Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...



Kişisel gelişim’ kategorisi arşivi

Dünya

Hiçbirşey yazasım yok.
Gazze’deki insanların fotoğrafları gitmiyor zihnimden…
Doğu’da kar altında kalan evler, okula gidemeyen çocuklar, 7 kişi bir odada yaşamaya çabalayan insanlar…
Ekonomi, tepemizdekilerin saçma sapan demeçleri, medyanın körler sağırlar birbirini ağırlar hali…
Üzgünüm ne yılbaşı ne de kar sevindirmiyor beni bugünlerde…
2012 geliyor farkında mısınz?
Farkında mısınız dünyada herşey kötüye gidiyor? “Kötü” nün anlamı değişiyor, form değiştiriyor.
Dünya dönüşüyor farkında mısınız?
Farkında mısınız bu gidişatın ne gibi sonuçlar doğurabileceğinin?

Maya kehanetlerine göre 22 Aralık 2012 tarihi dünya için çok önemli. Çünkü bu dönemde içinde yaşadığımız çağ sona ererek yeni bir çağ başlayacak. Büyük bir tufanla gelecek olan bu yeni çağın ipuçlarını ise bilim adamlarına göre iklimsel değişimler sayesinde şimdiden gözlemleyebiliyoruz. “Beşinci kutupsal kayma” olarak adlandırılan bu değişimde daha önceki değişimlerde olduğu gibi yine kutupların manyetik alanının değişmesiyle meydana gelecek.
Kutuplar yer veya açı değiştirdiğinde kutuplarda buzlar eriyor. Kaldı ki, küresel ısınma sonucu şu anda Kuzey Kutbu’ndaki buzullar zaten erimeye başlamış durumda. Mayalar’a göre de daha önce yaşanan dört çağda tıpkı bu şekilde sona erdi.

Yeni çağa hazırlanmak için içimize dönelim. Kendi içimizde de dönüşümü başlatalım ki dünyaya, evrene ışığımızı yayalım…. Meditasyonlara devam…

14 yıl önce


Kitabın ilk sayfasında sağ üst köşesinde Tüyap ’95 yazıyor. Sayfaları sararmış hafif. Biraz önce kütüphaneyi karıştırırken bir göz gezdiriyim dedim. Bir de baktım bazı yerlerin altını çizmişim. İşte sizlerle çizilmiş yerleri paylaşıyorum aşağıda. Bu benim iç yolculuğumda sanırım ilk kitabımdı. Kimbilir nasıl şaşırdıysam o zaman bu cümlelere.
Bugünkü “ben”de halen heyecan veriyor bu cümleler. Yaşanmış 14 yıla bakınca çok daha anlam kazanıyorlar.

“Korkunun olduğu yerde de akıl çalışmıyor. Daha siz henüz gençken korkunun yerine özgürlüğün olduğu bir ortamda yetişmenin yolunu aramalısınız.”
“Yaşamak insanın doğru olanı kendi çabasıyla bulmasıdır. Bunu da ancak özgür olduğunuz zaman yapabilirsiniz.”

“Özgürlük korkuya, zorlamaya, güvence içinde olacağım diye didinmeye izin vermeyen bir ruhsal durumdur. “
“Birşey olmak istediğimiz andan itibaren özgürlüğümüzü yitiriyoruz.”
“Sevmek bir karşılık beklememektir. Sevdiğiniz zaman bir şey verdiğinizi bile düşünmemelisiniz. ancak böyle bir sevgi özgürlükle uzlaşabilir.”
“Gerçek yaşam, sevgi dolu olmayı, sessizliğin tadını almış, bol deneyimle yalınlığı biraraya getirmiş olmayı gerektiriyor; önyargıların, korku ve kör inançların, umutların çelmelemediği, berrak, düşünmeye yetenekli bir zihne sahip olmayı gerektiriyor.”

Bayramın bendeki sonuçları

Düşünüyorum. Bayramın ilk gününden beri iyice battı bana bu bayram ziyaretleri. Yok sanmayın ki çok ziyaret yaptık. Sadece birinci derece yakınlarımıza gittik kadar yani kalpten sevdiklerimize. Şu birkaç gündür kendimi ve çevremi sorgulamalarım sonucunda bakın ne sonuca vardım; belki siz de sorgularsınız kendinizi biraz…
*Bayram ziyaretlerinin çoğunu sadece görev olduğu için yapıyoruz.
Yapmasak ne olur? Ayıp mı olur? Kime ve neden?
*Ziyaretlerinize isteksiz gidiyorsanız büyük ihtimal ziyaret edeceğiniz insanları sevmiyorsunuz.
Sevmek zorunda mısınız? Neden seviyor gibi yapıyorsunuz?
*Ziyaretleriniz sonrasında büyük ihtimal eşinizle ya da başka bir akrabanızla diğer akrabaların dedikodusunu yapıyorsunuz. Kimseyle konuşmasanız da içinizden konuşuyorsunuz. Yani yargılıyorsunuz. En çok hangi yönleri sizi rahatsız ediyor? Acaba sizde de var mı bu rahatsızlık duyduğunuz yönler?
Eşinizi, eşinizin ailesini, annenizi, babanızı, dostlarınızı, iş arkadaşlarınızı, çocuğunuzu oldukları gibi sevebiliyor musunuz? Sadece kendileri oldukları için.
*Peki kendinizi olduğunuz gibi sevebiliyor musunuz? İçinizdeki bütün karakterlerle mutlu mesut geçinebiliyor musunuz?
***Mutlu olmak istiyorsak hayatta herkesi, ama önce kendimizi, olduğu gibi sevip, kabul etmeyi öğrenmeliyiz. Yoksa bu ruhumuz sıkıntılardan hiç kurtulamayacak. Ve deee vücudumuzun isteklerini karşıladığımız gibi ruhumuzu da doyuracağız. Nasıl mı? Tabiki ruhumuz neyi istiyorsa onu yaparak. Bu hayat koşullarında nasıl olur demeyin hemen. Direnmeyi bırakın. Olur bir şekilde. Unutmayın ne isterseniz o gelir hayatınıza.
İşte bu bayram benim içimde bunlar yaşandı. Hadi siz de içinize dönün ve kendinizle konuşun biraz. Aslında bu sorular listesi daha çoook uzayıp gider. Kimbilir siz de daha ne sorular bulursunuz kendinize ait. İç dünyanız gelişir, büyür böylece…
Sorgulamalar, düşünmeler çok keyiflidir. Hele bir de kaleme alır yazarsanız kendi hikayenizi okur durursunuz zaman geçtikçe. Yazdıkça içinizdekiler açığa çıkar, okudukça da farkındalığınız artar.

Naturel 2008 Festivali

Geçen yıl gidememiştim bu yıl gitmek istiyorum.
Giderseniz, özellikle transformal nefes çalışmalarını kaçırmayın derim.
Tarih: 27-30 Kasım 2008
Yer: Askeri Müze Harbiye Kültür Sitesi – İstabul
Ziyaret saatleri: 11:00 – 20:00
Giriş ücreti: 15 ytl
Ayrıntılı program için http://www.festivaistanbul.com/ adresine bakabilirsiniz.

Aile Bilgeliği

Robin Sharma’nın ‘Aile Bilgeliği’ adlı kitabını okuyorum bu aralar. Son birkaç sayfa kaldı bitirmeye ama dayanamadım çok hoşuma giden bölümlerinden kısa notlar aldım sizlere.
Kitapta ünlü filozoflardan ve düşünürlerden alıntılar da var;

* Çalıştığında, kalbi geçen zamanın fısıltısıyla müziğe dönüşen bir flüt olursun. Yaşamı çalışarak sevmek, yaşamın en büyük gizemiyle iç içe olmak demektir. Sevgi olmadığı sürece tüm işler boştur, zira işi görünür kılan sevgidir.
Halil Cibran

* Korkunun öte yanında daima özgürlüğü bulursun.

* Çocuklarına verebileceğin en iyi hediye zamandır.

* Bir şeye dikkatini vermeye başladığında genişleyerek bilincine ulaşıp farkına varmanı sağlıyor. Bu yüzden her zaman farkındalık değişimden önce gelir. Yaşamında bir şeyleri değiştirmeden önce onun farkına varmalısın ve ona gerçekten dikkat etmeye başlamalısın. Onun çevresinde bir farkındalık gelişmesini sağlamalısın. Farkında dahi olmadığın bir zayıflığın üstesinden gelemezsin.

* İnsan, ancak oyun oynayan bir çocuğun ciddiyetine ulaştığında kendisi olabilmeye çok yaklaşmıştır.
Herakleitos

* Başarısızlık başarıya giden otoyoldur. Başarısızlık nasıl kazanacağını öğrenmekten ibarettir. İyi ebeveynler mükemmel başarısızlıkları ödüllendirenlerdir.

* Ebeveyn olarak davranışların çocuklarının geleceğini tanımlar. Sen çocuklarının geleceğinin yazarısın.

* Yeterince gözünüz karartırsanız, hayatta istediğiniz her şeye sahip olabilirisiniz. bir şeyi teninizden dışarı fışkıracak kadar çok istemelisiniz ki, arzunuz dünyayı yaratan enerji ile birleşsin.
Sheila Graham”

Robin Sharma’nın kitapları çok samimi ve basit bir dile sahip. Bazı yerleri çok derinlik sahibi değilmiş gibi geliyor insana, en azından bana diğer kitaplarında öyle gelmişti. Ama yargıları kaldırmak gerek, öğreneceklerimiz bitmiyor işte…. Kimi zaman bir kelimenin bile büyük etkisi oluyor hayatımızda.