Ben aşağıdaki posttaki sorgulamalarla meşgulken pisi de bir yandan sorular bombardımanında bu aralar. Cumartesi günü gayet neşeli bir şekilde evden çıktık otoparka indik ki, bir baktık arabaya hırsız girmiş gece. Önünü komple sökmüş, pisinin araba koltuğunun olduğu cam tuz parça. Eee tabii bu görüntü üzdü pisiyi yeterince. Biz de olduğundan farklı göstermek ya da anlatmak istemedik durumu. Her zaman her koşulda yaptığımız gibi her ne ise basit bir şekilde, anlayacağı dilde anlattık. Dudaklar bükük hafif ağlamaklı çıktık eve geri. Serdar polislerle haşır neşirken ben pisiye olayın nedenlerini, sonuçlarını anlatmaya koyuldum. Sorular daha asansörde başlamıştı zaten;

- Neden girmiş hırsız?

-Nasıl girmiş?

-Ne hakkı varmış bizim arabamızın camını kırmaya?

-Adı neymiş hırsızın? (Bu soru halen devam etmekte. Hayır bir isim de uyduramıyoruz o isme takar diye.)

-Kadın mıymış erkek miymiş?

-Neredeymiş şimdi? Polisler onu kafese mi zindana mı koymuş?

-Yani hırsız ile okulda kafasına lego atan çocuk aynı şeymiymiş? İkisi de kötüymüş sonuçta? (Bu soruda koptum ben)

Bu akşam uyuturken konu daha da başkaydı;

-Anneee, ben bütün ailemi çok seviyorum.

-Biz de seni seviyorum tatlım.

-Ama büyükbabamı da seviyorum. O öldü ama nasıl sevicemmm? Ben çok seviyodum onu ama niye öldü?

-Ölen insanları sevmeye devam edebilirsin. Kalbinde yaşatabilirsin sevgilerini canım.

-Nerde şimdi o anneeee, hangi gezegende?

- Eeeeee, hımmm…. Dünyada değil, yok burada.

-Ama çok üzgünüm ben..

-Ben de öyle canım gel sarılalım.

2008 Şubat ayında kaybettik dedemi. Ara ara aklına geliyor ve soruyor ölümle ilgili sorular. Ama hiç bu kadar irdelememişti konuyu. Ailede kimler yaşlı kimler genç tek tek saydırdı bana uyumadan önce.

Büyüse de ölümün bir son olmadığını konuşacağımız günler gelse…



Toplam : 2 Yorum var

    didem kaptan Mart 30th, 2010 at 1:14 am

    gecmıs olsun :( opuyorum…

    Nazlı Ayça Özkarahan Mart 30th, 2010 at 2:31 am

    Özgürcüm, öncelikle tekrar geçmiş olsun. Yalnız bu ölüm konusunda bunlar aralarında da konuşuyor olabilir mi? Bak şimdi Rana bana geçen gün büyükannesinin çok yaşlı olduğu için yakında öleceğini söyledi (ki kadın henüz 80 bile değil) neyse ben dedim ki Ranacım, böyle söyleme duyarsa büyükannen çok üzülür. Anne üzülmesin bu doğal denge doğar büyür yaşlanır ve ölürüz dedi. Tabii ben şokumu üzerimden henüz atamamıştım ki şöyle dedi; hem onu ölünce okul yoluna gömer böylece hergün okula giderken ziyaret ederiz oda mutlu olur. Koptummm…
    Hepinizi öpüyorum, tekrar geçmiş olsun!!!
    Ayça

Yorumunuz: