Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...



Kalbini açık, aklını sağlam, bedenini zinde tut!

Değişimin ayak sesleri çoktan geliyordu da kimimiz kulak arkası ediyor, kimimiz de ihtimal vermiyorduk bu kadar hızlı başlayacağına. Oysa ki o gümbür gümbür geliyordu. Değişim bu sana kim durdurabilir ki bir defa yola girdi mi? Şimdi, bugün, şu an değişiyoruz her birimiz. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Ne sen ne de ben ne de çevremizdeki insanlar. Ağaçlar, çiçekler, gökyüzü bile bir başka. Havanın tenimize değdiği anda bıraktığı o his bile değişti. Kuşlar bile bir başka cıvıldıyor farkında mısın? Her güne farklı duygularla uyanıyoruz. Kimi gün çok umutlu iken kimi günler de son derece karamsar ruh halinde içinde olabiliyoruz. Hatta bugünlerde çoğunlukla birçok farklı duyguyu aynı anda hissediyoruz. Endişelerimizle, korkularımızla, sevinçlerimizle, coşkularımızla hepsi biziz. Duygularımızın her birine sahip çıkıp onlara sarılmalıyız. Her birinden öğreneceklerimiz var özellikle bugünlerde. Hayatlarımız değişiyor, biz değişiyoruz.

Yol uzun ve dönemeçli. Dışarda olanlara kendini kapatmadan değişimin içinde var olabilmeyi öğrenmelisin. Her ne öğreti aldıysan işte onu hayatına geçirme vakti. Bu daha başlangıç! Kalbini açık, aklını sağlam, bedenini zinde tut. Ruhunu besle ki var olabilesin.

Artık hiçbir şey için rol yapmana gerek kalmadı. Şeffafsın tamamen içini görebiliyorum. Sen de benim içimi gör ve fark et kendini orada.

Sevdiklerin için fedakarlık yapma ve hizmet etme vakti şimdi. Haydi bırak şikayeti ve harekete geç ne duruyorsun?

Hayatının sorumluluğunu tamamen kendi ellerine al ve ayaklarını yere sımsıkı bas ki kimse seni yolundan vazgeçiremesin.

Hayattaki gerçek misyonunu bulamadığını hissediyorsan halen nelere direndiğine, nerelerde teslim olamadığına bak orada kendini bulacaksın.

Sevdiklerini olduğu gibi kabul edemiyor, yargılıyor ve etiketliyorsan halen, yine aynaya bak! Sen oradasın!

“Sadece Benim değişmemle olacak iş mi bu” diyorsan?

Oku, araştır, düşün ve iç sesini dinle…

Korkunu bırak, en iyi ne yapabiliyorsan onu yap…

Gezi Parkı’nda yaptığımız yogadan.
Virabhadrasana II – Savaşçı 2

Not: Bu gece yatmadan önce içimden geçenleri öylesine yazıverdim. Aman ha akıl vermiş gibi olmayayım. Bu hatırlatmalar önce kendime sonra da sizlere tabii her zamanki gibi. Yapabildiğiniz kadar düzenli meditasyon öneriyorum bugünlerde. Önemli bir dönemeçteyiz. Dışarda her ne olursa olsun dengede ve merkezimizde kalmalıyız.

Bugün…

  • Ben kategorisinde.
  • Yorum Yok

Bugün bu dünyadaki annelik görevimin ne kadar kutsal olduğunu daha iyi anlıyorum.

Bugün şiddetten uzak bir çocuk nesil yetiştirmek için neden bu kadar çabaladığımı daha iyi anlıyorum.

Bugün kendini ifade edebilen ve kararlarını kendisi veren çocuklar büyütülmesi için daha çok çalışmaya kararlıyım.

Bugün geleceğimizin gençler ve çocuklar olduğuna daha çok inanıyorum.

Bugün herşeyi sevgi ile çözebileceğine inanan bir yavrum olduğu için mutluyum.

Bugün gülmekten yanaklarım acıyor ama kalbim kırık!

Bugün gözyaşlarım dinmiyor ama halen umutluyum!

Bugün bütün duygularıma yol veriyorum ve hepsini kabul ediyorum.

Bugün kalbimdeki bütün sevgimi, şevkatimi, enerjimi Gezi Parkı’ndaki güzel kalplere gönderiyorum.

 

Şiddet dursun ve özgürlüklere saygı gösterilsin!

  • Genel kategorisinde.
  • Yorum Yok

Hepimiz hem toplum adına hem de kendimiz adına bir şeyler öğrendik şu birkaç günde. Benim en büyük dersim sosyal medya adına oldu. Bilirsiniz sosyal medyaya karşı pek de sempatik değildim ve çok fazla bilgisayar başında kalıp, sürekli twit atanları eleştirirdim. Bundan böyle sosyal medyaya bakış açım tamamen değişti. Nasıl bir gücü göz ardı ettiğimin farkına vardım. Aşağıda size sosyal medya üzerinden katıldığım bir anketin sonuçlarını aktaracağım.

İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından 20 saatte 3 bin eylemci ile yapılan anketin sonuçları topluma orada ya da herhangi bir yerde direniş eyleminde bulunan kitlenin kimliği ve talepleri konusunda çok net bilgiler veriyor.

Direnişçilerin yüzde 39.6’sı 19-25; yüzde 24’ü 26-30 yaşları arasında. Yüzde 75.8’i eylemlere sokağa çıkarak katılan direnişçilerin, yüzde 53.7’si daha önce hiç bir kitlesel eyleme katılmamış ve yüzde 70’i kendini hiç bir siyasi partiye yakın hissetmiyor. Yüzde 14.7’si bu konuda kararsızken yalnızca yüzde 15.3’ü ise kendini bir siyasi partiye yakın buluyor.

Ankete göre, direnişçilerin protestolara destek vermelerinde en etkili neden yüzde 92.4 oranla  Başbakan’ın otoriter tavrı. Polisin protestoculara uyguladığı orantısız gücün etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 91.3 iken, demokratik hakların ihlal edilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanların oranı yüzde 91.1. Medyanın suskunluğunun etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 84.2 ve ağaçların kesilmesinin etkili olduğuna kesinlikle katılanlar yüzde 56.2.

Bağlı bulunduğu siyasi hareketin yönlendirmesiyle eylemlere katıldığını söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 7.7 düzeyinde.

Anket katılımcılarının yüzde 81.2’si  kendini  “Özgürlükçü” olarak tanımlıyor. Yüzde 64.5 oranda “Laik”, yüzde 54.5 oranda da “Apolitik” tanımlaması yapılmış. Protestolara destek verenler arasında, kendilerini tanımlarken “Ak Parti seçmeniyim” nitelemesine katılmıyorum diyenler yüzde 92.1 oranında iken, “Muhafazakarım” seçeneğine katılmıyorum diyenlerin oranı ise yüzde 75.0.

Katılımcıların 2 öncelikli isteği var; Öncelikle polis şiddeti dursun (96.7) ve özgürlüklere saygı gösterilsin (yüzde 96.1).

yoga gezi

Gezi Parkı’nda yoga

Siz de içinizdeki güneşin parladığını, kalbinizin umutla dolduğunu hissediyor musunuz?

Ben, kullanılan şiddetten ötürü oldukça üzgün ama bir yandan gençlerimizin gücünü ve her kesimden insanın bir olduğunu gördüğüm üzere çok umutluyum. Artık biliyorum ve daha çok inanıyorum ki birbirimize karşı çok daha uzlaşmacı, anlayışlı ve dayanışmacı olacağız. İşte şimdi o günlerdeyiz, hep konuştuğumuz, yazıp çizdiğimiz “BİR OLMA” zamanındayız. Özellikle bugünlerde kalplerinizden umut ve sevgi eksik olmasın. Kendinizi hem içsel hem fiziksel güçlü tutmaya çalışın. Çevrenize destek olabilmeniz için öncelikle sizin güçlü ve sağlıklı olmanız gerek. İnandığınız ritüeliniz her ne ise onu bugünlerde daha fazla yapın ki çevrenize de ışık saçın. Böyle böyle ışığımızı büyütelim…

İyi ki gelmişsin

IMG_1343

Doğa bugün 8 yaşına basıyor. Sabah uyandı ve “bugün 15 Mayıs anne” diyerek geldi yanımıza. Kocaman bir sarılışla “iyi ki gelmişsin iyi ki kızım olmuşsun” dedim yine, her zaman söylediğim gibi. Doğum günleri çok önemli onun için. Neden bu kadar hızlı büyümek istiyorsa? En çok istediği biran önce 12 yaşına gelebilmek. En sevdiği sayı 12. Bugün ona olan sevgimi ve minnetimi en fazla nasıl gösterebilirim diye düşündüm. En iyisi  birlikte en çok ne yapmayı seviyorsak onu yapmak dedim. Örneğin sabah en sevdiği krepten yaptım sürpriz olarak. Üzerine pekmez ya da bal yerine nutella sürüp yedi. Sonra, akşam üzeri okuldan alacağım ve en çok istediği uçurtmayı almaya gideceğiz. Tabii oradan da pizza yemeye, en sevdiğinden; zeytinli ve peynirli, domates sosu az olacak:) Gecenin devamı ise ödevi varsa onları yapıp evde mırıl mırıl gerinerek geçer artık. Hava da buna gayet uygun bugün. Aslına bakarsanız çocuklarla sohbet etmek ve vakit geçirmek onlar için en güzel hediye. Belki bu anları özel kılmak adına minik şeyler yapılabilir ama değerli ve kalıcı olan an’larda paylaştığınız duygular.

Son birkaç gündür eve geldiğinde deli gibi oyun oynuyoruz. Öyle istiyor canı bugünlerde. Dün örneğin kızma biraderin içine çiflik kurduk, barbie’leri pony’lere bindirdik falan. Değişiyor onun da kimyası günden güne. Okuldan gelince bazen sadece sarılıp gıdıklamaca oynuyoruz uzunca zaman. Bazen film izliyoruz. Ara ara benim ya mutfak ya da yazı masamda işlerim oluyor, o da kendi başına buluyor yapacak birşeyler. Çoğunlukla Pamuk’la oynuyor böyle zamanlarda. En sevdikleri birlikte kovalamaca, ip ve top oyunları. Pamuk artık ne desek anlıyor. Miyavlayarak konuşur halde bizimle. Sabah saatimin alarmı çaldığında örneğin 5 dk. daha fazla uyursam gelip miyavlayarak uyandırıyor. Geceleri Doğa’nın odasındaki minik sallanan sandalyenin üzerindeki battaniyesinde uyuyor.

Sabah evimize haftada bir temizlik için gelen yardımcımız elinde bir kavanoz ayva reçeliyle geldi. Evde yapmış, bana da getirmiş biraz. Reçeli bir süre açamadım çünkü ayva reçeli bana anneannemi anımsattı. En güzel yaptığı reçellerden biriydi ayva. Zaten bugün hayatta olsaydı, Doğa’nın doğum gününü ve benim anneliğimin 8. yılını kutlamak için beni ilk arayanlardan olurdu. Gözyaşlarıma engel olamadım, bıraktım biraz aksınlar. Nur içinde yat güzel anneannem bak Doğa her geçen gün daha da büyüyor, şaşırtmaya devam ediyor bizi tavırlarıyla, sözleriyle. Biliyorum ki sen hep olduğun gibi bugün de benimlesin, çok yakınımdasın.

Bugün hiç olmadığım kadar bencilim, sadece kızım ve Serdar var kalbimde, düşüncelerimde. Doğa ile birlikte tamamlanan sevgimiz var. Doğa’nın bize küt diye gelişi, önce beni dağıtıp sonra toplayışı var. Olur olmadık zamanlarda çıkan bilgeliği var. Sağlıklı ve mutlu bir yavrum olduğu için, anne olduğum için şükredeceğim bugün.

8. doğum gününde Doğa, Cartoon Network’te yayınlanan Sürekli Dizi adlı çizgi filme bayılıyor. En sevdiği yemek iskender, en sevdiği renk mor, en sevdiği tatlı dondurma. Doğa’ya göre her bebek dünyaya gelmeden önce kendi gezegeninde annesini ve de kedisini seçermiş:) Uzay ve gökyüzü halen en büyük merakı. “Aydede çıkmadan uyumam” diyerek kendi kendine gündüz uykularını kaldırdığı 2 yaşından bu yana değişen hiçbir şey yok bu konuda. Geçenlerde babam Göztepe Parkı’nda Doğa’ya uçan balon almış fakat 1 gün sonrasında Doğa balonunu uzaya yollamaya karar verdi. Ama üzerine uzaylılar için bir not yazdı: “Sizi seviyorum”…

Not: Çocuklarla sohbet etmek ile ilgili sevgili Sedef, Doğan Cüceloğlu’dan bir paylaşımda bulunmuş blogunda. Mutlaka okuyun derim. 

Güneşi neden selamlıyoruz?

  • Yoga kategorisinde.
  • Yorum Yok

Güneş hayat kaynağımız olduğundan Yoga öğretisinde güneşe saygımızı Surya Namaskar serisi ile sunuyoruz ve onu selamlıyoruz. Yoga tüm doğa ve evren ile uyum içinde olduğundan Güneş de içimizde kabul edilir. Surya Namaskar serisinin diğer anlamı da kendi içimizdeki güneşi parlatıp, onun önünde de saygı ile eğilmektir, Güneş sizin için ne ifade ediyorsa o değerleri selamlamaktır.

Güneş, ışınlarını herkese her yöne eşit gönderiyor, o halde biz de herkese her şekilde eşit davranmak adına güneşi selamlıyoruz. Seriye başlarken niyetimizi bu şekilde yapıyoruz ve niyetimizi yaparken Anahata Çakraya (Kalp) odaklanıyoruz.

Seri tam olarak 12 temel hareketten oluşuyor. Bugün farklı ekollerde serinin farklı türleri olsa da temelde duruşlar aynı. 12 temel hareket aynı zamanda 12 burcu simgeliyor ve her hareketin bir mantrası var. Bu mantralar aslında Güneş’in sanskritçedeki 12 isminden oluşuyor. Bu mantralar size tüm yıl boyunca her gün şafaktan yükselen güneşin 12 farklı deneyimini sağlıyor.

Surya Namaskar serisindeki 12 duruşun her biri kendi yoluyla, organları etkileyerek, kasları ve tendonları gererek ve fazla yağları atarak, bedeni sağlam tutuyor. Tüm bedendeki gerilimi rahatlatmak için omurga üzerinde çalımanın 12 farklı yolu. Merkezi sinir sistemi omurga kanalında ve tüm bedendeki ağ örgüsünde bulunur. Omurgayı etkilerseniz tüm bedeni etkilersiniz. Kan damarlarına kan pompalayan ve böylelikle dolaşımınızın güçlü ve sağlıklı olmasını sağlayan bu 12 harekete nefes de dahildir. Bu seri ile arkaya ve öne eğilmelerle nefesin nasıl eş zamanlı olabileceğini deneyimlersiniz.

Surya Namaskar ile tansiyon ve dolaşım sistemimiz dengeleniyor. Her gün düzenli yapıldığında stresi yenmemize ve formumuzu korumamıza da yardımcı oluyor. Yogaya yeni başlayanlar için özellikle ciddi anlamda esneklik sağlıyor.

Uzun bir yoga yapacaksanız ve başka duruşlar da eklemek istiyorsanız 6 tur Surya Namaskar yapıp yoganıza başlayabilirsiniz.  Ya da sadece 12 tur Surya Namaskar ve tabiki Savasana başlangıç için yeterli olacaktır. Öncelikle bir eğitmen eşliğinde nefesleriyle birlikte duruşları öğrendikten sonra evde, otelde, açık havada rahatlıkla yapabileceğiniz bir seri.