Kendinize karşı ne kadar dürüst olabiliyorsunuz hiç düşündünüz mü? Ya da hangi özelliklerinizi seviyor hangilerini sevmiyorsunuz? Sevmediğiniz özelliklerinizi çok düşünmenize gerek yok aslında; Etrafınızdaki insanlara bakın, onlarda size dokunan, rahatsız olduğunuz ne varsa o sizsiniz.
Ya da hayatınızda neden hep aynı olaylar tekrarlanıyor, hep size zarar veren insanlar çıkıyor karşınıza sorguladınız mı hiç? Çünkü siz istiyorsunuz ve çekiyorsunuz onları hayatınıza. Evet her defasında yine mi diyorsunuz ama sürekli aynı tip insanları çekiyorsunuz kendinize. Yanıtlar aslında sizde, içinizde…Bazen biraz olsun durup beklemek, soluklanmak gerekiyor hayatta. Tam olarak hayattan ne beklediğini bulabilmenin yolu kendini tanımaktan geçiyor.
Aktif olarak yaklaşık 5 yıldır ilgilendiğim spiritüel dünyadan çok kitap okudum. Şu bir gerçek ki her konuda olduğu gibi bu alanda da gelişmek için önce deneyimlemek, yaşananların tam olarak içine girmek, acı, sevinç, şaşkınlık, belirsizlik..vs. her türlü duyguyu dibine kadar yaşamak gerekiyor. Geçtiğimiz aylarda okuduğum Secret ve Çekim Yasası isimli kitaplar tüm dünyada çok satanlar listesine girdi. Aslında her iki kitap da bir pazarlama harikası. Bu nedenle çok eleştiri de aldılar. Fakat temelde anlattıkları çok da yanlış değil. Hani hep dalga konusu olan bir konu var ya “Haha ben pozitif olursam herşey pozitif olur aman ne güzel” ya da “Hemen bir villa hayal ediyim de biran önce istediğim olsun”… Her konuda olduğu gibi bu noktada da yargılıyoruz…deneyimlemeden hem de. Günümüz pazarlama ve tüketim dünyası. Çok da iyi yapmışlar bu iki kitabı böyle güzel pazarlamışlar ki çok temelde anlatmışlar basit dille. Belki de bazı yerlerinde abartıya kaçmışlar evet ama yine de okuttular insanlara.
Kişisel gelişim alanında çok fazla kitap var. Okuduklarım arasında en iyileri Eckhart Tolle ve Debbie Ford’un kitapları. Bir de Tanrılar Okulu güzeldi. Bir diğer konu bu kitapların çevirileri. Sanırım bir tek benim değil çoğu insanın sorunu kitapların çevirileri. Özellikle kişisel gelişim kitaplarında bazı çeviriler çok kötü oluyor.
Bu kitapları çekinmeden, yargılarımızdan uzaklaşarak, analiz ederek okumakta fayda var. Yoksa malesef pek bir işe yaramıyorlar.