Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...



Konferans’ kategorisi arşivi

Ego, birçok şartlanmış cevabın üstüste binmesidir

2. Parapsikoloji Konferası’nda Dr. Amit Goswami’nin sunumda en sevdiğim yer şuydu;

“Yaratıcılık yeni anlamların keşfidir. Yeniyi bulmak ve onu ifade etmek. Hafıza mekanizmamızın şartlarıyla şartlandırılıyoruz. Deneyimlerimizden anı oluşturp geleceğe taşıyoruz. Olasılıklarımız böyle daralıyor, sınırlandırılıyor. Ego, birçok şartlanmış cevabın üstüste binmesidir. Dikkatimiz şartlanmış. İnsanların yeni anlamlar bulma becerisi yok çünkü hep kabul ediyorlar. Yaratıcılığa kapalı, tamamen kabul edilmiş şeylerden oluşan bir kutuda yaşıyoruz. Her türlü insan deneyimininen büyük sırrı bu. Kuantum fiziği bize bu süreçlerin nasıl işlediğini anlatıyor. Nesneler olasılığın kuantum dalgalarıdır. Br tek olasılıkta hiçbir istisna yoktur. Olasılıkla, sınırlama olmadan genişemeyi seçer. Yapmak ve olmak ikisi de çok önemli”
Dr. Amit Goswami, 1968’den bu yana profesörlük yaptığı Oregon, Eugene’daki Oregon Üniversitesi fizik bölümünden emeklidir. Bilinç içinde bilim adı verilen yeni bir bilim görüşünün öncüsüdür ve bu fikri, şu ünlü “gözlemcinin etkisi”ni açıklayarak kuantum ölçüm sorununu da çözmüş olduğu Kendini Fark Eden Evren (The Self-Aware Universe ) adlı çığır açan kitabında açıklamıştır.

Goswami, kuantum fiziği ve bilinç üstüne yaptığı araştırmalara dayanan diğer altı popüler kitabın da yazarıdır. The Visionary Window adlı kitabında bilim ile ruhsallığın nasıl bütünleştirilebileceğini gösteren Goswami, Physics of the Soul adlı kitabında ölümden sonra yaşamın devam edişine ve tekrar doğuşa dair bir teori geliştirmiş ve Quantum Creativity adlı kitabında hem dışsal hem içsel yaratıcılığı nasıl harekete geçirilebileceğini anlatmış ve The Quantum Doctor adlı kitabında ise geleneksel tıbbı ve alternatif tıbbı bütünleştirmiştir. Creative Evolution adlı yeni kitabında Darwincilik ile yaşamın zeki tasarım sonucu olduğu görüşü arasındaki çatışmayı uzlaştıran Goswami, God is not Dead adlı en yeni kitabında ise bilimin Tanrı’yı yeniden keşfedişini ele almaktadır.

Goswami’nin kitapları dokuz dile çevrilmiştir.

“Ne @#!* Biliyoruz Ki!?” adlı filmde ve aynı filmin devamı olan “Down the Rabbit Hole” da ve “Dalay Lama Rönesansı” adlı belgeselde yer alan Goswami, özel yaşamında ruhsallık ve dönüşüm uygulayıcısı olup, kendisini kuantum eylemcisi olarak adlandırmaktadır.

Goswami ile çok keyifli bir röportaj yaptım. Temmuz’da İnfomag’da:)

Kalbe dikkat

Yine konferansta not aldığım 2 önemli bilgi;

kalp1*Öngörünün elektrofizyolojik karşılığı ölçülmüş; Deri geçirgenliğine, EEG ve EKG’ye bakılmış. Çıkan sonuçlar şöyle;

-Kalp sezgisel bilgiyi alabiliyor.

-Kalpten beyine bilgi gönderilebiliyor.

-Kalp sezgisel bilginin snırlarını açabiliyor.

*Dünyada en çok satan ilaç çeşitlerinde ilk 4 sırada;

1. Kolestrol düşürücüler

2.Antidepresanlar

3. Mide ilaçları

4. Şizofreni hastalığı için olan ilaçlar

Şaşırtıcı kalabalık

Bu haftasonumu 2. İstanbul Parapsikoloji Konferansı’na ayırdım. Şaşırtıcı bir kalabalık vardı. İnsanların ruhsallığa olan merakının arttığının bir kanıtıydı bu görüntü. Diğer yandan da artık cevapları dışarıda değil içimizde aramamız gerektiğinin farkında varıldığının. Konferans’ın ana konusu bana göre, “Ruhsallığın bir bilimi olabilir mi? ” ve “Ruhsallık ve bilim nasıl birlikte ilerleyebilir, bütünleşebilir?”  Kuantumdan, uzaktangörüye, radyesteziden, yogaya ve enerji psikolojisine kadar bütün konular bilimsel açıklamalarıyla verildi. Hepsini tek bir postta anlatmak pek de mümkün değil. Konuşmacılardan ilginç bulduğum anektodları bu hafta içerisinde küçük başlıklar altında paylaşacağım sizlerle.

stanley_krippner_0İlk olarak Stanley Krippner’in sunumundan;

“Şamanlar, Amazon ormanlarında bulunan 80 bin farklı bitki arasından çeşitli bitkileri seçip “medicine” denilen karışım bitkiler elde ediyorlardı. Örneğin, karıştırdıkları 2 bitkinin biri beyin hormonlarını içerirken diğeri de sindirim sistemine etki eden bir bitki oluyordu. Sanki adeta bütün bitkilerin moleküllerini biliyorlardı. Bir de kaktüslerden elde edilen “peyote” adında bir bitkiyi vizyonlar görme, algı ve bilinç düzeylerini değiştirmek için kullanıyorlardı. Fakat bu bitki kutsal törenler adını verdikleri belli ritüellerle alınıyordu. Daha sonraları Amerikan Hükümeti bu bitkinin kullanımını yasakladı. Çünkü kutsal törenler dışında bilinçsizce kullanıldığında uyuşturucu etkisi yapabiliyor.”

Şamanizmin bir din değil ruhsal bir teknoloji olduğunu savunan Krippner, bitkisel tıp alanını bilim ve ruhsallığın birlikte çalışabileceği bir alan olarak görüyor. Krippner’in verdiği diğer bir ilginç bilgi de şuydu ki; bugün Amerika’da halen şifa veren şamanlar varmış. Özellikle Irak-Afganistan’da savaşmış askerler ile psikologlarla ve birlikte şamanlar da çalışıyormuş. Askerlerin savaş bölgesinde kaybettikleri ruhsallıklarını geri kazandırmaya çalışıyorlarmış.

San Francisco, Saybrook Lisansüstü Eğitim Okulunda psikoloji profesörü olan Dr. Stanley Krippner, yirmi beşi aşkın ülkede ve Interamerican Psikoloji Birliğinin dört kongresinde rüyalar ve/veya ipnoz hakkında atölye çalışmaları ve seminerler gerçekleştirmiştir. Journal of Indian Psychology ve Revista Argentina de Psicologia Paranormal dergilerinin editörlerinden olup, St. Petersburg’daki Uluslararası Psikoterapi, Danışmanlık ve Grup Liderliği Okulu’nun ve Prag’daki Czech Unitaria’nın yönetim kurulunda görev yapmaktadır.