) Yani 5 yıl önce öyleydi. Hep heyecan basar beni 5 yıldır 25 Aralık öncesi 1 hafta. Serdar dese ki “hadi gel yine düğün yapalım” valla koşarak giderim ne yalan söyliyim.:) Çok sevmiştim ben evlendiğimiz geceyi, çok eğlenmiştim kendi düğünümde. Çok büyülüydü o gece benim için. İşte bu hafta da büyülü o yüzden. Aşk içinde bir hafta yani…
Toplam : 2 Yorum var
Aşk hiç eksik olmasın hayatınızdan..hiç hemde…
tebrikler simdiden! ne mutlu, ne guzel, nice nice 5lere, 50′ lere Ozgur’ cugum.
bol zencefil ve balla hallettik sanirim!! Murat haric! o antibiyotige basladi, biz agri kesici surupla hallettik galiba! yasasinnn.. opuyorum, hafifledim de bugun cenem dustu:)
Gecmis olsun hepimize, bizimkiler iyice ayaklandi bugun, az once 5 kat giyinip parka gittiler, basket oynamaya! yapmayin dedim dinletemedim… bakalim nasil donerler…
iyi etmissin hemen doktora gitmekle, biz gec kaldik gitmekte, ama cok ilginc bir doktor denk geldi bize, daha dogrusu asistan doktor, asi mi hmmm gerek yok risk gurubunnda degilsiniz diyen. cok sevdim! sarilip opesim geldi burnunda hizmasi kizil siyah iki renk saclari ve converse’ leriyle harika bi tipti! ilac yazmadan gonderdi bizi
Yorumunuz: