“Bir ağacın dallarına değil gövdesine bakacaksın. Gövdesi ne kadar güçlüyse kökleri de o kadar sağlamdır” diyordu Diriliş filminde ölen yerli kadın. Ölen karısının kulağına fısıldadığı bu sözlerle ormanda, karlar içinde geçen bir intikam mücadelesini konu alıyor film. Bugünkü ataerkil sistemin güzel bir yansıması olarak görülebilir filmin geneli. Oldukça çetin doğa koşullarında erkeklerin mücadelesini ve birkaç kadının çaresizliğini izliyoruz. Kadın yine tıpkı bugün günlük hayatta olduğu gibi şiddet görüyor, dövülüyor, öldürülüyor ve tecavüze uğruyor. Kadın yine seçimlerini özgürce yapamıyor. Bolca kan ve şiddet görmeye hazırsanız izleyebilirsiniz. Ama izlemeseniz de çok birşey kaçırmazsınız. Filmden bende sadece ölen yerli kadının birkaç sözü kaldı o kadar. Kimbilir belki de bugünlerde köklerimi sağlamlaştırmaya çalıştığım için olsa gerek. Çevremdeki dostlarım, arkadaşlarım, ailem, yaşadığım ülke ve hatta dünya olarak bugünlerde rüzgarda bir o yana bir yana savruluyor olduğumuzdan. Rüzgarlar daha bir sert, keskin esiyor ne zamandır. Öyle ki ayaklarınızı sıkı da bassanız kimi zaman bir bakıyorsunuz bambaşka bir yerdesiniz. Siz nasıl kökleniyorsunuz, kendiniz için neler yapıyorsunuz böyle zamanlarda bilmiyorum ama basit şeyler yaparsak iyi oluyoruz değil mi ama? Örneğin film izlemek, kitap okumak, yazmak, hobimizle ilgilenmek, ailemizle vakit geçirmek vs… Bu kışı kedi modunda çoğunlukla evde geçirmekte olan biri olarak size bolca kitap ve film önerisi yapmayı planlıyorum. Öncelikle Diriliş filmiyle giriş yaptım ama Leonardo Di Caprio’yu çok haz etmiyorsanız gitmenize gerek yok bence.

the-lobster-1447679174Son zamanlarda en çok sevdiğim film The Lobster oldu. Halen vizyonda mı bilmiyorum ama internetten bir şekilde indirip izleyin derim. Yunan asıllı yönetmen Yorgos Lanthimos’un kamera arkasına geçtiği çok ilginç bir distopya öyküsü. İzleyiciyi çift olmak ya da olmamak üzerine düşündüren, yalnızlığı ve ilişkilerin dinamiğini sorgulatan bir film.

Bir de Joy var bugünlerde vizyondakiler arasında. David O. Russel’ın yazıp yönettiği film, bir temizlik paspası ve giysi askısının mucidi olan Amerikalı Joy Mangano’nun gerçek hayat hikayesi. Bir kadının hayallerine inanması, sezgilerine güvenmesi ve kendi gücünü ortaya çıkarmasını izlemek bugünlerde hepimize iyi gelebiliyor. Hatta bence bu film kız çocuklarınızla birlikte rahatça izleyebileceğiniz ilham verici nitelikte.

Bu hafta izleyeceklerim arasında sırada Carol ve Diren filmleri var. Aslında bu postta film yazmak yoktu aklımda. Sadece yeni yıla başlangıç olsun birkaç satır karalasam şuraya dedim ve böyle oldu. Haydi keyifli izlemeler o halde…

Yorumunuz: