Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...



sağlık’ kategorisi arşivi

Haydi güç toplayalım

“Kızım dedeni öpme grip geçmesin sana”

“Babandan uzak dur grip oldu çünkü”

“Anneannenin boğazları ağırıyormuş, bu yüzden gidemiyoruz bugün onlara”

“Zeynep hastasın öpme Doğa’yı”

“Olsun Doğa da öksürüyor zaten”

“Doğa’cım grip normal birşey canım bak Rana da hasta olmuştu ya geçen hafta”

grip

Bugünlerde gündem bu; Grip. Vee sanırım 2010 kış aylarının da en sıcak gündemlerinden biri olacak gibi. Oldukça erken başladı bu yıl hastalıklar. Herkesin boğazında bir gıcık, öksürük, çocuklarda ateş. Vücutlarımızının bağışıklığı ne kadar da güçsüzleşti. Yediklerimizden tutun da soluduğumuz havaya ve ruh halimize kadar hepsinin etkisi var bunda.

Tüm dünya insanları olarak kendi sonumuzu hazırlamaktayız. Kendi evrenimizi yok etmek ancak bu kadar kolay olurdu. Ekolojik dengelerin alt üst olduğunun ve dünyayı geri dönülmez bir yere sürüklediğimizin farkında mıyız? Olmak zorundayız. Biz farkında olmakla birlikte çocuklarımızı da bu farkındalıkla yetiştirmeliyiz. Örneğin, banyoda neden fazla su kullanmamak gerektiğini, doğayı neden temiz tutmak gerektiğini bütün gerçekliğiyle anlatmak zorundayız. Çünkü bu çocuklar yeni bilincin çocukları. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde yerleşecek olan yeni bilinci onlar geliştirecekler. Kendimiz gibi sürekli tüketen, kirleten, zarar veren bir nesil yetiştirmek istemiyorsak çok özen göstermeli, emek vermeliyiz.

Gribin bunlarla ne ilgisi var derseniz, biraz düşünmeye davet ediyorum sizi. Bu kadar fazla teknoloji kullanan, hormonlu gıdalarla hayatını sürdüren, şehirlerde stres altında yaşama savaşı veren günümüz insanı grip olmasın da ne yapsın:( Neyse, hem ruhen hem fiziken güçlenmemi gereken bir dönemdeyiz yine dostlar. Bolca kefir içip, sağlıklı beslenip vücudumuzu güçlendirip, meditasyon, nefes ve yoga ile de zihnimizi temizleyelim bir yandan. Benim kefir bu yaz bir dolunay zamanında bozuldu. Ben de pek bozuktum o ara kefir de intihar etti:) Neyse o zamandan beri Migros’tan Altınkılıç Light kefir alıyorum. Tadı evde mayaladığım gibi değil tabii ama yine de güzel. Tavsiye ederim. Neyse yakında Tanya’dan alacağım küçük bir tane başlarım yine üretime.

Kefir

kefir4_5Bu hafta ev dışında zamanımın çoğu yogada geçiyor. Geçen hafta Doğa’nın hastalanması ve sonra da bana geçmesi nedeniyle gidemediğim 2 dersimi de tamamlamaya çalışıyorum. Derslere böyle üstüste gitmek çok iyi geldi, iyice açıldım birden. Mihri Hoca sağolsun engin bir deniz. Bir bilgi denizi! Oturup günlerce konuşsam yine de sıkılmam her an yeni bir bilgi daha ediririm kendisinden. Bugün dersten önce bizlerle ilginç bir paylaşımda bulundu. Yaklaşık 2 aydır düzenli olarak kefir içtiğinden ve sağlığına ne kadar faydası olduğundan bahsetti. Hem de evde kendisi mayalıyormuş. Önce inek sütüne yapmış istediğikıvamı yakalayamamış. Daha sonra keçi sütüne denemiş ve tam kıvamını tutturmuş. Özellikle keçi sütü, biliyorsunuz mutlaka, inek sütüne göre çok daha faydalı. Hele bir de içine kefir mayalanıp içilince tabii tam bir mucizevi içeçeğe dönüşüyor. Ben haftaya Mihri Hoca’nın Kadıköy’de tarif ettiği bir yerden gidip kefiri alıp evde mayalayacağım. Keşke Doğa’ya da içirebilsem ama günlük sütün bile tadını ayırt eden bir şahsiyet kefiri nasıl içer bilinmez:) Neyse anne sağlıklıysa çocuk da sağlıklı. Ne gerekiyorsa yapmak gerek sağlık için.

İşte Kefirle ilgili Tübitak’ın sitesinden aldığım bilgiler;

Kefir esasen Kafkasya’da yapılan yöresel bir içecektir. Fakat ülkemize son yıllarda kimi rahatsızlıklara iyi geldiği düşüncesiyle evlerde üretilip kullanılmaya başlanmıştır.
Kefirin evde yapımı oldukça kolaydır. Kefirin ana maddesi süttür. Yapım aşamasında ilk önce süte maya olarak kefir tanesi katılır. Kefir tanesi, karnabaharı andıran bir yapıda, bezelye büyüklüğünde ve beyaz renklidir. Üzerinde çok çeşitli mikroorganizmalar bulunur. Kefir için kullanılacak süt iyice kaynatılır ve 25°C’ye kadar soğutulduktan sonra kaymağı alınıp üzerine kefir taneleri eklenir. Kefir tanesinin miktarı her 1 litre süt için 15-20 gram kadardır. Eğer hava soğuksa kabın etrafı yoğurt yapımında olduğu gibi bezle sarılabilir. Bundan sonra karışımın pıhtı halini alması beklenir. Pıhtı hazır olduktan sonra buzdolabında saklanır. Soğuduktan sonra da süzgeçten geçilerek tanelerden arındırılır ve içilmeye hazır olur.

Kefirin faydalarına gelince… Öncelikle kefir besin değeri oldukça yüksek, sindirimi kolay bir içecektir. Bağırsak rahatsızlıkları, sinirsel rahatsızlıklar, iştahsızlık, ve uykusuzluğa iyi geldiği bilinmektedir. Ayrıca halk arasında ülser, yüksek tansiyon, bronşit, astım, safra bozuklukları ve diğer bazı hastalıkların tedavisinde etkili olduğuna inanılmaktadır. Yakından tanıdığım bir yüksek tansiyon hastasının kefir sayesinde oldukça iyileştiğini biliyorum. Fakat kendisi aynı dönemde normalden fazla kilo almış ve bunun sebebinin kefir olduğunu düşünüyor. Eğer kefirin iştah açıcı ve besleyici özelliklerini düşünürsek büyük olasılıkla bu doğru bir tahmin.

Bu da günün olumlaması; “Bütün organlarım muhteşem bir düzenle yapmaları gereken işlemleri yaparlar. Keyifle ve neşe ile.” – R. Şanal’ın “Kuantum Olumlama” kitabından.