Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...



Nefes’ kategorisi arşivi

CHAKRALAR ve RENKLER


KIRMIZI : Kan dolaşımını uyarır, uyandırır. Isıtır-rahatlatır. Aşırıya kaçıldığında, agresif yapar. Kök chakra Muladhara’nın rengidir.
TURUNCU : Bu renk havayı yükseltir, hafiflik sağlar. Cinselliği uyarır. Fazlası yüzeyselleştirir.Swadhistana’nın rengidir.
SARI : Sindirimi uyarır. Zihinsel olarak dinçleştirir. Yaşamı aydın ve parlak bir ışıkta gösterir. Rahatsız edici de olabilir. Göbek Chakra’sı Manipura’nın rengidir.
YEŞİL : Genel olarak sakinleştirir, her alanı yeniler ve yeni bir şeylere başlama şevki uyandırır. Göğüs Chakra’sı Anahata’nın rengidir.
MAVİ : Sakinleştirir, bu sükunet daha derinlere ulaşmaktır ve sığınma hissi verir. Mavi insanda, korunmuşluk hissinide uyandırır. Bu rengin içinde kavranamaz olana dair sessiz bir özlem vardır. Boğaz Chakra’sı Vishudda’nın rengidir.
MOR : Dönüşümün rengidir. Aynı zamanda değişimin ve spiritüelliğin. Taç Shasrara’nın rengidir.
KAHVERENGİ: Sağlamlığın ve dünyaya bağlılığın rengidir. Fazlası atalete yol açar.
BEYAZ (SEDEF) : Diğer tüm renk tayflarını içinde barındıran bir renktir.
SİYAH : Korunmanın rengidir, güç toplamanın, geriye çekilmenin ve boşluğun, bu boşluk dolgunluğu içinde taşımaktadır. Gerekenden fazlası, organizmayı güçsüzleştirir, hüzünlendirir. Kötümserliği besleyebilir.

Nefes bilimi: Pranayama

Sizlere kısaca nefes kontrolü anlamına gelen pranayamadan bahsetmek istiyorum. Prana, yaşam enerjisi anlamına gelir. Ayama ise, denetim altına almak, kontrol etmek, düzenlemek demektir. Pranayama uygulaması ile Prana’nın içeri alınması, tüm varlığın bunu özümsemesini sağlar. Özellikle de heyecanlı, endişeli ve strese bağlı sıkıntıların bulunduğu anlarda tam bir kurtarıcıdır. Pranayama’nın hayatımızın normal bir parçası olmasına özen göstermeli ve onun paha biçilmez faydalarından tüm nefes alış-verişlerimizden yararlanmalıyız.
Kişinin sağlıklı ve güçlü bir zihne, yoğunlaşmış bir düşünce yapısına sahip olması için Pranayama sistemi ile doğru nefes alıp-vermesi gerekir.
Pranayama’nın hazırlık aşamasında, uygulamanın özellikle ilk dönemlerinde rahat ve sıkmayan giysiler giyilmesi tavsiye edilir, aç veya tok olmamak gerekir. Bu şekilde nefes alıp-vermek kolay olacaktır.
Pranayama bilimine, ki doğru nefes alma tekniklerini öğreten bu geniş sistem başlı başına bir bilimdir, aynı zamanda Swarodaya Yoga denir. Vücudumuzda Nadi denilen psişik enerji kanalları vardır, Nadi’ler 3 ana kanala ayrılır; İda, Pingala ve Sushumna.
İda, sol burun deliği, ay enerjileri ve dişil yanımızın temsilcisidir. Gezegenlerle de bağlantısı vardır; Ay, Jüpiter, Venüs, Merkür. Günlerle de bağlantılıdır: Pazartesi, Çarşamba, Perşembe, Cuma. Hayati gücü temsil eder; başımızda ise sağ kutba karşılıktır, yani hislerin yönetildiği yan.
Pingala, sağ burun deliğini ve Güneş, Mars, Satürn’ü temsil eder. Günleri ise, pazar, salı, cumartesidir. Pingala, akıl gücünü temsil eder, başımızın da sol yanına karşılıktır yani mantığın yönetildiği yan.


Ana kanalımız ise Sushumna’dır, omurgamızın ortasından geçer. İda ve Pingala, Sushumna’nın sağından ve solundan kıvrılarak geçer. Ortalarda Chakra’lar yerleşmiştir.
Bu üç kanala bağlı olan 72 bin, toplamda ise 380 bin kanal vardır. Bu kanallar, vücudun dışında örümcek ağı gibidir.
Pranayama’yı bilinçli olarak kontrol altına aldığımızda (uygulayacağımız çalışmalarla) güçlü yaşam enerjimize kavuşuruz ki, bu hayata dört elle sarılmaktır, yenilenme ve iç-dış gençleşmeyi yakalarız.
Doğru şekilde uygulanan nefes tekniği zihnimize şu faydaları sağlar;
-Konsantrasyon düzelir, düşünceler berraklık gelir.
-Karmaşık durumlarda, strese düşmeden çözüm bulma.
-Mükemmel duygusal kontrol ve dengelilik hali

Fotolar buradan.

Bugünlerde en çok ne yiyorsunuz?

Pembe hastalığa yakalandım diyen insan cuma akşamı kusma + ateşle sabahı sabah ettirdi yine bize. Neyse bugün toparladı. Biliyorsunuz en son 2 hafta önce yine bir ateş maceramız vardı. Bu kış böyleyiz biz. Bu defa tek fark var; Birlikte hastalanmadık, ben ayaktayım neyse ki. Bu da yoga ve nefes sayesinde tabii. Bir de beslenme de yaptığım bazı önemli ekler. Eskiye göre daha bol meyve yiyorum ve kefir içiyorum her gün. Bol meyve derken bir portakal yeme durumu var bende bu aralar. Hatta bugün Brajeswari’yi geçirdim içimden 2. portakalımı yerken:)  Hani 1 kilo koysalar önüme yerim hepsini sanki. Vücut neye ihtiyacı varsa onu ister çok. Renkleri bile önemlidir yediklerimizin. Örneğin portakal turuncu renk yani 2. çakra; Karın bölgesinde göbek deliğinin biraz altındadır. Yaratıcılığın, saf dikkatin, bilginin çakrasıdır. Böbrek üstü bezleri, bağırsakları ve cinsel organları temsil eder. Çakralarınızı açmak isterseniz, meditasyonunuzda başınızın üzerinden beyaz bir ışık girdiğini ve bütün çakraları tek tek temizlediğini imgeleyebilirsiniz. Her çakraya geldiğinizde önce beyaz ışıkla temizleyip sonra da kendi rengini düşünebilirsiniz. Bir de çakralar için özel mudralar var, onları da kullanabilirsiniz. Siz de bir düşünün  bu aralar en çok ne istiyor canınız ya da hangi renkte yiyecekler tüketiyorsunuz en fazla? Ya da hangi bölgenizde problem varsa oradaki çakranın rengine uygun bir beslenme deneyebilirsiniz.

Karın, Hara bölgesi olarak geçiyor. Çok önemli bir bölge. Örneğin, transformal nefes koçları karnınıza bakıp nefesini izleyerek karakter tahlilinizi yapabiliyorlar. Çünkü doğru nefes, alırken karnı şişirip sonra yukarılara kalbe, oradan boğaza doğru akan ve karnı içinize çekerek yavaşça aşağılara inen ve en son kök çakradan toprağa inen, uzunca verilen bir nefes. Transformal nefes tekniğinde bu nefes 45 dakikalık bir seansta çalışılıyor. Fakat mutlaka bir nefes koçu eşliğinde yapılması gerek. Kendi kendinize seans yapabilmeniz için öncelikle en az 5 seans bir nefes koçu ile çalışmanız ve daha sonra 5 günlük nefes eğitimi & kişisel gelişim seminerine katılmanız gerekiyor. Birkaç kişi bu nefes tekniğini burada anlatmamı istedi fakat malesef bu mümkün değil çünkü kişiye özel bir çalışma olduğundan mutlaka nefes koçu ile çalışılması gerekiyor. Kişiye özel çünkü çözülümleri büyük oluyor ve nefes seansı sırasında bu çözülmelere nefes koçu gerekli müdahaleleri yapıyor. Ne anlatacaktım, nereden nereye geçtim. Neyse bugün de konumuz çakralar ve nefes olacakmış:)

Yarın Doğa’nın yuvasında kukla partisi var. “Kendi kuklalarını kendileri yapsın, getirsin” dediler. Tabii bir hastalıkla uğraşmaktan pek bir malzeme edinemedik. Evde olanlarla ancak bu kadar yapabildik. Hani benim bu konularda pek de becerikli olmamam göz önüne alınırsa fena bir şey çıkmadı ortaya. En azından kendisi yaptı. Gözleri daha önce bir tokanın üzerinden kopmuştu saklamışım, burnu ve ağzı fındık kabuğu, saçları da yünlerden.

img_1701

Öğrenci hazır olduğunda öğretmen geliyor

Bu sabah Doğa’yı yuvaya bıraktıktan sonra biraz yürüyüş yaptım ve kendimi birden Kaivalya Yogashram’da buldum. Daha önce web’de bakmıştım, bir tek apartmanın numarası kalmış aklımda ama elimle koymuş gibi küt diye gittim. Ersin Hoca karşıladı beni, tanıştık. Kısa bir sohbet sonrasında karar verildi, yarın başlıyorum. Şimdilik sadece İntegral Yoga’nın saatleri bana uyuyor. Aslında Hatha Yoga’ya da gitmek istiyordum ama şimdi ihtiyacım olan bu demek. İyice ısındıktan sonra belki şartları biraz daha zorlar, hani Serdar’a Doğa’yı cumartesi kahvaltıda başbaşa bırakır, böylece Hatha derslerine de katılabilirim:) İntegral Yoga ile ilk defa tanışacağım yarın. Hamileliğimden önce Hatha yapmıştım uzunca bir süre hatta hamileyken de bazı asanalara evde devam ettim ama sonrasında bıraktım. yoga11

Bugün gün boyunca şunu düşündüm; Öğrenci hazır olduğunda öğretmen geliyor. Ve de neye ihtiyacınız varsa o şekilde geliyor. En güzeli kabul edip, karşılamak. 

1 yılı geçti transformal nefesle tanışalı. Evet ilk zamanlar ciddi çözülmeler yaşadım, özellikle seminer sonrasında çok yol katettim, kendimle ilgili çok şey keşfettim ve hemen hemen çoğunu hayata geçirdim şu an. Fakat sürekli yapamıyorum. Nedenini bilmiyorum. Ya ben ihmal ediyorum ya da böyle olması gerekiyor. Bir türlü zaman yaratamıyorum. Yani toplasan günde 100 nefes yapmam gerekiyor ama 100 nefesi yapacak vakit bir türlü bulamıyorum. Seminerde Hollandalı bir nefes koçum vardı ve “hiçbir şeye vaktim yok sadece Doğa bütün vaktimi alıyor” dediğimde aynen şöyle demişti bana: “Bu senin düşüncen. Sadece bir düşünce. İstersen neler yapabileceğini tahmin bile edemezsin”. Nefesin hem fiziksel hem de ruhsal anlamda çok faydasını gördüm. İntegral Yoga da nefes ağırlıklı. Biliyorum ki yine harika dünyalara götürecek beni.

Doğa’yı yuvadan aldım hafif yağmur çişeliyordu. Biraz yürüyelim istedim,”nereye gidiyoruz” soruları başladı. Yuvadan aldıktan sonra hep aynı soru; “Nereye gidiyoruz?” ya da “Ne aldın bana?” Eve gidiyoruz dedim ısrarla ama yok tepiniyor beni bir yere götür diye. Taksiye bindik, eve yaklaştık halen ağlamaya devam. “Ağlaman bitene kadar seninle konuşmayacağım” dedim. Beyaz Fırın’a çevirdim taksiyi artık pes ederek. Taksiden inerken aynen şöyle dedi; “Hıh ağlamamı bitirebilirim artık”. Gık çıkarmadan oturdu, 2-3 çikolatalı birşeyler götürdü, üzerine su içti ve “artık eve gidebiliriz” dedi. Çıktık, yarım saate yakın kedileri kovaladı,duvarlardan atladı, su birikintilerinde zıpladı, şarkılar söyledi. Eve geldiğimizde ben bitmiştim.