Doğa ile okullar başlamadan önce genel kontrol için diş hekimine gittik. Hem de dişlerinin arka tarafında siyah lekeler oluşuyor onları temizletmek istedik. Yaklaşık 3 ayda bir ziyaret ediyoruz diş hekimini geçen yıldan beri bu lekeler yüzünden. İlk defalarında oldukça ürküyordu Doğa, dişçi koltuğuna bile oturmak istemiyordu. Hatta ilk ziyaretimizde sadece 2 dişin üzerindeki lekeyi çıkartabildi doktor sadece yani bu da 5 saniye almamıştır ancak. “Sabredelim zorlamayalım” dedik. Her gidişimizde daha da alıştı fakat tam olarak değil henüz. Aslında bu konuda oldukça hak veriyorum ona, biz bile diş hekimine gitmekten kaçarken çocuk nasıl alışsın.

Son gidişimiz ama hayli komikti. Bir elinde her yere taşıdığı köpek oyuncağı Mutlu Bobi ( Bu ismi 4 yaşında iken koymuştu peluş köpeğine), bir eli benim elimi sıkı sıkı tutatak sabrederek 15-20 dakika oturabildi dişçi koltuğunda ki bu bizim içim büyük gelişme. En sonunda artık o kadar dayanılmaz ve sıkıcı bir hal aldı ki sanırım aynen şöyle dedi doktora; “Şu yaptığınız şeyi lütfen yapmaz mısınız artık?” Büyük bir sabır ve sevecenlikle yaklaşan doktorumuz gülmemek için kendini zor tutarak o an bıraktı işlemi. “Tamam o zaman 3 ay sonra görüşürüz” dedi.

Ama o muayene sırasında doktor Doğa’nın hiç hoşuna gitmeyen birşey söyledi; “Gördüğüm kadarıyla üstteki dişlerini alt dudağının üzerine tamamen kapatıyorsun. Bu hareket üst çenenin öne kaymasına sebep olur, dişlerde sıkışma olur. Böyle devam ederse üst damağına bir aparat takmak zorunda kalabiliriz. Bu yüzden bu hareketi yapmamaya çalışırsan iyi olur”. Doğa dinledi ama hiç tepki vermediği gibi tam da doktorun dediği hareketi yapa yapa çıktı odadan.

İşte bu hareket. Geçtiğimiz Haziran ayı okulun son gününde çekmiştik bu fotoğrafı. Hazırlık sınıfından mezuniyet:)

O gün diş hekiminden çıkınca dondurma yemeye gittik. Karşılıklı oturuyoruz, bir yandan konuşuyoruz. Sinirlerinin çok bozuk olduğunu söyleyip biraz ağladıktan sonra başladı anlatmaya; “Anne dişçinin dediği hareketten vazgeçmem çok zor. Çünkü ben o hareketi utandığım zaman yapıyorum. Onu yaparken bütün vücudumu sıkıyorum. Bu beni çok rahatlatıyor. O benim en özel hareketim. Başka ne yapabilirim ki?”  Bu açıklama karşısında dumur olmuş ben dondurmamı nasıl bir hızda yediğimi hatırlamıyorum. “Düşünelim o zaman nasıl bir hareket bulabilirsin bunun yerine” diyebildim sadece.O günden bugüne 1 ay geçti halen zaman zaman “Başka özel hareket bulamıyorum” diye söylenerek dolaşıyor evin içinde. Geçen gün baktım televizyon izlerken şortunun iplerini ısırıyor. “Keşke bunu yapmasan” dedim. “Ya anne özel hareketimin yerine hareket bulmaya çalışıyorum” dedi. Eminim ki ben sürekli “yapma çocum dişlerini öyle” desem hareket iyice yerleşecek. Bu nedenle kendime söz verdim uyarmıyorum. Utandığı anlarda ki eğer yanındaysam, yani okulda değilse, onu rahatlatacak başka şeyler yapmaya çalışıyorum. Bilmem bakalım göreceğiz bir yol alabilecek miyiz?

Benzer bir durumu burun karıştırma konusunda yaşamıştık. Geçtiğimiz yıllarda acayip burnunu karıştırıyordu ve elini ağzına sokuyordu sonrasında. Tabii ben çok sık uyardığım için davranış iyice yerleşti. Eminim ki burnunu karıştırırken de bir duygusal ihtiyacını karşılıyordu. Bir şeyleri yerine koyuyordu içsel anlamda, kimbilir belki de kendini keşfediyordu. Ne zaman ki uyarmayı bıraktım zamanla azaldı. Dün gece uyumadan önce sohbet ediyoruz, şöyle dedi bana; “Anne bazen okulda burnumda çok kuru sümük oluyor. Ne yapıyorum bil. Peçeteyi kıvırıyorum bir ucunu bir burnumu bir ucunu da diğer burnuma sokuyorum. Sonra ortadan hareket ettiriyorum. Böyle yapınca hem burnumu kaşımış hem de kuru sümükleri çıkartmış oluyorum.”

Görüldüğü üzere, onlar kendi çözümlerini buluyorlar bir şekilde ve en son ihtiyaçları olan şey de benim burun konusunda yaptığım gibi bıdı bıdı sürekli uyaran ebeveynler.



Toplam : 6 Yorum var

    Evrim Eylül 18th, 2012 at 4:49 am

    Cnm ya, nasılda güzel ifade etmiş kendini..
    :) Yol göstericilerimiz olmalarının çok haklı sebepleri var çççoookkk!
    Kucaklıyorum sizi..

    Özgür Turan Eylül 18th, 2012 at 6:26 am

    Evrimcim, rehberlerimiz onlar evet. Kucakladım ben de sizi. Görüşmek üzere canım.

    Uma Eylül 26th, 2012 at 11:52 am

    Tam da bu bidi bidi kismini konusuyordum ki geldim okudum, cok guldum, bayildim, gittim :) Sevgiler…

    Özgür Turan Eylül 27th, 2012 at 12:10 am

    Sevgili Uma,
    iyi ki geldin. Sevgiler.

    Nilay Avşar Aralık 12th, 2012 at 4:26 am

    Sevgili Özgür,
    Uzun zamandır aklımda ama uğramadım Alternatif Karma’ya.
    Durulmayı bekledim, sakinleşmeyi…24 saat yalnız annelik yapmaya başladım Eylülden beri…Yine herşeyi kontrol edebilme edemeyince çıldırma moduna girdim…Neyse ki sevgili eşimden ihtiyacım olan yardımı isteyebildim ve gelen yardımı da kabul edebildim.Kontrolcüler bilir yardım istemenin onları nasıl zorladığını ve gelen yardımı da sabote edebildiklerini :):)
    Benim en çıldırdığım anlarda oğlumdan öyle bilgece yaklaşımlar geliyor ki(Belki de hep bu modda kalmalıyım 😛 )
    Diyeceğim o ki bu devirde anne olmak bir başka zor.Daha Kamil olmak gerekiyor.
    Üç dört haftadır daha sakinim keyfini çıkarıyorum.Sakinleşmem de şükür etmenin ve senin yazılarında paylaştıklarının yolumu aydınlatmasının da rolü var.
    Bunu dile getirmek, kalemine sağlık demek ve özlediğimi belirtmek istedim.
    Doğa’yı benim için de öp.
    Kitapların içinde kolaylıklar diliyor dört gözle bekliyorum.
    Sevgiyle…

    Özgür Turan Aralık 12th, 2012 at 11:28 am

    Sevgili Nilay, 24 saat annelik Doga yuvaya baslayana kadar benim de deneyimledigim birsey ve inan bana dunyadaki her meslekten daha zor ama bir o kadar da mucizelerle dolu her ani. Sen cildirdikca cocuk cildirir sen dinginlestikce cocuk dinginlesir bu bir gercek. Ve oyle bir ayna tutar ki her bunaldigin anda kendine bakar bulursun yanitini. Diyecegim sudur ki; kuzucugun duygusal ve fiziksel ihtiyaclarini bir sekilde sana anlatir mutlaka gerek aglayarak gerek gulerek gerekse de baska sekillerde. Senin en buyuk gorevin bu ihtiyaclari gorebilmek ve karsilamak. Biliyorum cok yorucu ve yipratici oluyor zaman zaman ama hediyeleri cok buyuk. Her yas donumunda anlayacaksin bunu. Onlarin sevgisi, gozlerinin icindeki pirilti ve sozlerindeki yalinlik bizi her anlamda besliyor ve buyutuyor. Cok sanslisin ki esin destek sana, ben de tipki senin gibi sansliydim bu konuda eminim elele vererek sevgi yumagi icinde buyutursunuz yavrunuzu. En guzel zamanlari simdi keyfini cikartin. Yazilarima dair guzel sozlerin icin cok tesekkur ediyorum. Kolayliklar ve keyifli gunler dliyorum kuzunla. Sevgiler.

Yorumunuz: