Özgür Turan
Yoğun tempolu geçen yıllardan sonra 2006 Mayıs'ta ara verdim aktif çalışmaya... merhaba dedim yeni hayata ve Doğa'ya... Kendimi buldum, yeniden doğdum ben böyle, mucizelere ve evrenin hediyelerine daha fazla inanır oldum.


View my FriendFeed


Tasarım ve Uygulama:

Nefes’ kategorisi arşivi

Flyer-Turkce

Nefes dostlarım 6-11 Kasım’da Kapadokya’dalar. Doğa henüz 1,5 yaş civarıydı sanırım katılmıştım bu seminere. Her yıl başka Türkiye’nin farklı yerlerinde düzenlenen seminer, İstanbul’daydı ben katıldığım zaman. Doğa ve annem de benimle birlikte gelmişti. Ben nefes almayı öğrenirken annem de Doğa ile oyun oynamıştı otelde. Ne maceraydı ama. Düşünüyorum da iyi cesaret etmişim.
Özellikle, kanser, hipertansiyon, migren, astım, mide rahatsızlıkları, stres, fobiler, depresyon ve panik atak gibi sağlık sorunlarınız varsa özellikle katılmanızı tavsiye ederim.  Sadece doğru nefes almayı öğrenerek bu sorunlarını çözme yolunda çok ilerleme kaydeden insanlar gördüm.
Seminerde Dr. Judith Kravitz liderliğinde hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından çok sayıda nefes koçları olacak. Hepsi adeta birer melek gibi her an sizinle meşgul olacaklar. Nefes ile birlikte çeşitli meditasyon tekniklerinin de uygulanacağı bu 6 gün boyunca uluslararası alanda kabul görmüş kişisel gelişim yöntemleri de öğretilecek. 
Bizzat Dr. Kravitz tarafından yapılacak olan nefes analizi ile katılımcılar nefes alışkanlıkları ile yaşamınız arasındaki bağlantıyı keşfedeceksiniz.
Uluslararası düzeyde nefes ile şifanın en önde gelen ismi olan Dr. Judith Kravitz kendini 30 yılı  aşkın bir süredir Transformal Nefes Tekniğini geliştirmeye adamış.  Bu şifa tekniği Dr. Kravitz’in kendisine konan gırtlak kanseri teşhisini yenmesi sonrasında Kuzey Amerika’da hızlı bir şekilde yaygınlaşmış. 
Katılım için, semineri organize eden Ulusalararası Nefes Eğitmeni Alev Özerk ’ten bilgi alabilirsiniz; alevozerk@gmail.com - 0532 414 25 75

Bugünlerde en çok ne yiyorsunuz?

Pembe hastalığa yakalandım diyen insan cuma akşamı kusma + ateşle sabahı sabah ettirdi yine bize. Neyse bugün toparladı. Biliyorsunuz en son 2 hafta önce yine bir ateş maceramız vardı. Bu kış böyleyiz biz. Bu defa tek fark var; Birlikte hastalanmadık, ben ayaktayım neyse ki. Bu da yoga ve nefes sayesinde tabii. Bir de beslenme de yaptığım bazı önemli ekler. Eskiye göre daha bol meyve yiyorum ve kefir içiyorum her gün. Bol meyve derken bir portakal yeme durumu var bende bu aralar. Hatta bugün Brajeswari’yi geçirdim içimden 2. portakalımı yerken:)  Hani 1 kilo koysalar önüme yerim hepsini sanki. Vücut neye ihtiyacı varsa onu ister çok. Renkleri bile önemlidir yediklerimizin. Örneğin portakal turuncu renk yani 2. çakra; Karın bölgesinde göbek deliğinin biraz altındadır. Yaratıcılığın, saf dikkatin, bilginin çakrasıdır. Böbrek üstü bezleri, bağırsakları ve cinsel organları temsil eder. Çakralarınızı açmak isterseniz, meditasyonunuzda başınızın üzerinden beyaz bir ışık girdiğini ve bütün çakraları tek tek temizlediğini imgeleyebilirsiniz. Her çakraya geldiğinizde önce beyaz ışıkla temizleyip sonra da kendi rengini düşünebilirsiniz. Bir de çakralar için özel mudralar var, onları da kullanabilirsiniz. Siz de bir düşünün  bu aralar en çok ne istiyor canınız ya da hangi renkte yiyecekler tüketiyorsunuz en fazla? Ya da hangi bölgenizde problem varsa oradaki çakranın rengine uygun bir beslenme deneyebilirsiniz.

Karın, Hara bölgesi olarak geçiyor. Çok önemli bir bölge. Örneğin, transformal nefes koçları karnınıza bakıp nefesini izleyerek karakter tahlilinizi yapabiliyorlar. Çünkü doğru nefes, alırken karnı şişirip sonra yukarılara kalbe, oradan boğaza doğru akan ve karnı içinize çekerek yavaşça aşağılara inen ve en son kök çakradan toprağa inen, uzunca verilen bir nefes. Transformal nefes tekniğinde bu nefes 45 dakikalık bir seansta çalışılıyor. Fakat mutlaka bir nefes koçu eşliğinde yapılması gerek. Kendi kendinize seans yapabilmeniz için öncelikle en az 5 seans bir nefes koçu ile çalışmanız ve daha sonra 5 günlük nefes eğitimi & kişisel gelişim seminerine katılmanız gerekiyor. Birkaç kişi bu nefes tekniğini burada anlatmamı istedi fakat malesef bu mümkün değil çünkü kişiye özel bir çalışma olduğundan mutlaka nefes koçu ile çalışılması gerekiyor. Kişiye özel çünkü çözülümleri büyük oluyor ve nefes seansı sırasında bu çözülmelere nefes koçu gerekli müdahaleleri yapıyor. Ne anlatacaktım, nereden nereye geçtim. Neyse bugün de konumuz çakralar ve nefes olacakmış:)

Yarın Doğa’nın yuvasında kukla partisi var. “Kendi kuklalarını kendileri yapsın, getirsin” dediler. Tabii bir hastalıkla uğraşmaktan pek bir malzeme edinemedik. Evde olanlarla ancak bu kadar yapabildik. Hani benim bu konularda pek de becerikli olmamam göz önüne alınırsa fena bir şey çıkmadı ortaya. En azından kendisi yaptı. Gözleri daha önce bir tokanın üzerinden kopmuştu saklamışım, burnu ve ağzı fındık kabuğu, saçları da yünlerden.

img_1701

Bu sabah Doğa’yı yuvaya bıraktıktan sonra biraz yürüyüş yaptım ve kendimi birden Kaivalya Yogashram’da buldum. Daha önce web’de bakmıştım, bir tek apartmanın numarası kalmış aklımda ama elimle koymuş gibi küt diye gittim. Ersin Hoca karşıladı beni, tanıştık. Kısa bir sohbet sonrasında karar verildi, yarın başlıyorum. Şimdilik sadece İntegral Yoga’nın saatleri bana uyuyor. Aslında Hatha Yoga’ya da gitmek istiyordum ama şimdi ihtiyacım olan bu demek. İyice ısındıktan sonra belki şartları biraz daha zorlar, hani Serdar’a Doğa’yı cumartesi kahvaltıda başbaşa bırakır, böylece Hatha derslerine de katılabilirim:) İntegral Yoga ile ilk defa tanışacağım yarın. Hamileliğimden önce Hatha yapmıştım uzunca bir süre hatta hamileyken de bazı asanalara evde devam ettim ama sonrasında bıraktım. yoga11

Bugün gün boyunca şunu düşündüm; Öğrenci hazır olduğunda öğretmen geliyor. Ve de neye ihtiyacınız varsa o şekilde geliyor. En güzeli kabul edip, karşılamak. 

1 yılı geçti transformal nefesle tanışalı. Evet ilk zamanlar ciddi çözülmeler yaşadım, özellikle seminer sonrasında çok yol katettim, kendimle ilgili çok şey keşfettim ve hemen hemen çoğunu hayata geçirdim şu an. Fakat sürekli yapamıyorum. Nedenini bilmiyorum. Ya ben ihmal ediyorum ya da böyle olması gerekiyor. Bir türlü zaman yaratamıyorum. Yani toplasan günde 100 nefes yapmam gerekiyor ama 100 nefesi yapacak vakit bir türlü bulamıyorum. Seminerde Hollandalı bir nefes koçum vardı ve “hiçbir şeye vaktim yok sadece Doğa bütün vaktimi alıyor” dediğimde aynen şöyle demişti bana: “Bu senin düşüncen. Sadece bir düşünce. İstersen neler yapabileceğini tahmin bile edemezsin”. Nefesin hem fiziksel hem de ruhsal anlamda çok faydasını gördüm. İntegral Yoga da nefes ağırlıklı. Biliyorum ki yine harika dünyalara götürecek beni.

Doğa’yı yuvadan aldım hafif yağmur çişeliyordu. Biraz yürüyelim istedim,”nereye gidiyoruz” soruları başladı. Yuvadan aldıktan sonra hep aynı soru; “Nereye gidiyoruz?” ya da “Ne aldın bana?” Eve gidiyoruz dedim ısrarla ama yok tepiniyor beni bir yere götür diye. Taksiye bindik, eve yaklaştık halen ağlamaya devam. “Ağlaman bitene kadar seninle konuşmayacağım” dedim. Beyaz Fırın’a çevirdim taksiyi artık pes ederek. Taksiden inerken aynen şöyle dedi; “Hıh ağlamamı bitirebilirim artık”. Gık çıkarmadan oturdu, 2-3 çikolatalı birşeyler götürdü, üzerine su içti ve “artık eve gidebiliriz” dedi. Çıktık, yarım saate yakın kedileri kovaladı,duvarlardan atladı, su birikintilerinde zıpladı, şarkılar söyledi. Eve geldiğimizde ben bitmiştim.

Kundalini nefesi, Doğa, müzik

Güne çılgınlar gibi dans ederek ve kundalini yaparak başladık Doğa ile. Kundalini gerçekten tahmin edemeyeceğiniz bir enerji veriyor size. Yaptıkça daha fazla yapmak istiyorsunuz ve de tavana zıplayasınız geliyor bir yerden sonra. İçinizden coşku ve neşe fışkırıyor adeta. Tabii Doğa da çılgına döndü bu enerji ile. Aslında planlı olmadı. Klasik kahvaltı sonrası kendi halimizde takılırken, cd’lerin olduğu çekmeyi açmış benim nefes yaptığım cd’yi bulmuş. Ama bu cd çok özel çünkü sadece 45-50 dk.lık nefes seansı yaptığımda koyuyorum. Yani içindeki müziklerin her biri özel. Örneğin ilk başlardakiler kundalini için hareketli, sonra etnik müzik, ve gittikçe kalbinize, ruhunuza seslenen bir müziğe dönüşüyor. Çünkü cd’nin sonuna doğru uçuşa geçiyorsunuz:)) yani meditasyon halinde oluyorsunuz. Tabiii Doğa ile hepsini yapmak ne mümkün. Uzunca bir süre nefes yaparak dans ettikten, yani kundalini enerjimizi açağa çıkardıktan sonra bir şekilde yere yatıp nefes almaya ikna edebildim kendisini. Ancak şöyle dediğimde ikna oldu: “Hadi gel çilek kız gibi hayaller ülkesine gidelim. Kapat şimdi gözlerini”. Görülmeye değerdi hali. Doğa ile bu anlara bayılıyorum. O kadar komik ve tatlı oluyor ki insan gülemiyor da işin büyüsü bozulmasın diye:) Neyse tabiki çok kısa süreli hayaller kurduk ve “hadi anne tekrar dans edelim” demesiyle yine başa sardık.
Nefes seansı yapmayalı ve bu cd’yi dinlemeyeli çok uzun zaman oldu. Çünkü Doğa son günlerde gündüz uyumadığı için benim de 45-50 dk. nefes + meditasyon yapmam imkansız. Neyse ki bugün en azından bir kısmını birlikte yaptık ve de çok eğlendik. Bu çocuk her defasında benim aklımı başıma getiriyor. Yani demek istiyor ki; “hadi anne nefese dön artık. Boğulacaksın yoksa….”
Zaten dün gece rüyamda Judith’i ( Transformal Nefes’ tekniğinin yaratıcısı Judith Kravitz -seminerde tanışmıştım ve röportaj yapmıştım-müthis bir kadın ) gördüm. İşaretler tamam yani. Döneceğim artık tamam, Tibet hareketlerime de, nefeslerime de düzenli başlayacağım yine. En azından Doğa uyuyunca geceleri yapacağım mecburen. Artık o enerjiyle bütün gece cin gibi otururum:))

Merak edenlere;
Kundalini Hindu öğretilerinde her canlıda potansiyel olarak bulunan aydınlanma enerjisine verilen addır. Ayrıca yılan gücü olarak da anılır. Bu enerji harekete geçtiğinde, omurgadan yukarıya doğru çıkarak çakra sistemini daha engin gerçeklere açar. Aydınlanma açık bir sistem içinden akan enerjinin bir sonucudur. Kundalini Nefesi, nefes kapasitesini artırır, bir enerji ve esenlik hissi yaratır ve içimizde akmakta olan enerjinin farkına varmamıza yardımcı olur.

Bugün bir müzik sevdasıdır sürdü. Günün devamında Serdar’ın yeni Metallica cd’sini dinledi. Serdar da gençlik günlerini hatırlamak istedi sanırım bu cd’yi aldı geçen gün:)) Hoş fena da olmadı hani. Uzunca bir süre alamadık ipodu Doğa’nın elinden, hoşuna gitti Metallica. İşte böyle bir mozaik içinde büyüyor cadı:)) Bir yanda Metallica bir yanda nefes teknikleri…:)) Diğer yandan dayısı Onur habire Jazz cd’leri sokuşturuyor evimize, Eric Satie, Erykah Badu, Jill Scott…Benim dinlettiklerimi beğenmiyor. Çocuğun ruh halini bozarmışım Tori Amos, Lila Downs dinletilirmiymiş…Eee ben de işte meditasyon müziklerimi dinlettim bugün, bir de kuş sesleri cd’mi:)) Daha ne yapıyım ama dimi?

Nefesle akıştayız

“Herşey kendi içinde mükemmel”

“Evrenin düzeni mükemmel işliyor”

Bu iki cümle üzerine oturup saatlerce konuşulabilir. Parasız, hasta, fakir, mutsuz, yalnız, depresyonda da olsanız, her ne olursanız olun inanın ki düzen gerçenten de mükemmel işliyor. Hiç pes etmeyin, sakin kalmaya çalışın…Hayal kurmaktan, istemekten vazgeçmeyin. Olan herşey olması gerektiği gibi oluyor ve de yeniye yer açılıyor. Yeni olan ise gelebilmek için coşku istiyor. Biraz olsun umut istiyor. Yoksa gelemez, kendine yer bulamaz.

Şimdi aslında nefesten bahsetmek istiyorum ama yazıya neden böyle başladım ben de bilmiyorum. Nefes herşeyin mükemmel düzende gitmesini sağlıyor belki de ondan…

6 ayı geçti sanırım; Tranformal nefes hayatıma girdiğinden beri kendimi çok temiz hissediyorum. Fakat çok garip bir his bu. Sanki ne zaman bu nefes tekniğini yapsam, ki artık hayatımın bir parçası haline geldi, bütün hücrelerim yıkanıyor bol köpüklü sularla temizleniyor. Tam olarak hissetttiğim bu! Bir de sanki Belgrad ormanlarında 1 saatlik koşudan gelmişim gibi oksijen doluyor ciğerlerime, bütün vücuduma.

Geçen hafta Transformal Nefes Semineri’ndeydik Ben-Annem-Doğa üçlüsü. 23 aylık bir cüce ile böylesine yoğun bir seminer programına katılabilmek benim için gerçekten bir mucizeydi. Ama seminerden sonra bir defa daha gördüm ki mucizeleri bizler yaratıyoruz ve de çekiyoruz hayatımıza. Ben nefes aleminin büyülü dünyasında kendimle çalışırken annem ve Doğa da harika vakit geçirdiler. Her ne kadar hava koşulları al vermediği için her gün dışarı çıkamasalar da Doğa için büyük bir değişikli oldu. Şimdi arada sırada evin içinde koluna bir çanta takıp tatile gidiyorum diyor. Üçümüze de ilaç gibi geldi bu seminer!

Doğa seminerin kapanış partisinde melek tacını hiç çıkartmak istemedi; Kendisi de gerçek bir melek olduğunun bilincinde!