Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...

Esra Ekren
F.Mihrimah Temel






“Dedeni kaybettik..” diye başladım lafa. Meğer ne de yanlış yerden başlamışım. Ölümü bir çocuğa anlatmak için en son kullanılması gereken sözcüklerden biriymiş. Direkt olarak lafı dolandırmadan söylemek gerekiyormuş. Oysa ki hastalığı ilerlediğinden beri uzunca zamandır hazırlıyorduk ya hani hepimiz kendimizi, özellikle de ben Doğa’ya nasıl anlatırım kısmını. Ama yok o an gelince herşey başka oluyor. Ne kadar serinkanlı olmaya çalışsa da insan olmuyor. En iyisi serinkanlı olmaya çalışmadan her ne isen, nasılsan onu yaşamakmış. Onlar minicik yaşlarına rağmen bizden daha iyi biliyorlar ve bilerek geliyorlar bu dünyaya, aslında ölümün de doğum gibi doğal ve kabul etmemiz gereken bir süreç olduğunu. Minicik gördüğümüz yaşları aslında bizden yıllarca büyük…
Bir süre ağladıktan sonra biraz mahsun, biraz çekingen soru bombardımanı başladı. Ölümle ve ölüm sonrası ile ilgili. Kısa ve net yanıtlar vermeye çalıştıysam da şu 4 yıllık acemi annelliğimde en zor kısımdı bu. Biliyorum ki sorular devam edecek. Ve sorularını genelde tuvalette klozetin üstünde otururken soruyor. Farkında mı bilmiyorum ama içindekileri boşaltırken duygularını da boşaltıyor ve bırakıyor. Umarım hep böyle yapar. Hiç içinde tutmaz.
Serdar’ın acısını hafifletebilecek tek şey o şu an. Onun sevgisi, gülücükleri, öpücükleri… Birbirlerine sarıldıkları an biliyorum ki yenileniyorlar, çoğalıyorlar. Kayınpederimin gittiği aynı gün Doğa’nın en sevdiği oyuncağı Mırnav kedisini de kaybettik:( Yani takside unuttuk büyük ihtimal ama Doğa dedesinin Mırnav kediyle aynı yere gittiklerini sorguluyor. Kendi de inanmıyor ama bir ihtimal Mırnav kedinin dedesine orada arkadaş olacağını geçiriyor içinden. Zaten düşünüyorum da kaç gündür, neşeli, şakacı, sevgi dolu dedesi ancak Mırnav kedi gibi sevimli, muzip bir oyuncakla kaçabilirdi buralardan…
Yukarıdaki fotoda bizimle her yere gelen Mırnav kedi geçtiğimiz haftalarda Serdar ve Doğa ile… Herhangi bir takside ya da oyuncakçıda gören olursa haberimiz olsun:) Dedesinin ölümü üzerine bir de bu oyuncağını kaybetmek ciddi bir üzüntü yarattı Doğa’da. Bakmadığımız oyuncakçı kalmadı ama aynısından bulamadık. O acımızın arasında bir de oyuncakçıları gezmek durumuda kaldık. Bana kalırsa gerçekten gitmesi gerekiyormuş Mırnav kedinin ama tabii Doğa’ya ilk aşamada bunu anlatamazdık. Dünden beri biraz daha kabullendi gibi bakalım zamanla göreceğiz…
Toplam : 8 Yorum var
Tekrar sabır diliyorum sizlere…Onurhan’da ölüm fikrini gitmek olarak algılıyor,büyük babasının uzayda uzay gemisi sattığını söylüyor ve msj atalım internetten diye arada bizi dürtüyor…4 yaşındaki minik bi insan kendi hayal dünyasında ölümü böyle algılıyor…iyi ki varlar…prensesi çook öptüm.
ozgurcum…basınız sagolsun..mırnav ı bellegıme kazıdım, gorursem hemen alırım, uzulmesın dogacık…..
Başınız sağolsun. Mayaların inanışına göre ölüm yeniden doğmak ve daha iyiye doğru dönüşmek için bir adım sadece. Yine de özlem duygusu canımızı acıtıyor tabii ki…
Oyuncağa gelince… Maya takvimine göre şu anda ölüm yani dönüşüm trecanasındayız (13 günlük periyodun 9. günündeyiz) ve getirdiği enerji, hafiflemek ve yenilerine yer açmak için eski alışkanlıklarımızın bir kısmının gitmesine izin vermek. Ve Doğa da ileriki yıllarda hatırlayacaktır bunu…
Tekrar başınız sağolsun…
Ozgurcum
başınız sagolsun tekrar… Serdar’a ve annesine sabırlar diliyorum..
Minik cüceye seni ilk gördüğümde yeni bir kedi oyuncak getirecegim.İsmini de beraber koyarız…
Başınız sağolsun, sevgili dedenizin yolu ışık olsun.
Özgürcüm,
Şimdi okudum; sabaha arayacağım. Dedenin yolu ışık olsun.
Dostlar, çok teşekkürler. Sağlık ve mutluluk sizlerle olsun.
Özgürcüm,
Henüz okuyorum.
Başınız sağolsun.
Sizlere sağlıklı, uzun ömürler olsun.
Kucakladım.
E.
Yorumunuz: