Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...

Esra Ekren
F.Mihrimah Temel






Bugün okullu olduk. Eylül itibariyle Doğa Gymboree’ye başlıyor. O da ben de çok heyecanlıyız! Sanırım artık okullu olma vakti çoktan gelmişti ki bunu zaten bugün Gymboree’de geçirdiğimiz 1 saat içerisinde anladık. Doğa kendini öyle kaptırdı ki “Benim okulum burası kalırım ben burada” dedi. Bize el salladı ve gitmemizi söyledi. Tabii büyük ihtimal bırakıp gitsek 15 dk. sonra beni arayacaktı ama yine de orayı sevdiğini bu şekilde ifade etmesine bayıldık.
Eylül’de yeni bir dönem başlıyor bizim için anne-kız. Biraz fazla sosyalleşiyor olacağız ve de ikiz kardeş yapışık durumlarımız biraz olsun düzelecek sanırım. Turuncu Gymboree çantası omuzunda Doğa evin içinde turlar atıyor. Çocuklar yeniliğe ve değişime ne kadar açıklar aslında. Hepimiz böyle doğuyoruz, sonra bir şekilde, bir an geliyor kapatıyoruz kendimizi kendimize. ve sonra herşey aynı olmaya, sürekli aynı olaylar başımıza gelmeye başlıyor. Ne zamanki olumsuzluklar her tarafımızı sarıyor ve biz dibe vuruyoruz işte o zaman düşünmeye başlıyoruz ben nerede yanlış yaptım diye. İşte Kuantum da taaaaa çocukluğunuza dönüyorsunuz. Ve de nerede kendinizi kitlediğinizi buluyorsunuz terapistinizle birlikte. Sonra ise kodlamanız değişiyor yani hayat seçimleriniz farklılaşıyor. Değişime ve yeniliklere direnmeyi bırakıyor, bütün kapılarınızı açıyorsunuz.
İşte bu yüzden artık Doğa ile iletişim halinde olduğum her an, gerek kullandığım dile gerek davranışlarıma dikkat etmeye çalışıyorum. O da kendini kapatmasın, değişimden korkmasın, hayal kurmayı öğrensin, hayallerine inansın, hayalleri için savaşsın istiyorum. Birşeyi istediğinde, gerçekten çok güçlü istediğinde olacağına inansın istiyorum. Sınırları olmasın hayallerinde, zihninin oyunlarına düşmesin, duygularına kilit vurmasın, aklını doğru zamanda doğru yerde kullansın istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Bilmem ki…çocuk sahibi olmak böyle birşeymiş…


Einstein, Kuantum Teorisini bulduğunda mutluluğun formülünü çözdüğünün farkında mıydı bilmiyorum ama bugün Kuantum teorisi tüm dünyada beyin gücümüzü ve benliğimizi keşfetmek amacıyla kullanılıyor. Latince “Quanta”, yani “kaç” sözcüğünden gelen Kuantum, atomların sıçrayışı ve bir yerden bir yere kaçışını ifade ediyor. Atomların hareketlerini incelerken, belli bir noktadan sonra hareket ve kütlelerinin neye göre değişiklik gösterdiğini çözümleyemeyen bilim adamları, beyindeki hareketliliğin yani düşüncelerin de kendi gönderdiğimiz enerjiye göre oluştuğunu görüyor. Yani beynimiz, Kuantum alanına gönderdiğimiz enerjiye göre yeni ve farklı düşünceler üretiyor. İçimize kapanıp negatif enerjiyle yüklendiğimiz zaman beynimiz kısırdöngüler ve tekrar eden düşünceler üretmekten öteye gidemiyor. Beynimizde oluşan Kuantum sıçraması daha önceki düşüncelerimizin dışına çıkıp yeni bir şey oluşturmamızı sağlıyor.
Kuantum Düşünce Tekniği üzerine bir kitap yazan ve bu konuda seminerler düzenleyen Şanal Günseli, Türkiye’de bu tekniğin uygulayıcılarından. Geçtiğimiz günlerde bu tekniği bizzat deneyimledim. Şanal Günseli’nin öğrencilerinden olan Kuantum Terapisti arkadaşım Esra Ekren ile bütün bir gün süren bireysel bir Kuantum terapisi yaptık. Günün sonunda bir defa daha anladım ki insanın kendisiyle ilgili öğrenebileceklerinin ve içsel yolculuğunun sınırı yok.
Kişiye özel olarak birebir yüzyüze yaplan Kuantum Terapisi tam günlük çalışmayı içeriyor. Hayatınızdan çıkarmak istediğiniz tüm olumsuz düşünceleri olumluya dönüştürme, bağımlılıklardan arınma, oluşturmak istediğiniz kimlik ve hayatınızın tümünde bolluk-bereket-sağlık ve huzuru sağlama konularında hızlı, ve kalıcı bir çalışma programı.
Şanal Günseli, http://www.kuantumyasam.com/ sitesinde bireysel kuantum çalışmasını ayrıntılı olarak anlatıyor.
UCLA’dan teorik fizik üzerine doktorasını almış olan, Discovery Channel’ın “The Know Zone” ( Bilgi Kuşağı) serisinin vazgeçilmez fizikçisi, Ulusal Kitap Ödülü kazanmış on iki kitabı bulunan, Dr. Kuantum diye anılan Fred Alan Wolf, “Büyük Fikirlerin Küçük Kitabı” adlı kitabında kuantumu oldukça yalın ve net bir şekilde anlatıyor: “Hayatımızdaki hareketlilik bazen karmaşık görünebilir. Ancak karmaşık değildir. Dev bir dalga gibi hareket eder ve biz de tam onun üzerinde dururuz. Eğer dalgayı kontrol etmeye çalışırsak, kendimizi onunla savaş halinde buluruz. Eğer sadece dalganın üzerinde kalmayı öğrenirsek, bu sefer de onun kurbanı oluruz. Fakat bir seçeneğimiz daha vardır: Dalganın hareket kurallarını kavrayabilir ve üzerinde başarılı bir biçimde sörf yapmayı öğrenebiliriz.”
İnfomag Dergisi Temmuz sayısı köşe yazımdan alıntıdır.
