<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AlternatifKarma &#187; İnfomag yazıları</title>
	<atom:link href="http://alternatifkarma.com/kategori/infomag-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://alternatifkarma.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 May 2012 11:00:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Londra’ya dair…</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/londraya-dair/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/londraya-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 18:29:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2269</guid>
		<description><![CDATA[Londra ile tanışmam BThaber’de muhabirlik yaptığım yıllardaydı. Gerek Avrupa gerekse de Amerika’da birçok farklı şehir gördüm mesleğim sayesinde. Fakat Londra’nın yeri bir başkadır bende, nedense kendimi hiç yabancı hissetmediğim, tam tersi oraya aitlik hissi ile vakit geçirdiğim bir şehirdir. Geçtiğimiz günlerde yaptığım Londra seyahatinden de yine aynı hislerle döndüm İstanbul’a. Bu defa ailem vardı yanımda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-2281" title="IMG_0952" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/05/IMG_09522-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" />Londra ile tanışmam BThaber’de muhabirlik yaptığım yıllardaydı. Gerek Avrupa gerekse de Amerika’da birçok farklı şehir gördüm mesleğim sayesinde. Fakat Londra’nın yeri bir başkadır bende, nedense kendimi hiç yabancı hissetmediğim, tam tersi oraya aitlik hissi ile vakit geçirdiğim bir şehirdir. Geçtiğimiz günlerde yaptığım Londra seyahatinden de yine aynı hislerle döndüm İstanbul’a. Bu defa ailem vardı yanımda ve tam tersi iş değil gezi amaçlı oradaydık. Yaklaşık 12 yıl sonra tekrar orada olmak farklı hissettirdi bana. Bir yandan insanın bakış açısının ne kadar değişebileceğini görürken, diğer taraftan da günlük hayatı özellikle de çocuklu hayatı Türkiye ile karşılaştırmadan edemedim.</p>
<p>En son Londra’ya Ercisson’un R380 cep telefonunun lansmanı için gitmiştim. Hatırlar mısınız bilmem, şimdiki uzaktan kumandalardan bile kalın, outdoor aktivitiler için uygun ısıya, soğuğa, çarpmaya, düşmeye dayanıklı ilk GPRS telefonuydu, yani o zamanın iyi telefonlarındandı. Ericsson ise daha o zamanlardan başlamıştı mobil medyayı konuşmaya. Oldukça etkileyici bir lansman yapmışlardı, fakat o zaman mobil dünyaya yönelik dinlediklerimiz özellikle biz Türk gazetecilere hayal gibi gelmişti. Hayalden gerçeğe dönüşen bu uygulamalara yıllar sonra Ericsson’da çalışmaya başlayınca yakınen tanık oldum. Ve şimdi görüyorum ki uzun süren toplantılar boyunca konuştuğumuz herşey öngörülerin de ötesinde gerçekleşmeye devam ediyor. Gözlemlerime göre İngilizler de cep telefonuyla konuşma ve mobil uygulamaları kullanım konusunda oldukça ilerdeler. Hemen hemen herkes i-phone kullanıyor ve metroda kindle okuyor. Fakat restoranlarda i-pad kullanan ve ebeveynlerinin telefonunda oyun oynayan çocuklar yok denecek kadar azdı. Çocuklar genellikle açık alanda parklarda oynuyorlar ya da kitapçılarda uzunca vakit geçiriyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_2288" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-2288" title="IMG_1039" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/05/IMG_10391-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /><p class="wp-caption-text">Ahşaptan yapılmış bir korsan gemisi. İçi ıslak kum dolu çocukların oynaması için.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_2289" class="wp-caption alignleft" style="width: 234px"><img class="size-medium wp-image-2289" title="IMG_1047" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/05/IMG_1047-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /><p class="wp-caption-text">3 yaş çocukları için özel alan; Ağaç evler</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Havanın oldukça soğuk ve yağmurlu olduğu günlerde bile parklarda kumların üstünde çıplak ayak oynayan çocuklar gördük. Zaten çocuklar yağmura ve soğuğa alışmış olsa gerek çoğu ne bere takıyor ne de şapka. Şemsiye kullanan da pek yok gibi. İngiliz anneleri gayet titiz ve temiz çocuk bakıyorlar fakat çocuklar bir o kadar da endişeden uzak bir şekilde oyun oynuyorlar. Parklar çok geniş ve çok seçenek var. Tahta salıncakta, çadırlara, içi ıslak kum dolu kocaman bir korsan gemisinden ağaç evlere kadar çok farklı oyun alanı var parklarda. Hemen oyun alanının yanı başında ise her Türk annesinin gördüğünde emimin ki şaşıracağı kadar temiz bir çocuk tuvaleti ve alt değiştirme ünitesi mevcut. Ayrıca parkların yakınında mutlaka çocuklar için sağlıklı ve pratik yemek seçenekleri de bulunuyor.</p>
<p>Günlük hayatın akışında ne ulaşım ne de yeme içme olarak zorlandığımız bir durum olmadı. Doğa’nın yürüyüş konusunda sıkıntı yaratmaması bizi çok rahatlattı ve ulaşımımızın neredeyse tamamını metro ile yaptık. Yemeklerde ise tabiî ki öncelik Doğa’nın sağlıklı beslenebilmesine yönelik oldu. İşte bu noktada Türkiye’yi arıyor gözünüz fakat İtalyan restoranları ve fish &amp; chips kurtarıcımız oldu. Et ve tavuk tüketmemeye çalıştık ve en büyük sorunu süt konusunda yaşadık. Büyük marketlerden aldığımız sütlerin tadı ya su gibiydi ya da garip bir aromatik tadı vardı. Anlayacağınız süt gibi süt bulamadık. Pek bir suni geldi tatlar bize. Kahvaltı için Cafe Nero ve Le Pain Quotidien’den vazgeçemedik. Özellikle Cafe Nero, kablosuz İnternet’i, sıcak kahveleri ve güzel sandviç seçenekleriyle orada da gönlümüzde yer etti. Ama benim favorim Le Pain; Hem lezzetli hem de sağlıklı beslenmek istiyorsanız tek adres burası ve şehrin hemen hemen her noktasında var.</p>
<div id="attachment_2290" class="wp-caption alignright" style="width: 234px"><img class="size-medium wp-image-2290" title="IMG_0983" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/05/IMG_0983-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /><p class="wp-caption-text">Covent Garden&#39;da canlı opera eşliğinde paella</p></div>
<p>Paketlenmiş hazır gıda konusunda Amerika kadar olmasa da İngilizler de oldukça yol almış. Tabiî ki bu çok da alkışlanacak bir durum değil bana göre. Marketler insanların işten çıktığı saatlerde dolup taşıyor ve baktığınızda çoğu insan hazır paketlenmiş yemekleri tercih ediyor. Öte yandan en çok imrendiğim şey glutensiz ve organik ürünler bölümlerindeki çeşitlilik oldu. Çoğu büyük markette neredeyse apayrı büyükçe bir bölüm sadece bu ürünlere ayrılmış. Sokaklar genel anlamda temiz görünüyor ve her adım başında çöpleri ayrıştıran geri dönüşüm kutuları var. Havaalanına giderken de oldukça büyük ve detaylı bir geri dönüşüm tesisi gördük. Fakat sigara izmaritlerine bir çözüm bulunamamış. Dünyanın halledemediği en büyük sorunlardan biri bana kalırsa ve gittikçe de büyüyen bir sorun Londra’da da karşımıza çıkıyor. Çok fazla sigara içen insan var ve izmaritlerin çoğu yerlere atılıyor. Alışveriş anlamında ise kitapçılar dışında bizi cezbeden hiçbir şey olmadı. Bugün hemen hemen her marka Türkiye’de elimizin altında. Fakat birkaç katlı, içi genişçe, rahatça kitap inceleyebileceğimiz, okuyabileceğimiz kitapçılarımız neden halen yok bilemiyorum.</p>
<div id="attachment_2313" class="wp-caption aligncenter" style="width: 234px"><img class="size-medium wp-image-2313" title="IMG_0951" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/05/IMG_0951-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /><p class="wp-caption-text">Tabiki elimizden şemsiyelerimiz hiç eksik olmadı.</p></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/londraya-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çöp gerçekleri</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/cop-gercekleri/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/cop-gercekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 19:27:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2255</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde kızımız çöp kutusunun başında nöbet tutuyor. Hele ki yanlışlıkla plastik ya da camı aynı yere atıyım anında uyarıyı alıyorum. Örneğin geçenlerde yoğurt kabını atmışım kağıtların yanına. “Ben sana demedim mi..” diyerek geldi arkamdan ve başladı saymaya öğrendiklerini. Her aldığımız ürünün paketini inceliyor, geri dönüşüm işaret var mı diye kontrol ediyor. Yakında bizim apartmanın yöneticisine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünlerde kızımız çöp kutusunun başında nöbet tutuyor. Hele ki yanlışlıkla plastik ya da camı aynı yere atıyım anında uyarıyı alıyorum. Örneğin geçenlerde yoğurt kabını atmışım kağıtların yanına. “Ben sana demedim mi..” diyerek geldi arkamdan ve başladı saymaya öğrendiklerini. Her aldığımız ürünün paketini inceliyor, geri dönüşüm işaret var mı diye kontrol ediyor. Yakında bizim apartmanın yöneticisine yollayacağım kendisini, konuşsun halletsin şu geri dönüşüm çöp kutusu sorunu da alınsın kocaman bir tane apartmanın bahçesine. Çünkü apartman görevlimiz ikna edemedi yöneticiyi.</p>
<p>Doğa’nın sınıfı yaklaşık 2 haftadır geri dönüşüm konusunu işliyor. Ama öyle böyle değil, sanmayın ki sadece cam, plastik, metalin ayrıştırıp atılması gerektiğini öğrendiler. Şu anda edindikleri geri dönüşüm ve geri kazanım bilgileri ile bu minnoşlar hepimize taş çıkartır. En son Doğa bu sabah, balyalardan bahsediyordu bize şaştık kaldık. Çok güzel tabiî ki yeni nesillerin bu kadar bilinçli yetişmesi fakat sorgulamadan edemiyor insan “Acaba biz yetişkinler ne kadar bilgili ve bilinçli miyiz bu konuda?” diye. Şöyle bir düşününce çok yakınlarıma, etrafıma baktığımda örneğin görüyorum ki çok az halen çöpünü ayrıştıranlar, pilleri, kullanılmış yağlarını biriktirip atanlar.</p>
<p>Minicik yürekler çırpınırken kendi gelecekleri ve dünyanın geleceği için bizler halen bugünü kurtarma ve yine sadece kendimizi düşünme derdindeyiz. Ben ki bu konuda bilgili olduğumu sanırdım, yok gerçekten de benim de bilgilerimin güncellenmesine ihtiyacım varmış meğer. Tahmininizden de daha elzem bir konu geri dönüşüm ve çöp gerçekleri. İşte size çarpıcı birkaç gerçek;</p>
<p>*İnsanların çoğu yalnızca yedi hafta içinde ağırlıkları kadar çöp üretiyor.</p>
<p>*Beş plastik meşrubat şişesinin geri dönüştürülmesiyle, kayak yapılırken giyilen bir montun iç malzemesi elde edilebilir. 26 şişenin geri dönüştürülmesiyle bütün bir kayak kıyafeti için yeterlidir.</p>
<p>*Bir ton kağıdın geri dönüştürülmesi 17 ağacın kesilmesini önlerken, 23 bin litre su ve bir evin beş ayda tüketeceği kadar enerjinin tasarruf edilmesini sağlar.</p>
<p>*Tek bir metal kutunun geri dönüştürülmesiyle bir televizyonun üç saat boyunca tüketeceği enerji tasarruf edilmiş olur. </p>
<p>Bu bilgileri nereden mi öğrendim? Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarının 9-15 yaş arasına yönelik Harika Bilim Serisi’nde “Keşfedin Geri Dönüşüm” adlı kitabından. İşte çocuklarınız bunları okuyor, biliyor ve sindiriyorlar. Peki ya siz ne biliyorsunuz ya da biliyorsunuz da ne yapıyorsunuz geri dönüşüm için?</p>
<p>Türkiye’de yılda 20 milyon tonun üzerinde evsel atık üretiliyor. Bu atıklardan yaklaşık 2.5 milyon tonu geri kazanılıyor. Sadece 1 ton kağıt için 7 bin 600 kwh enerji harcanırken, bu rakam 1 ton geri dönüştürülmüş kağıtta 2 bin 800 kwh’a iniyor.</p>
<p>Doğal kaynaklarımızın hem nüfus hem de tüketimimizin artması ile azaldığı bu dönemde, bu kaynaklarımızı nasıl daha doğru kullanabiliriz buna bakmak gerek. Bunu düşünen, öngören, ona göre üretim yapan şirketlerin ürünlerini tercih etmek gerek. Bu bir bakış açısıdır, bir duruştur. Hayata karşı bu duruşumuzu korumazsak, çocuklarımıza da doğru örnek olamayacağımız kesin. Ancak bu şekilde de ekonomiye katkı sağlanabilir; Hammaddelerin azalması ve doğal kaynakların tükenmesini önleyerek.</p>
<p>Umarım sizler de benim gibi durumun ciddiyetinin farkına varıp gerekli önlemleri ve çalışmaları bir an önce başlatırsınız önce evinizde ve sonra da yakın çevrenizde.</p>
<p> <strong>İlk adım</strong></p>
<p>Satın aldığımız ürünlerin ambalajlarını evlerimizde ayrı birer torbada biriktirerek, ilk adımı atmış oluruz. Biriktirdiğimiz ambalaj atıklarını, evimize en yakın ambalaj atığı konteynerine atarak geri dönüşümü başlatırız. Eğer oturduğunuz belediye sınırları içerisinde ambalaj atığı konteyneri yoksa belediyenize bu konuda başvurmalısınız. Unutmayın, “Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği” doğrultusunda; il ve ilçe belediyeleri, ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplamak veya toplattırmak ile yükümlüdür. Eğer belediyenizin bu yönde bir çalışması yok ise belediyenize başvuruda bulunabilirsiniz. Belediyenizin bu yönde bir çalışması var ancak atıklarınız toplanmıyor ise, belediyenize başvurarak hangi gün ve saatlerde mahallenizde atıkların toplandığına dair bilgi almanız gerekmektedir. Çevko’nun web sitesi (<a href="http://www.cevko.org.tr/">www.cevko.org.tr</a>) atıkları nasıl ayrıştıracağınız ve bireysel olarak yapabileceklerinizle ilgili çok bilgilendirici.</p>
<p><strong>Çöplerin yaşam süreleri</strong></p>
<p>Cam şişe: yaklaşık 4000 yıl</p>
<p>İzmarit: yaklaşık 3 ay</p>
<p>Kağıt: yaklaşık 3 ay</p>
<p>Ciklet: yaklaşık 5 yıl</p>
<p>Tahta: 15 yıl</p>
<p>Alüminyum: 10-100 Yıl</p>
<p>Plastik şişe: 100-1000 Yıl</p>
<p>Plastik kartlar (Kredi kartı, PVC…vs.): 1000 Yıl</p>
<p><strong>Atık Değerlendirme Başvuru Merkezleri</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi</p>
<p>İSTAÇ AŞ. (İBB İstanbul Çevre Koruma ve Atık Maddeleri Değerlendirme San. Ve Tic. A.Ş.)</p>
<p>Şişecam</p>
<p>Ankara Valiliği Çevre Koruma Vakfı</p>
<p>ÇEVKO (Çevre Koruma ve Ambalaj Atıklarının Değerlendirme Vakfı)</p>
<p>TC Çevre ve Orman Bakanlığı</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Çevre Müdürlüğü</p>
<p>Deniz Temiz / Turmepa</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı Antalya İl Çevre Müdürlüğü</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı Bursa İl Çevre Müdürlüğü</p>
<p>Yeşil Adımlar Çevre Eğitim Derneği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/cop-gercekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıkılmak çocuk için en güzel armağandır</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/sikilmak-cocuk-icin-en-guzel-armagandir/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/sikilmak-cocuk-icin-en-guzel-armagandir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 09:07:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2222</guid>
		<description><![CDATA[“Aşırı yoğun bir çocuk, hiç durmadan mahsul veren toprağa benzer. Dinlendirilmemiş, derin köklerle havalandırılıp besinlerin derinlere ulaştırılmadığı bir toprak…” Şu 6 yıllık kısacık ebeveylik yolculuğumda öğrendiklerim, ne çocukluğumda, ne iş hayatında ne de okullarımda öğrendiklerimle karşılaştıramayacak kadar değerli. Şimdi diyeceksiniz ki ebeveyn olana kadar biriktirdiğin bilginin, yaşanmışlıkların da faydası olmuştur mutlaka. Evet orası muhakkak tabii [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Aşırı yoğun bir çocuk, hiç durmadan mahsul veren toprağa benzer. Dinlendirilmemiş, derin köklerle havalandırılıp besinlerin derinlere ulaştırılmadığı bir toprak…”</strong></p>
<p>Şu 6 yıllık kısacık ebeveylik yolculuğumda öğrendiklerim, ne çocukluğumda, ne iş hayatında ne de okullarımda öğrendiklerimle karşılaştıramayacak kadar değerli. Şimdi diyeceksiniz ki ebeveyn olana kadar biriktirdiğin bilginin, yaşanmışlıkların da faydası olmuştur mutlaka. Evet orası muhakkak tabii ama günümüzde ebeveyn olmak gerçekten başlı başına zor bir durum. Ebeveynliğe bakış açım ve bir ebeveyn olarak ailemle ilişkilerim, öncelikle birkaç yıl önce katıldığım Connection Parenting – Çocuklarla Elele Semineri ile tamamen değişti. Asıl olanın gönül bağı ile ebeveynlik olduğunu, sevginin her türlü krizleri aşabileceğini, çocukla aranızdaki bağ kuvvetli olduktan sonra her süreçten kolaylıkla geçebileceğimizi gördüm ve birebir deneyimledim. Fakat hayat benim için öğrenme üzerine kurulu olduğundan bu konularda yazma, çalışma ve okumayı hiç bırakmadım. Bu ay 2 sayfamı da çok taze okuduğum bir kitaptan derlemelere ayırdım; “Daha Sade Bir Hayat – Kim John Payne ve Lisa M. Ross”.</p>
<p>Özellikle yoğun çalışan, çocuklarına vakit ayıramadığından yakınan, çocuğunda dikkat eksikliği problemi olduğunu, ergenleriyle iletişim kuramadığını ya da çocuklarının mutsuz olduğunu düşünen tüm ebeveynlere şiddetle tavsiye ediyorum.</p>
<p>Kitap, günümüz dünyasının karmaşa ve yoğunluğunda çocuklarımızla bağımızın nasıl ve nerelerde koptuğuna ve bu bağı kuvvetlendirmek için neler yağmamız gerektiğine değiniyor. Kısaca kendi hayatımızı ve çocuklarımızın hayatını sadeleştirmenin yollarını bütün ayrıntılarıyla gösteriyor.</p>
<p>Yazarın çok ilgimi çeken bir tespiti var ki bu konularda bilgi sahibi olmadan önce benim de yaptığım ve halen çevremde de çok yakınen tanık olduğum bir durum; Çocukları toz pembe bir hayata hazırlamak. Örneğin her anlarını “mutlu” geçirebilmeleri için çocuklara sürekli seçenekler sunmak öyle ki sıkılmalarına hiç fırsat vermeksizin onlara sürekli aktive düzenlemek. Bu aktiviteler, arkadaşlarıyla görüşme, piyano kursu, basket antremanı ya da sinema olabilir. Ya da çocuk içinden çıkılması zor bir durumla baş başa kaldığı zaman, onun yerine düşünmek, onun yerine çözümler bulmak ya da konuyu değiştirip bu konudaki üzüntüsünü unutmasını sağlamak. Bakın yazar bu konuda neler söylüyor; “</p>
<p>Bizler anne babalar olarak uyum bağımlısı olmamalıyız . Her gecenin çocuklarımız için bir “gökkuşağı deneyimi” olacağını umut etmek caziptir. Onları bu mutluluk balonu içinde turabilsek bu mümkün olabilirdi. Ama onların çatışmaya da ihtiyaçları vardır. Çocuklar zorlu durumlarla baş etmenin yollarını bulmalılar. <strong>Aşırı koruyucu davrandığımızda, çocuklarımızın yaşadığı her bir deneyimin ve uyanışın mükemmel olması konusunda aşırı nevrotik davrandığımızda, onları davranışlarında iniş çıkışlara neden olmaktan koruyamayız. Onları buna itmiş oluruz. Onları böylece sorunlarla başa çıkmayı bilmeyen bireyler haline getirebiliriz</strong>”.</p>
<p><strong>Yazara göre, çok sayı da oyuncak yaratıcılığı nasıl engelliyorsa, çok fazla planlanmış aktivite de çocuğun kendini yönetme, yalnız zaman geçirme ve kendi kendine yetebilme becerisini engelliyor.</strong> Kitapta çok net bir şekilde, sıkılmanın çocuk için bir armağan olduğu, her çocuğun günlük programı içerinde mutlaka boşluklara ihtiyacı olduğu, yani sıkılması gerektiği vurgulanıyor.  Yazar, bu boşluk zamanlarının çocuğun içindeki sesi duyabileceği, yaratıcılığını kullanabileceği ve kendi benliğini ortaya koyabileceği çok değerli zamanlar olduğunu belirtiyor. Ama bizler çocuklar sıkılmasın diye bu boşluk zamanları çalıp çocuğu oradan oraya taşıyınca çocuk kendi iç sesini duyamaz hale geliyor ve bir süre sonra duygusal ihtiyaçlarının farkına varamıyor. İşte böyle zamanlar öfke krizleri, inatlaşmalar başlıyor ve bizler de ne diyoruz; “Bu çocuk ne yapsam mutlu olmuyor.” En çok istediği, hani reklamda gördüğü, süper ışıklı, sesli kamyonu alıyoruz ama çocuk yine mutlu değil. Sabah arkadaşlarıyla brunch’a katılmış, arkasından basket kursuna gitmiş, hemen ardından da sinemaya gitmiş. Eve gelince de yatmadan önce bilgisayar oynamış. Bize göre her istediği olmuş, daha ne olsun? Ama işte durum maalesef vahim sevgili okurlar. Bizler her daim her yerden mobil olabilmek adına cep telefonlarımızı elimizden düşürmezken, çocuklarımızdan farklı bir şey yapmalarını bekleyemeyiz. Öncelikle bizler yaratacağız kendimize bu boşluk zamanlarını ki çocuklarımızda birebir görerek yaşayacak. Yazarın önerisi, günlük programları dengelemek. Örneğin bir gününüz çok yoğunsa ertesi günü çocukların da kendileriyle vakit geçirebilecekleri şekilde organize etmek.</p>
<p>Tabii bir de her konuda çocukların fikrinin alınması konusu var ki bu gerçekten çok önemli. Yazar, çocukların evin patronu ve karar verici konumunda kesinlikle olmaması gerektiğine değinerek şöyle diyor; “<strong>Küçük bir çocuğun yediği, giydiği ve yaptığı her şeyle ilgili “tercih yapma özgürlüğü” olması kaldıramayacağı bir yük olabilir</strong>. Seçenekler azaldıkça baskı da kalkar. Çocuklar kendi düşüncelerine sahip olabilmek için gereken zamana ve özgürlüğe kavuşurlar. Kişiliklerini yavaş yavaş geliştirirken huzur hissederler ve kişilikleri de seçeneklerinin, yaptıkları tercihlerin veya satın aldıklarının toplamından fazlasıdır. “Marka kimliği”nden daha fazlasıdır.”</p>
<p> <strong>Reklamların çocuklara mesajları</strong></p>
<p>Pazarlama faaliyetleri karşısında kimse yeterince güçlü değildir. Çocuk medyaya, televizyona ne kadar maruz kalırsa, reklamlardaki mesajlar karşısında da o kadar savunmasız oluyor. The Shelter Of Each Other (Birbirine Sığınmak) adlı kitabında Mary Pipher, reklamların bize ve çocuklarımıza öğrettiği, üzerinde pek konuşulmayan mesajlara yer veriyor;</p>
<p>*Sahip olduklarımızla mutsuz olmak</p>
<p>*Dünyanın merkezinde ben varım ve istediğim hemen olmalı.</p>
<p>*Ürünler insanlara özgü karmaşık problemleri çözer ve ihtiyaçlarımızı karşılar.</p>
<p>*Ürün satın almak önemlidir.</p>
<p>10 yaşında bir çocuk, ortalama 300-400 markayı ezbere biliyor ve araştırmalara göre, çocuklar 2 yaşına geldiklerinde konuşarak, işaret ederek ve çığlık atarak gördükleri oyuncakları istiyorlar.</p>
<p> <strong>Serbest zaman gittikçe azalıyor</strong></p>
<p>Çocuklar ve ergenler (8-18 yaş aralığı) günde ortalama 3 saat televizyon izliyorlar ve bu süreye video izleyerek veya video oyunları oynayarak geçirdikleri zaman dahil değil. Tüm medya kullanımı (TV, bilgisayar, basılı medya, sesli medya, video ve video oyunları) dikkate alındığında, bir günde harcanan zaman ortalama olarak 6,5 saatin biraz altındır. Ve televizyon izlemek bu sürenin en büyük bölümünü kapsıyor.</p>
<p>Günümüzde çocukların boş zamanları haftada 12 saatten daha az. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1981 yılında bir öğrenci uyku, yemek, ödev ve planlanmış aktivitelere ayrılan zaman dışında günün yüzde 40’ını serbest geçirebiliyorken 1997’de bu süre yüzde 25’e inmiş. Bugün hangi oranda kimbilir. </p>
<p>Not: foto koyamadım bir türlü bu yazıya. Teknik bir problem var henüz çözemediğim. İdare ediverin artık böyle:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/sikilmak-cocuk-icin-en-guzel-armagandir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mozart’ın sihirli dokunuşu</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/mozart%e2%80%99in-sihirli-dokunusu/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/mozart%e2%80%99in-sihirli-dokunusu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:14:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2181</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl bir duyma şekliniz var hiç düşündünüz mü? En rahat hangi ses frekanslarını duyabiliyorsunuz acaba? Örneğin size desem ki, geçmek bilmeyen migren ağrılarınızı Mozart dinleyerek tedavi edebilirsiniz ya da yeni bir dil mi öğrenmek istiyorsunuz buyrun ses frekanslarınızı dengeleyelim. Kimbilir belki de sunum tekniklerinizi geliştirmek istiyorsunuz, iş stresinizi azaltmak ya da sevgilinizle olan ilişkinizin son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2012/02/TOMATIS-YONTEMIYLE-FREKANS-CALISMASI-300x134.jpg" alt="" title="TOMATIS-YONTEMIYLE-FREKANS-CALISMASI" width="300" height="134" class="aligncenter size-medium wp-image-2182" /><br />
Nasıl bir duyma şekliniz var hiç düşündünüz mü? En rahat hangi ses frekanslarını duyabiliyorsunuz acaba? Örneğin size desem ki, geçmek bilmeyen migren ağrılarınızı Mozart dinleyerek tedavi edebilirsiniz ya da yeni bir dil mi öğrenmek istiyorsunuz buyrun ses frekanslarınızı dengeleyelim. Kimbilir belki de sunum tekniklerinizi geliştirmek istiyorsunuz, iş stresinizi azaltmak ya da sevgilinizle olan ilişkinizin son durumuna bir çare bulmak… Kulak-burun-boğaz ve fonoloji alanlarında uzmanlaşmış Antropolog, Klinik Psikolog ve Terapist, Fransız Dr. Alfred Tomatis, II. Dünya Savaşı’ndan sonra bütün pilotları işitme testine tabii tutuyor. Çünkü II. İkinci Dünya Savaşı sırasında bütün pilotlarda bir işitme kaybı gözlemlenmiş. Bütün pilotlar bir frekansı duymuyorlar. Uzun süren çalışmaları sonucunda Tomatis görüyor ki, bir gürültüye maruz kaldığımız an beynimiz doğal olarak kendini koruma altına alıyor ve doğal olarak bu frekansı duymamaya başlıyor. Bu durum insana hem ruhsal hem de fiziksel bir etki yapıyor. Tomatis, pilotlarla çalışmaları sonucunda kendi adını verdiği Tomatis Frekans Dengeleme Methodunu geliştiriyor.<br />
Tomatis Methodu dünyada birçok ülkede çeşitli merkezlerde uygulanıyor. Türkiye’de ise sadece Anael Aile Merkezi’nde uygulanıyor. Bu merkezin kurucu Psikiyatr Iris Steinfeld’le görüşmeye gittiğimde bana önce hem içkulak hem de orta kulak frekans testi yaptı. Bu test, duyma ve dinleme kabiliyetiniz, fiziksel ve ruhsal kondüsyonunuz, yetenekleriz, sağ-sol beyin arasındaki etkileşim ve işbirlikteliğiniz hakkında bilgi veriyor. İşte bütün terapi süreci bu teste göre belirleniyor çünkü bu test sonucunda beyninizin hangi tarafını yoğun olarak kullanıldığınız, ruhsal ve fiziksel olarak nasıl bir dengelenmeye ihtiyacınız olduğu ortaya çıkıyor. İlk aşamada 10 günlük kür ile terapiye başlanıyor. Daha sonra ara veriliyor ve ihtiyaca göre devam edilip edilmeyeceğine karar veriliyor. Terapilerde frekanslarıyla oynanmış Mozart ve Gregoryan müzikleri dinliyorsunuz. “Neden Mozart” diye sorduğumda ise Steinfeld şöyle dedi: “Mozart’ın müziğinde bütün frekanslar denge ve uyum içinde. Hem rahatlatıyor hem de enerji veriyor. Melodileri tekrarladığı için rahatlatıyor ve zihin susuyor. Zihin sustuğu an enerji doluyoruz.”<br />
<strong>Kararı anne karnında veriyoruz</strong><br />
Steinfeld’den öğrendiklerime göre, kulağın anatomisi biz anne karnında 4,5 aylıkken tamamlanıyor ve fetüs 6 aydan sonra işitmeye başlıyor. Anne karnında duyduğumuz annemizin sesi bizim hayata bakışımızı, hayatla bağımızı oluşturuyor. Hamilelikte annenin sesi gerginse, mutsuzsa, travmalıysa dolayısıyla çocuk daha da yalnız kalıyor ve bağlantıya girmekte isteksiz kalıyor. Fetüs 6 aydan sonra bilinçli bir karar veriyor; Ben yüksek frekans anne sesi duymak istiyor muyum yoksa istemiyor muyum? Mutlu, rahat pozitif bir ses, fetusun dinleme isteğini artırıyor. Hayatının geri kalanındaki iletişim becerileri o zaman oluşan şablonlarla belirleniyor. Bu bağlamda Tomatis, hamilelere ve dolayısıyla bebeklere de büyük katkı sağlıyor.<br />
<strong>Ne dinleyelim?</strong><br />
Tabii eminim siz de merak ettiniz değil mi ne dinleyelim ki frekanslarımız hep dengeli olsun? Steinfeld’le yaptığım sohbette de gördüm ki aslında en güzeli iç sesimizi dinlemek. İnsan çoğu zaman biliyor içsel olarak hangi müziği dinlemek istediğini, o halde içiniz ne diyorsa onu yapın lütfen. Yalnız bu noktada Steinfeld’in bazı önerileri var; “Yaşam enerjiniz düşük olduğunda yüksek frekans dinlemeniz gerek, yani keman, flüt, soprano içeren müzikler. Huzursuzsanız, zihniniz çok karışıksa, uykusuzluk çekiyorsanız, korku ve endişeleriniz varsa kalın frekans dinlemelisiniz, yani davul, bas ve tenör erkek sesleri içeren müzikler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/mozart%e2%80%99in-sihirli-dokunusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyallikte birinciyiz</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/sosyallikte-birinciyiz/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/sosyallikte-birinciyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 08:42:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2071</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal paylaşım sitesi Tagged&#8217;in Marketwire&#8217;a yaptırdığı araştırmada, Türkiye Tagged&#8217;de üyesi bulunan 25 ülke arasında en sosyal ve en flörtöz ülke konumunda. Araştırma geçtiğimiz Eylül ve Ekim aylarında sitenin 4 milyon tekil ziyaretçisi üzerinde yapılmış. Araştırmanın sonuçlarına göre Türk erkekleri kişi başına gönderdikleri ortalama 173 arkadaşlık isteğiyle en sosyal grup olarak belirlenmiş. Türkiye&#8217;nin ardından ortalama 98 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/12/sosyal-medya-uzmani-sorgulama-300x171.jpg" alt="" title="sosyal-medya-uzmani-sorgulama" width="300" height="171" class="aligncenter size-medium wp-image-2073" /><br />
<strong>Sosyal paylaşım sitesi Tagged&#8217;in Marketwire&#8217;a yaptırdığı araştırmada, Türkiye Tagged&#8217;de üyesi bulunan 25 ülke arasında en sosyal ve en flörtöz ülke konumunda. </strong><br />
Araştırma geçtiğimiz Eylül ve Ekim aylarında sitenin 4 milyon tekil ziyaretçisi üzerinde yapılmış. Araştırmanın sonuçlarına göre Türk erkekleri kişi başına gönderdikleri ortalama 173 arkadaşlık isteğiyle en sosyal grup olarak belirlenmiş. Türkiye&#8217;nin ardından ortalama 98 arkadaşlık isteği ile Mısır, 75 ile Fransa, 74 ile İtalya ve 70 ile ABD geliyor.<br />
Ayrıca Türk erkekleri kişi başına gönderdikleri ortalama 25 göz kırpma ile de en flörtöz listesinin başında yer alıyor. Türkiye&#8217;yi 24 göz kırpma ile İtalya, 20 ile Fransa, 17 ile Almanya ve 16 ile Brezilya takip ediyor.<br />
İnternet kullanıcıları artık sadece gençler değil. Ülkemizde 26 milyona yaklaşan kullanıcı sayısıyla kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk… kısacası herkes artık internet kullanıyor. Artık hayatımızda Sosyal Medya var. Hatta hayatımızın önemli bir parçası. Van depreminde de gördük ki etkin ve yerinde kullanıldığında her anlamda ciddi faydalar sağladı bize sosyal medya ortamları.<br />
Fakat çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da biraz abarttığımızı düşünmeye başladım son günlerde. Buna ne sebep oldu derseniz uzun zamandır bazı gözlemlerim var sosyal medyaya yönelik onları aktaracağım size. Diğer taraftan da tanımadığım insanların beni facebook’ta dürtmesi ya da oldukça samimi şekilde mesajlar alıyor olmam da bazı şeyleri yanlış yaptığımızı düşündürttü bana.<br />
<img src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/12/karikatur-277x300.jpg" alt="" title="karikatur" width="277" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-2074" /><br />
Güzel bir oyun alanı oldu bizim için sosyal medya ortamları. Kendimizi nasıl göstermek istiyorsak öyle gösteriyoruz. Günlük hayatta oynadığımız rollerin yanı sıra bir de bu ortamlarda rolümüz var. Hem de 7&#215;24 oynamamız gereken. Görevliyiz ya sürekli durum ve yer bildirmemiz gerek. Yemeden içmeden tweet atıyoruz sürekli. Kendi başımıza bir kahve içmek istesek bir kafede, kahvemizi yudumlarken ilk yaptığımız şey telefonumuzla oynamak değil mi ama? Hepimiz yapıyoruz, ben de yapıyorum. Fena bir alışkanlık oldu bizlerde bu durum. Önce yerimizi bildiriyoruz çok gerekliymiş gibi sonra kim ne yapmış, nerede onu kolaçan ediyoruz. Çiftler görüyorum örneğin baş başa yemeğe gelmiş ama ikisi de konuşmuyor telefonlarına bakıyor sadece. Ya da çiftler tanıyorum gittikleri her yeri an be an bildiren. Pek bir sosyal olduk hepimiz. Salt eğlence mi, paylaşım mı nedir sizce bu hiç düşündünüz mü?<br />
Kendimizi onaylatmak istiyoruz. Sevilmek istiyoruz. Kabul ve ilgi görmek istiyoruz. Arkadaşlarımızın da, arkadaşımız olmayanların da ilgisini çekmek istiyoruz. İnsanın doğasında var bu aslında o kadar doğal ki kesinlikle yargılamak adına yazmıyorum bunları. Fakat biraz sorgulasak kendimizi diyorum, parmaklarımızı bir an olsun durdursak o tuşlara basıp tweet atarken bir sorsak kendimize “neden yazıyorum şu an bunu” diye. Çok yol alırız. Gerçek anlamda kendimizi tanıma yolunda minik de olsa bir adım atmış oluruz. Örneğin bir kahve içmek için kendimizle baş başa kaldığımızda tweet atmak yerine boş bir kağıt ve kalem alsak elimize ve o an hissettiklerimizi yazsak en basitinden, güzel olmaz mı sizce de? Ben yapıyorum size de tavsiye ederim, hiç ummadığınız sözcükler çıkıyor kaleminizden ve inanın bana çok da kalıcı oluyor. Sosyal medya ile içimizdeki boşlukları doldurmaya çalışıyoruz. Ama gayet geçici, yüzeysel bir çözüm oluyor bu malesef.<br />
Özellikle de facebook’ta daha yaygın olan ve bana çok saçma gelen bir şey daha; “Şu paragrafı statüs’üne koyarsan otistik çocuklara fayda sağlarsın” ya da “profil resmine pembe kurdele koy meme kanserinden korunma kampanyasına sen de katıl” gibi. Şimdi diyeceksiniz ki bunlar pazarlama ve bilinirlik için yapılıyor. Yok eğer öyleyse de hiçbir katkısı yok bence bilinirlik için. İnanın bana her birimiz sadece vicdanımızı rahatlatmak için yapıyoruz bunları. Hani deprem kolilerinden mayo, bikini falan çıktığını söylemişlerdi ya işte öyle bir şey bu. Kalpten yapılan fedakarlık ile yüzeysel olanın farkı. Öyle oturduğunuz yerden bir tuşa basmakla olmuyor fedakarlık biraz daha uygulamalı, insana dokunan çözümler bulmak gerek. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/sosyallikte-birinciyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiddetsiz İletişimi yaşayan bir örnek</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/siddetsiz-iletisimi-yasayan-bir-ornek/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/siddetsiz-iletisimi-yasayan-bir-ornek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Nov 2011 15:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşanmış örnekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=2043</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Mayıs ayında Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim yaklaşımı bahsetmiştim sizlere. Yazının ardından bu konuyla ilgili o kadar çok olumlu geri dönüş aldım ki, bir defa daha anladım ki dilimizi değiştirmeye gerçekten de ihtiyacımız var! Dilimizi değiştirmekle tam olarak ne anlatmak istediğimi bu defa canlı örneğiyle göstermeye çalışacağım size. Şiddetsiz İletişim eğitimi almış bir annenin, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/11/şiddetsiz-iletişim.jpg" alt="" title="şiddetsiz iletişim" width="150" height="150" class="alignleft size-full wp-image-2047" />Geçtiğimiz Mayıs ayında Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim yaklaşımı bahsetmiştim sizlere. Yazının ardından bu konuyla ilgili o kadar çok olumlu geri dönüş aldım ki, bir defa daha anladım ki dilimizi değiştirmeye gerçekten de ihtiyacımız var! Dilimizi değiştirmekle tam olarak ne anlatmak istediğimi bu defa canlı örneğiyle göstermeye çalışacağım size. Şiddetsiz İletişim eğitimi almış bir annenin, bu yaklaşımı kullanmasıyla birlikte hayatında ne gibi değişimler olduğunu okuyacaksınız.<br />
Banu Peters, 2 çocuk annesi, antropoloji okumuş ama çocukların doğumundan sonra çalışmamayı tercih etmiş. Şimdilerde ise Şiddetsiz İletişim gibi hayata anlam katan değerler üzerinde çalışıyor, kendiyle çalışmayı çok seviyor. Banu ile bir arkadaşım aracılığıyla tanıştım ve Şiddetsiz İletişim dilini tam anlamıyla hayatına geçirmeye çalıştığını ve kendi özelinde neler yaptığını, çabalarını görünce sizlerle de paylaşmadan edemedim. Çünkü bana göre, bir uygulama gerçek anlamda hayatınıza soktuğunuzda işlemeye başlar, yoksa alınan eğitimler sadece kağıtta kalmaktan ileriye gidemez. Eminim ki çoğunuz çalıştığınız şirketlerde birçok eğitim alıyorsunuz, belki de kendi özel ilgi alanlarınızda iş dışında da eğitimlere katılıyorsunuz. Ama hadi kendinize dürüst olun, hangi eğitimi tam olarak hayatınıza geçirdiniz?<br />
Banu’nun eğitimden kendi payına aldıklarına bakarsak, aslında kendi ağzından somut olarak hayatına tam olarak kattıkları şöyle; “Duygu ve düşüncelerimi ayırt etmeyi, gerçek olanın duygu olduğu, düşüncenin sadece yargı olduğunu öğrendim. Çevremdeki insanları yargısız, savunmaya ya da saldırıya geçmeden dinlemeyi öğrendim. Artık çocuklarıma da kendileri olabilmeleri için izin veriyorum.”<br />
Aslına bakarsanız yukarıdaki satırlar bile yeterli yani daha başka bir şey söylemeye gerek yok. Eğer Banu gerçekten bunları hayatına geçirdiyse, ki oldukça içten ve gerçekti bana anlattıkları, büyük bir değer katmış öncelikle kendisine. Kendine değer katan kişi, tabiî ki çevresine ve ailesine de o ışığı yansıtır.<br />
Süreci yaşarken oldukça zorluk çektiğinden de bahsetti Banu. İstikrarlı olmanın ve geçmiş kalıplarından sıyrılmanın hiç de kolay olmadığını anlattı: “Başka kalıplarla büyümüşüz, bu kalıpları üzerimizden atmak kolay olmuyor. İğneyle kuyu kazmak kadar zor bir şey. İlişkilerde hep varsayımlar üzerinden gidiyormuşuz örneğin. Bizim kültürümüzde hep dışarıda birileri hata yapar. Trafik vardır, yağmur yağar, öğretmenin kızar, arkadaşın küser. Bir olayı 10 kişiye sor hepsi farklı anlatır. Hepimizin hayata bakış açısı farklı. Geçmişten getirdiğimiz birçok şey var. Ama sen ne kadar donanımlı olursan sisteme dur diyebiliyorsun.<br />
Sen içsel olarak zayıf oldukça dışarıdan gelen etkilere daha açık oluyorsun.”<br />
Banu, kendisiyle bu çalışmaları yapmadan ve bu eğitimi almadan önce insan ilişkilerinde daha çok etiketleyerek değerlendirme yapıyormuş. Sakın hiç de garip bir şeymiş gibi dudak bükmeyin hemen. Etiketlemek o kadar günlük hayatımızın içinde ve o kadar benimsediğimiz bir davranış ki, özellikle çocukluğumuzdan bize öğretilmiş olduğundan kolayca her an hepimiz yapıyoruz bunu. Anında yapıştırıyoruz sıfatlarımızı; Cimri, ukala, uyuz…vb.<br />
Banu bu konuyu şöyle çözmüş; “Etiketledikçe rahatlıyoruz. İhtiyacımız var demek böyle şeye. Yargılamalar hayatımızda böyle devam ediyor. Yapmaya çabaladığım kendimi bunlardan arındırmak. İnsanları davranışlarıyla etiketliyordum ama diğer yandan kendim iyiydim. Şimdi aslında ne öğrendim; ancak kendimden sorumluyum, başkasını değiştiremem. Kendim değiştikçe yargılardan arındıkça, sustukça, dinledikçe, karşımdaki çocuğum da olsa o kişi bana daha fazla açılıyor.”<br />
Kullandığı yeni dil, özellikle çocuklarıyla olan ilişkilerini başka bir boyuta taşımış; “Bayram geldi yemek hazırlarsın ama çocuklar ayak altında olmasın istenir. Misafir gelir en muhteşem sofra kurulur ama çocuk sürece dahil olmamıştır. Aslında hayatın sihri buralarda saklı. Halbuki senin en değerli şeyin çocukların misafir değil ki. Şu anda sürece odaklıyım. Sonuç ne olursa olsun herşey iyi olacak. Herşey çok toz pembe değil ama anların keyfini çıkartmak önemli. Bazen susarak bazen de konuşarak.”<br />
Ve Banu’nun beni en fazla etkileyen cümlesi; “Keşke herkes bu dili konuşmayı öğrense, hayat bu kadar da zor değil”. Evet değil gerçekten de. Hayatı zorlaştıran bizim bakış açımız ve düşüncelerimiz.<br />
Eğer siz de dilinizi değiştirmek isterseniz lütfen alın ve bu kitabı başucunuza koyun;<br />
<strong>Marshall Rosenberg &#8211; “Şiddetsiz İletişim, Bir Yaşam Dili”.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/siddetsiz-iletisimi-yasayan-bir-ornek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonsuz olasılıkların farkına varalım</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/sonsuz-olasiliklarin-farkina-varalim/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/sonsuz-olasiliklarin-farkina-varalim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 06:26:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gökyüzü, Bilimsel araştırma, deney]]></category>
		<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1994</guid>
		<description><![CDATA[Astroloji bugün günlük hayatımıza girmiş durumda. Dolunay dönemlerinde gergin olmamak için birbirimizi uyarır, Merkür geri giderken aldığımız kararları gözden geçirir, astroloji haritamızı önemser olduk. Yüzyıllar önce kadim uygarlıkların Ay ve Güneş’in konumlarına göre beslenme düzenlerini dahi değiştirdiklerini göz önüne alırsak, bugün bu kadim bilgileri fark edenlerin sayısında artış olmasının da bir sebebi olsa gerek. Aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Astroloji bugün günlük hayatımıza girmiş durumda. Dolunay dönemlerinde gergin olmamak için birbirimizi uyarır, Merkür geri giderken aldığımız kararları gözden geçirir, astroloji haritamızı önemser olduk. Yüzyıllar önce kadim uygarlıkların Ay ve Güneş’in konumlarına göre beslenme düzenlerini dahi değiştirdiklerini göz önüne alırsak, bugün bu kadim bilgileri fark edenlerin sayısında artış olmasının da bir sebebi olsa gerek. Aslında astroloji sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışırken başvurduğumuz yöntemlerden sadece biri, belki ufak bir kaçış noktası bizim için, kimbilir belki de kendimizi iyi hissettiğimiz bir liman bazen. Fakat ne olursa olsun yine her konuda olduğu gibi bu derin bilginin çok doğru kanallardan, bilgiyi gerçek anlamda bilen ve deneyimlemiş olandan alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda Nilgün Yüksel ile tanışmam hiç de tesadüf olmasa gerek. Tam da bu konuları sorgularken çıktı kendisi karşıma ve de keyifli sohbet yaptık astroloji üzerine.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_2002" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-medium wp-image-2002" title="Nilgün yüksel" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/10/nilgunyuksel3-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /><p class="wp-caption-text">Nilgün Yüksel</p></div>
<p>Yüksel, İstanbul Üniversitesi Teorik Fizik Bölümünün ardından Uygulamalı Matematik ve Bilgisayar alanında Boğaziçi Üniversitesi’nde Master programını bitirmiş. Yıldız Üniversitesi Bilgisayar Müh. Bölümünde 7 sene öğretim üyesi olarak çalışmış. Yıllarca Bimsa, Alexander Mann başta olmak üzere birçok teknoloji şirketinde çalışmış ve sonunda kendi İnsan Kaynakları şirketini kurmuş. Bugün hem kendi şirketinde çalışmakta hem de astroloji ve kişisel gelişim seminerleri eğitimleri vermekte. Astroloji eğitimini ise kişisel merakı sonucunda Hakan Kırkoğlu’ndan almış ve kendi bilgileri ve bilgeliği ile sentezlemiş.</p>
<p><strong>Astrolojik harita kader değil</strong></p>
<p>Astroloji haritamızın kesinlikle bizim kaderimiz olmadığını belirten Yüksel, olayların bizdeki birtakım duyguları tetiklediğini ama o olaylar karşısında ne yapacağımızın bizim seçimimiz olduğunu söylüyor. Ve şöyle devam ediyor; “Bazen başımıza gelecek olayları değiştiremeyebiliriz ama bakış açımızı değiştirebiliriz. İşte burada astroloji, kuantum fiziği ile eşleşmeye başlıyor. Tüm olasılıklar yüzer gezer bir vaziyette evrende dolaşıyor. Bir konuya odağımızı çevirdiğimiz andan itibaren, sanki bir mıknatıs varmış gibi tüm moleküllerimiz, parçacıklarımız ona doğru dönüyor. Olasılıklar buna göre gelişmeye başlıyor. Biz sanıyoruz ki tek şansımız vardı, ama sadece görmeyi tercih etmiyoruz. Bu bizim bilinç bakış açımız. Bilincimiz evriliyor, genişliyor. Sahip olduğumuz her şeye başka bir gözle bakmayı öğreniyoruz. Burada kuantum var; “Ahaa” dediğimiz noktalar var ya, o nokta bizim farkında olduğumuz nokta. Bu da zaten yolun yüzde 80’ini oluşturuyor. İsterseniz gidin 10 günlük inziva yapın, o bilincinizi günlük hayatınıza uygulayamıyorsanız bir şey fayda etmez. Farkında olduğunuzda kolay tetiklenmiyorsunuz. Ayrıca her zaman karşınızdaki insanın içindekini görebilirseniz, karşılaştığınız olaylarda insanlardan dolayı da kolay tetiklenmezsiniz”. Yüksel, astrolojik haritamızdaki korku alanlarımızın ve kendimizi günlük hayatta eksik hissettiğimiz zamanların, aslında kendimizi deneyimleme yolumuzu oluşturduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Burçlara göre genelleme yapmayın</strong></p>
<p>Her birimizin 12 burcun bütünü olduğumuzdan söz eden Yüksel, insanlara burçlarına göre genelleme yapmamak gerektiğini herkeste 12 burçtan bir şeyler olabileceğini vurguluyor.</p>
<p>Yüksel’den aldığım bilgilere göre, 12 burcun hepsi birer bilinç düzeyi. Bu bilinç düzeyimizi gökyüzündeki bir hareket etkiliyor. Oradaki bir hareketle bizde ne harekete geçiyor bilmiyoruz. İşte olasılıklar burada başlıyor. Yani aynı olay sizde başka kayıtları açıyor bende başka kayıtları açıyor. İçerden dışarı bir şeyler çıkıyor; siz kızıyorsunuz, ben gülüyorum örneğin. Hayata belli temaları deneyimlemek için gelmişiz, olasılıklar sonsuz. Ama biz bunları bilinç düzeyimizde görebildiğimiz zaman, o bilinç, korkularımız, başarılarımız, ailemiz gibi bir düzlemde farkına varabiliyoruz.  Farkına varana kadar belirli temaları veya kalıpları tekrarlıyoruz, sadece baş aktörler değişiyor.</p>
<p><strong>Dolunayın ve güneşteki patlamaların etkileri</strong></p>
<p>Dünyanın yapısı ile insanın yapısının aynı olduğundan bahseden Yüksel, konuya şöyle açıklık getiriyor;  “Bizim yapımız karbon bazlı  bir yapı. Dünyanın yapısı da aynı. Dünyanın dörtte üçü sudur insanların da öyle. Dünyanın çekirdeğinde demir vardır bizim de kanımızda demir vardır. Bu nedenle güneşteki patlamalar dünyanın kabuğunun içindeki demiri ısıtıyorsa, orada dengesiz hareketler oluşuyorsa bizim içimizdeki demir de aynı şekilde oynuyor”.</p>
<p>Dolunay zamanının önümüzde duran olayların tam aydınlanma, farkındalık zamanı olduğuna dikkat çekerek, “Dolunay zamanı, bizim içimizdeki sıvı da etkileniyor. Örneğin ay zamanı 28 günde birdir, kadının menstürasyon zamanıyla aynıdır. Bu nedenle kadınlar dolunaydan daha fazla etkilenir. Dolunay, kadının bilincine sahip olma zamanıdır.” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Yüksel, diğer yandan güneş ve ay tutulmalarının da farklı bir bilinçle bakıldığında, gerçek bilgiye ulaşmamızı sağladığını söylüyor. Kendi gerçeğimizi görmemiz için de tutulmaların bir araç olduğunu anlatan Yüksel, özellikle tutulma ve dolunay dönemlerinde kendimizle kalabileceğimiz zamanlar yaratmamızı öneriyor.</p>
<p><em><strong>Seminerler</strong></em></p>
<p><em>Nilgün Yüksel, aşağıdaki başlıklarda seminerler veriyor. Seminerle ilgili bilgi almak isterseniz Mor Danışmanlık&#8217;a başvurabilirsiniz;</em></p>
<p><em>- <strong>Astroloji ile Farkındalık Yolculuğu :</strong> 8 haftalık workshop, sabah 10:30- 13:30 , akşam 19:30-22:30 seçenekleri</em></p>
<p><em> <strong>- Astrolojiye Giriş Semineri :</strong> 1 günlük, 13:30-17:30 arası cumartesi günleri</em></p>
<p><em><strong> - Kişisel Gelişim Semineri :</strong> Ayda 1 kere, seçilen konu üzerinden, interaktif olarak verilecek seminer. Gün olarak  cuma akşamı 19:30-23:00, veya cumartesi günü 13:30-18:00 arası. İlk seminer konusu &#8220;Nedir şu Kuantum dedikleri&#8221;.  </em></p>
<p><em>Mor Danışmanlık, Etiler  : <a href="mailto:morkisiselgelisim@gmail.com">morkisiselgelisim@gmail.com</a> </em><br />
<em> 0212 351 76 55 <a href="http://www.nurperiozcelik.com/">www.nurperiozcelik.com</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/sonsuz-olasiliklarin-farkina-varalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz kitabı olamayacak kadar güzel</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/yaz-kitabi-olamayacak-kadar-guzel/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/yaz-kitabi-olamayacak-kadar-guzel/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 20:46:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1877</guid>
		<description><![CDATA[Aykut Oğut’un kapağı aynalı kitabını plajda, havuzda görüyorum insanların elinde. Aynaya bakıp saçını falan düzeltenler var…Ama bence siz siz olun yanınıza bir de kalem alın bu kitabı okurken. Birçok kişisel gelişim kitabı okudum bugüne kadar. İnanın sayısını bilemiyorum. Hem bu köşede hem de blogumda (Alternatifkarma) yer veriyorum okuduğum kitapların analizlerine. Ne düşünüyorsam açıkça, kalbimden yazıyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-1879" title="Aykut-Ogut-Orijinal-ve-Sifir__39520684_0" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/08/Aykut-Ogut-Orijinal-ve-Sifir__39520684_0-189x300.jpg" alt="" width="189" height="300" />Aykut Oğut’un kapağı aynalı kitabını plajda, havuzda görüyorum insanların elinde. Aynaya bakıp saçını falan düzeltenler var…Ama bence siz siz olun yanınıza bir de kalem alın bu kitabı okurken.</strong></p>
<p>Birçok kişisel gelişim kitabı okudum bugüne kadar. İnanın sayısını bilemiyorum. Hem bu köşede hem de blogumda (Alternatifkarma) yer veriyorum okuduğum kitapların analizlerine. Ne düşünüyorsam açıkça, kalbimden yazıyorum bütün şeffaflığıyla. Ama bu defa gerçekten çok iddialı bir önerim var size. Mutlaka okumalısınız diyorum adı olmayan bu kitabı. Kapağında kocaman bir ayna var ve de yazarı Aykut Oğut. Aslında kitabı ilk gördüğümde bir anlam veremedim. “Yok canım bu kadar hızlı ikinci kitabı çıkarmış olamaz. Herhalde Evrenden Torpilim Var’ı farklı bir kapakla tekrar bastı” dedim ve incelemedim bile. Sonra bir dost sohbetinde bahsedildi yazarın ikinci kitabının çıktığından. İlk fırsatta aldım ve bir solukta okudum. İlk kitabın tamamlayıcısı niteliğinde ama ben aynalı kitabı ilkinden daha çok sevdim. Tabii ayna çalışmalarına ne kadar önem verdiğimi bilirsiniz, hep söyler dururum ya “Bir konuda sıkıntı mı yaşadınız önce aynaya bakın” diye. İşte kitap beni buradan vurdu öncelikle, köşemin ismiyle de birebir aynı olması da tesadüf olmasa gerek. Bir de yazarın kendi yaşamından birebir verdiği örnekler, kendi yaşanmışlıklarıyla kendine yönelik yaptığı tahliller, içsel çalışmaları ve vardığı sonuçları bütün samimiyetiyle en ince ayrıntısına kadar anlatması çok hoşuma gitti. Çünkü kendimi okuyormuşum gibi hissettim. Öyle ki kitabın bazı yerlerini sanki ben yazmışım gibi.</p>
<p>Bu köşede ayda bir ama blogda çok daha sık yazıyorum kendimle ilgili, yaşadıklarımdan, kendimle içsel konuşmalarımdan bahsediyorum. Bazen çok yakın arkadaşlarımdan hatta ailemden bile şöyle diyenler olur; “Ya sen bu kadar kişisel gelişim çalışmalarının içindesin, o kadar okuyorsun ama halen bir şeylere öfkeleniyorsun, hastalanıyorsun, sinirleniyorsun…vs.”</p>
<p>Birkaç yıl öncesine kadar fena bozuluyordum bu duruma. Gerçekten bir şeyleri yanlış yapıyorum herhalde diyordum ama baktım ki durum öyle değil ve ben her geçen gün her deneyimimden daha fazla şey öğreniyorum. Artık son zamanlarda ben de cevap olarak her defasında “İyi ki böyleyim” diyorum. Oğut bu konuya nefis bir şekilde açıklık kazandırmış, çatladım gülmekten okurken; “Elbette kendi üstünüzde çalışın, ben de çalışıyorum, ama bunu tamamlanacağınızı, olacağınızı, ereceğinizi sanarak ya da buna benzer niyetlerle yapmayın. Sizi bekleyen tek şey hayal kırıklığı olacak benden söylemesi. Evren’de bir yamukluk olduğu için değil, sürekli genişlediği için. Her gün her halinizle zaten tamsınız. Evren genişlediği için, yeniden öğreniyoruz hepsi bu.”</p>
<p>Bence daha önce hiç yapılmamış bir şeyi başardı yazar. Kişisel gelişimi birebir yaşanmışlıklarıyla, bütün maskelerini düşürerek, tamamen koşullardan, yargılardan arınmış bir şekilde herkese anlatabildi. Hem de oldukça sade ve anlaşılır bir Türkçe ile.</p>
<p>“Ben ne biliyorsam, aslında siz de biliyorsunuz” diyen Oğut, bugünün insanın içinde bulunduğu sıkıntılardan ve kaos ortamından çıkabilmesi için tamamen kendine inanması ve kendi yöntemlerini keşfetmesini öneriyor; “Onca filozof, din adamı, düşünür geldi, gitti, neden hala cevabı bulamadık? Cevap aslında herkesin kendi içinde yatıyor. Kendi doğrularını yaşamak isteyenlere ya deli dedik ya da çıkıntı. Elbette etrafımızdakiler, bizim kendi doğrularımızı bulup çıkarmamızı, kendi doğrularımızla yaşayabileceğimiz fikrini desteklemek istemiyor. Kötü niyetlerinden yapmıyorlar bunu, sadece korkuyorlar. Onlar bu durumlara katlanacaklarına siz değişin ve onlar gibi olun istiyorlar. Kendimiz gibi kaç kişi varsa, ne kadar insan varsa o kadar güvende ve önemli hissettik. Hadi bakalım artık kendi doğrularınızı itiraf etme zamanı geldi.  Kapatın kitabı, ayna sizi bekliyor.”</p>
<p>Mutlu olmak için değil asıl mutsuz olmak için sebeplere ihtiyacımız olduğundan bahseden Oğut, “Pazartesi iş yerinde kavga edip, akşam sevgilinizle atışıp, Salı günü taksicinin birine çatıp, Çarşamba günü facebook’a “hayat bu kadar acımazsızsın” yazıp, ardından bir de hüzünlü bir şarkı ekleyip, Cuma günü yorgunluktan bitap düşüp, Cumartesi günü falanca workshop’a veya kuantum kişilik bilmemnesine katılmakla kişisel gelişim olmaz. Kişisel gelişim, eğlenceli, keyifli, havuz başında bir kadeh şarapla bile yapılabilecek ciddi bir iştir. Bunları neden söylüyorum? Çünkü yaşadığımız kısır döngülerin içinde kalmamızın yegane nedeni, nehrin içine düşmüş bir dal parçası gibi sürüklenerek yaşıyor olmanız” diyor.</p>
<p>Yazarın eşi Esra Oğut ile birlikte kurduğu bir de web sitesi var; <a href="http://www.ayrasehri.com/">http://www.ayrasehri.com/</a>. Günlük bültenler çok eğlenceli, kaçırmayın derim.</p>
<p>*İnfomag Ağustos köşe yazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/yaz-kitabi-olamayacak-kadar-guzel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bedenini sev</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/bedenini-sev/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/bedenini-sev/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2011 13:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1843</guid>
		<description><![CDATA[Üniversite yıllarındaydım sanırım ‘sağlıklı beslenme’nin ne demek olduğunun ilk farkına vardığımda. Malum bol stresli bir üniversite sınavından çıkmıştım ve en çok istediğim bölümlerden biri olan gazeteciliği kazanmış olmanın verdiği rahatlıkla iyice de salmıştım kendimi. Hafif balık eti olan bedenim baktım ki gittikçe daha bir yuvarlak hale geliyor. Son çare olarak bir spor salonuna kayıt oldum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite yıllarındaydım sanırım ‘sağlıklı beslenme’nin ne demek olduğunun ilk farkına vardığımda. Malum bol stresli bir üniversite sınavından çıkmıştım ve en çok istediğim bölümlerden biri olan gazeteciliği kazanmış olmanın verdiği rahatlıkla iyice de salmıştım kendimi. Hafif balık eti olan bedenim baktım ki gittikçe daha bir yuvarlak hale geliyor. Son çare olarak bir spor salonuna kayıt oldum ve spor hocamın desteğiyle sıkı da bir diyete girdim. Sonunda 9 kilo verdim ve istediğim bedene ulaştım. O gün bugündür hep dikkat ettim ama bir daha da diyet yapamadım. Ne zaman ki yoga ile tanıştım bedenim için neyin iyi olabileceğine kafa yormaya başladım. Bugün artık bedenimin gerçekten istemediklerini yememeye çaba gösteriyorum. Kilo alıp almamak ise gerçekten çok da umrumda değil çünkü zaten sağlıklı beslendiğinizde ve bedeninizi çalıştırdığınızda kilonuzda fazla değişiklik olmuyor.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1846" title="kadın" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/06/kadın-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /></p>
<p>Öte yandan insanın kendi bedenini her şeyi ile sevmesi gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar popüler kültür bize bunun tam tersini dayatsa da gözümüzü açık tutmakta fayda var. ‘Örnek anneler’ olarak doğumdan 2 ay sonra işe dönen süper modellerin haber yapılması, 5 yaşında çocukların elinde partiden çıkmış kıyafetleri ile ve yoğun makyajlı Barbie’lerle oynaması, 50 yaşında bir sanatçının plajda fotoğrafı çekilip kiloları yüzünden rencide edilmesi, bütün reklamlarda mutlu insanların süper fit ve güzel görünmesi buna sadece birkaç örnek. Bir yandan her daim fit olmamız gerektiği pompalanırken, diğer yandan abur cubur reklamları aldı başını gidiyor ve okul kantinlerinde çocuklar birbiriyle yarış ediyorlar gofret ve bisküvi yemede. Çocukların kimileri obezite sınırında, kimileri de yediklerini gizli gizli kusuyor. Mis gibi ev yemekleriyle beslenen, açık havada oyunu bilgisayara tercih eden çocuklar çok az bugün.</p>
<p>Bedenim için iyi olanları yiyorum derken sürekli sebze, meyve ile besleniyorum sanmayın, sonuçta şehir insanlarıyız ve her ortama girip çıkıyoruz. Fakat dikkatli olur özellikle de alışverişlerimizde etiket okuyabilme bilgisini edinirsek büyük yol katetmiş oluruz. Etiket okumak hem size hem de ailenize ummadığınız faydalar sağlar. Katkı maddeli her tür yiyecek ve içecekten sizi uzak tutar ve yarının çocuklarını da bilinçlendirmenizde önemi büyüktür.</p>
<p> <strong>En Çok Dikkat Edilmesi Gereken Gıda Katkı Maddeleri </strong></p>
<p><strong>Benzoik Asit (E210) ve Sodyum Benzoat (E211) gibi Benzoatlar –</strong> Soslar, margarin, ketçap, mayonez gibi gıdalarda kullanılır. Alerji ve astım hastalarında ataklara neden olabilir. Kanserojen olduklarından şüphelenilmektedir.</p>
<p><strong>BHA (E320) ve BHT (E321) –</strong> Yağlarda, hazır çorbalarda ve cipslerde antioksidan olarak kullanılır. Alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kanserojen olduklarından şüphelenilmektedir. Bazı Avrupa ülkeleri ve Japonya’da kullanımları yasaktır.</p>
<p><strong>Sunset yellow (E110), Tartrazin (E102), Amaranth (E123), Patent Blue V (E131), </strong><strong>Green S (E142) gibi Gıda Boyaları –</strong> Renk vermek için şekerleme, dondurma, toz içecekler, salata sosu ve ketçap gibi pek çok gıdada kullanılırlar. Alerjik reaksiyonlara, astım ataklarına, çocuklarda hiperaktif davranış bozukluklarına neden olduklarından ve kanserojen olduklarından şüphelenilmektedir. E123 ve E110, ABD ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde yasaklanmıştır.</p>
<p><strong>Nitrat ve Nitritler (E249, 250, 251, 252) –</strong> Koruyucu, renklendirici ve lezzet artırıcı olarak sosis, salam gibi gıdalarda kullanılırlar. Baş ağrısı ve kurdeşene neden olabilirler. Vücutta kanserojen bir madde olan nitrozamine dönüşürler.</p>
<p><strong>Aspartam (E951) –</strong> Diyet gıdalarda kullanılan yapay tatlandırıcı. Çok kullanıldığında vücutta şişmelere ve başta sinir sistemiyle ilgili olmak üzere çok sayıda soruna neden olduğu iddia edilmektedir.</p>
<p><strong>Siklamatlar (E952) –</strong> Diyet gıdalarda kullanılan yapay tatlandırıcı. Kansere neden olduğu için ABD’de yasaklanmıştır.</p>
<p><strong>Sülfitler (E220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228) –</strong> Çeşniler, deniz ürünleri, jöleler, kremalı bisküviler, kurutulmuş meyveler, meyve suları, konserve sebzeler, dondurulmuş patates ve hazır çorbalarda, bira, şarap gibi içeceklerde bulunurlar. Sülfitler göğüste sıkışma, kurdeşen, karında kramp, ishal, başta yanma hissi gibi bulgulara neden olabilirler. Duyarlı astımlılarda astım atağını tetikleyebilirler. Bazı vitaminlerin vücutta yıkımına neden olurlar. ABD’de bazı ürünlerde kullanımları yasaklanmıştır. Bu gıda katlı maddelerinin tümü ülkemizde kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/bedenini-sev/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değişim önce dilimizde başlamalı</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/degisim-once-dilimizde-baslamali/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/degisim-once-dilimizde-baslamali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 May 2011 19:47:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1765</guid>
		<description><![CDATA[Küçükken anneannem ya da dedem kafamı masaya çarptığımda, masaya vururlardı ve “Hımm ne yaptın bakalım sen bizim kızımıza bakalım” diye masayı azarlarlardı. Bu davranışı daha sonra birçok büyükanne ve dedede hatta anne, babalarda da gördüm. Öyle yer etmiş ki bende anne olduğumda en karşı çıktığım ve sevdiklerimi “sakın yapmayın” diye uyardığım durum bu oldu. Oysa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küçükken anneannem ya da dedem kafamı masaya çarptığımda, masaya vururlardı ve “Hımm ne yaptın bakalım sen bizim kızımıza bakalım” diye masayı azarlarlardı. Bu davranışı daha sonra birçok büyükanne ve dedede hatta anne, babalarda da gördüm. Öyle yer etmiş ki bende anne olduğumda en karşı çıktığım ve sevdiklerimi “sakın yapmayın” diye uyardığım durum bu oldu. Oysa ki bir çocuğun kafasını masaya çarpmasından doğal ne olabilir ki değil mi ama bunun için masayı dövmek neden? Sonradan okuduklarım ve araştırdıklarımdan öğrendim ki bu davranış çocuğa “senin canını acıtanı sen de acıt” mesajı veriyormuş. İşte bu mesajlarla büyüme sürecine girip sonra ilkokula başlayınca bize hakaret edene biz de hakaret ediyor hatta bizi iten, döven çocukları biz de dövüyoruz. Ve şiddet böyle çaktırmadan giriyor hayatımıza hiç çıkmamacasına. Sonunda bugünkü halimize geliyoruz ve “dünya bizim canımızı acıtıyorsa biz de ayakta kalabilmek için onu acıtırız” felsefesini güderek yaşayıp gidiyoruz. Ama gerçek anlamda yaşıyor muyuz yoksa sadece hayatta kalmaya mı çalışıyoruz onun farkına varmak gerek. Çok sevdiğim bir kitap olan Tanrılar Okulu’nun yazarı Stefano E. D’Anna’nın dediği gibi “Dünya böyle çünkü sen böylesin”. Şu koskoca evrenin bizim şahane bir yansımamız olduğu gerçeğini kabul edelim artık hadi. Bizler değişmedikçe dünya değişmeyecek. Değişim de bizim dilimizden ve iletişim şeklimizden başlayacak öncelikle. Öfkemizi bile sevgiyle ifade edebilecek iletişim becerisini kazandığımız gün bireyler, aileler, toplum, kıtalar yani dünya daha şevkat dolu bir yer olacak.</p>
<p>Marshall Rosenberg, Şiddetsiz İletişim yaklaşımını ortaya koymadan önce “En zor şartlar altındayken bile doğamızdaki şefkate bağlı kalabilmemizi sağlayan nedir” diye düşünmüş ve bu sorunu yanıtlarını aramış uzun yıllar. Araştırmaları sonucunda ise, şefkatli kalabilme yeteneğimizi etkileyen sebepler üzerinde çalışırken, dilin ve kelimeleri kullanış şeklimizin ne kadar önemli olduğunu fark etmiş. Ondan sonra iletişime – konuşma ve dinleme – yönelik özel bir yaklaşım getirmiş. Bu yaklaşımı, doğamızda var olan şefkat duygusunun gelişmesini sağlayacak şekilde bizi kendimizle ve diğer insanlarla birleştiren, böylece birbirimizle gönülden bir alışverişe, paylaşıma yönelten “Şiddetsiz İletişim” olarak tanımlaşmış. Burada şiddetsizlik sözcüğünü Gandhi’nin kullandığı anlamda, yani “şiddetten arındığında yüreğimizde doğal olarak var olan şefkat hali” anlamında kullanıyor. </p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-1775" title="indian-hero-mahatma-gandhi" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2011/05/indian-hero-mahatma-gandhi-249x300.jpg" alt="" width="249" height="300" />Mahatma Gandhi’nin torunu Arun Gandhi, 1940’larda ırk ayrımcılığı yapılan Güney Afrika’da derisi koyu bir kişi olarak büyümenin zorluklarını çok derinden yaşamış. Bu anlamda öfkesini ve içindeki intikam duygusunu hafifletmesi için ailesi tarafından 18 aylık kısa bir süre için dedesi Mahatma Gandhi’nin yanına Hindistan’a gönderilmiş. Sadece 13 yaşıdaymış. Arun Gandhi, dedesinden öğrendiklerini şöyle özetliyor; “Dedemden öğrendiğim pek çok şeyden biri de şiddetsizliğin derinliğini ve kapsamını anlamak; hepimizin şiddet dolu olduğunu, bu yüzden davranışlarımızda nicel bir değişim yaratmamız gerektiğini kabul etmekti. Çoğu zaman içimizdeki şiddeti kabul etmeyiz çünkü bu konuda cahiliz. Şiddetli olmadığımızı varsayarız çünkü bizim için şiddet, dövüşmek, öldürmek, dövmek ve savaşlardır ki bunlar da normal insanların genelde yapmadıkları şeylerdir.</p>
<p>Beni bu konuda ikna etmek için dedem benden soyağacı oluşturmak için uygulanan kuralları kullanarak şiddetin soyağacını çıkarmamı istedi. Onun savunduğu şey, eğer ben dünyada var olan şiddeti anlar ve kabul edersem şiddetsizliğin kıymetini daha iyi bilecektim.</p>
<p>Her akşam o gün olanları, deneyimlediğim her şeyi, okuduklarımı, gördüklerimi ve başkalarına yaptıklarımı analiz etmeme yardım etti ve soyağacının üzerine bunları, eğer şiddetin yer aldığı durumlarda fiziksel güç kullanılmışsa “fiziksel” başlığı altına veya eğer duygusal acı veren türde bir şiddetse “pasif” başlığı altına yerleştirmemi istedi.</p>
<p>Birkaç ay içinde odamdaki bir duvar, dedemin fiziksel şiddetten daha sinsice olarak tanımladığı pasif şiddet olayları ile örtüldü.</p>
<p>Ondan sonra, bana pasif şiddetin eninde sonunda, birey veya bir topluluğun üyesi olarak, şiddet kurbanı olan kişide öfke yarattığını ve onun da sonuçta şiddetle tepki verdiğini açıkladı. Diğer bir deyişle fiziksel şiddetin ateşini körükleyen şey, pasif şiddetti.</p>
<p>Bu kavramı anlamadığımızdan veya takdir etmediğimizden, barış için sarf ettiğimiz gayretler ya meyve vermiyor ya da kazandığımız barış kalıcı olamıyordu. Önce cehennem ateşini körükleyen yakıtı kesmezsek yangını nasıl söndürürdük?”</p>
<p><strong>Marshall Rosenberg’in “Şiddetsiz İletişim Bir Yaşam Dili”</strong> kitabı taze çevrildi Türkçe’ye ve raflarda yerini aldı. Beni derinden etkileyen önsözü de Arun Gandhi yazmış. Her satırı sindire sindire okunası bir kitap. Keyifli okumalar…  </p>
<p>*Mayıs köşe yazım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/degisim-once-dilimizde-baslamali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!--google--><div style="position: absolute; height:150pt; width:300pt; overflow: auto; display:none; padding:5pt"><h3>lexapro and</h3> <a href="http://www.allegra-fexofenadine.com/tag/fexofenadine-and-pseudoephedrine/">fexofenadine and pseudoephedrine</a> <u>levlen after life</u> <b>soma double cross</b> <strong>weight zoloft</strong> <strike>free online games shoot em up</strike> <h1>define lexapro</h1> <a href="http://www.buycheapadipex.com/tag/adipex-and-alcohol/">adipex and alcohol</a> picture lisinopril <i>lamisil antifungal pill</i> human growth hormone and cycling <strike>name cialis</strike> <h2>green tea extract decaf capsules</h2> <a href="http://www.buy-cheapphentermine.com/tag/how-to-buy-phentermine/">how to buy phentermine</a> <b>ephedra hoodia side effects</b> <b>drug interaction tramadol cymbalta</b> <i>lipitor colitis</i> <i>buy generic cialis</i> <h2>coral calcium cancer hodgkin</h2> <a href="http://www.buy-cheapsoma.com/tag/generic-soma/">generic soma</a> boss shoots employees <b>pt5 tramadol</b> zyprexa and diphenhydramine injection <i>maria kanellis playboy photo shoot</i> <h3>naprosyn tab 500 mg</h3> <a href="http://www.cheaptestosterone.com/tag/low-testerone//">low testerone</a> <b>transitioning from zoloft to lexapro</b> <i>cafe allegra san francisco</i> <strong>weaning self off paxil</strong> <i>hoodia web site</i> <h2>paxil lexapro</h2> <a href="http://www.rx-acomplia.com/tag/cheapest-acomplia/">cheapest acomplia</a> george bush war declaration purim <i>protonix</i> <strong>allegra yeast infection</strong> <b>cialis mens reaction</b> <h2>tyra banks croth shoot</h2> <a href="http://www.didrex-benzphetamine.com/tag/benzphetamine-hydrochloride/">benzphetamine hydrochloride</a> <u>luxury hotel rome uk viagra supplier</u> <i>jensen car amp trouble shoot</i> <strong>effexor xr children</strong> <b>celebrex pain pack</b> <h3>does prozac make you fat</h3> <a href="http://www.eurokamagra.com/tag/cheap-kamagra/">cheap kamagra</a> evista glow <b>paxil children</b> <strong>amaryl diabetes drugs</strong> <i>a href buy azulfidine</i> <h1>can prozac cause seisures</h1> <a href="http://www.prozac-fluoxetine.com/tag/fluoxetine-dosage/">fluoxetine dosage</a> levaquin and achilles heel problem <b>future brite digital electronic ballasts</b> viagra in the water <strike>emelia and the bellboy photo shoot</strike> <h2>neurontin for chronic headaches</h2> <a href="http://www.buycheapadipex.com/tag/adipex-diet/">adipex diet</a> <b>over counter simuler to nexium</b> how to discontinue prozac how ot shoot like nba players <strike>psyciatric survivors prozac</strike> <h2>lisinopril doseage</h2> <a href="http://www.cheaptramadol-ultram.com/tag/buy-tramadol/">buy tramadol</a> avandia health alert ad <b>augmentation breast enhancement</b> <i>yellow mountain green tea china</i> <i>cheap prilosec rx</i> <h2>picture of zoloft</h2> <a href="http://www.buy-cheaplevitra.org/tag/generic-vardenafil/">generic vardenafil</a> <u>aldactone high testosterone female</u> advantages and disadvantages to taking melatonin <strong>lisinopril side effects in men</strong> <b>class action dilantin</b> <h2>cialis in the system</h2> <a href="http://www.valium-diazepam.org/tag/diazepam-dosage/">diazepam dosage</a> side effects allegra welbutrin <b>cephalexin may cause itching</b> lexapro and sexual side affects <b>detrol la results</b> <h3>archery shoot</h3> <a href="http://www.hydrocodone-watson.com/tag/vicodin-watson-540/">vicodin watson 540</a> <u>offduty officer shoots suspect in carjacking</u> <i>propecia 1 mg</i> <i>prozac nation ebook elizabeth wurtzel</i> <b>motrin conversion</b> <h2>chemicals of risperdal</h2> <a href="http://www.mysteroids.org/tag/test prop/">test prop</a> <b>lamictal transient hair loss dose related</b> jennifer aniston vogue photo shoot cymbalta for diabetic neuropathy <strike>real cures for premature ejaculation</strike> <h2>norvasc definition</h2> <a href="http://www.cheapwinstrol.com/tag/deca-winstrol/">deca winstrol</a> lowest cost viagra <i>zithromax austria</i> celebrex bactrim <i>christian view on zoloft</i> <h1>heart pain with plavix</h1> <a href="http://www.cheappropecia-finasteride.com/tag/finasteride-enlarged-prostrate/">finasteride enlarged prostrate</a> <b>calan investment consultants</b> <b>celexa manufacturer website</b> liver and zocor <b>prevacid 15 per 3</b> <h3>mitral valve repair and coumadin</h3> <a href="http://www.mysteroids.org/tag/test propionate/">test propionate</a> <b>rogaine scalp med propecia minoxidil</b> <i>health care diflucan</i> buspar 15 mg <i>side effect of lasix in cats</i> <h1>augmentin stealing</h1> <a href="http://www.hydrocodone-watson.com/tag/percocet-watson-540/">percocet watson 540</a> singulair cat areator little boy shoots cum viagra complaints <i>lopid manufactuer</i> <h1>tramadol conversion to fentanyl patch</h1> <a href="http://www.cheapativan.org/tag/ativan-lorazepam/">ativan lorazepam</a> <u>coumadin replacement safer drug</u> <i>generic medicine for vytorin</i> levitra comparisons <i>april cope and adalat</i> <h2>find coral calcium lau on infocom</h2> <a href="http://www.cheapativan.org/tag/ativan-dosage/">ativan dosage</a> tricor services soma psycho active smoke <strong>can celexa cause headaches</strong> <i>buspar for dogs</i> <h2>zoloft premature ejaculation minutes</h2> <a href="http://www.cheap-ephedrine.org/tag/ephedrine-extract/">ephedrine-extract</a> <u>hoodia consumer report</u> <i>lamictal user forum</i> <strong>the girls next dog calender shoot</strong> <i>cymbalta withdrawls</i> <h1>heart herbal mixing viagra</h1> <a href="http://www.ambien-zolpidem.com/tag/ambien-online/">ambien online</a> <b>does cymbalta make you tired</b> <b>calcium coral direct phosphorous supplement</b> <i>how fast does claritin work</i> <b>lexapro itching side effects</b> <h3>the benefits of triple hgh releaser</h3> <a href="http://www.cheapstanozolol.com/tag/stanozolol-dosage/">stanozolol dosage</a> <b>breast augmentation 36c</b> <b>amino acids human growth hormones</b> <i>what is medrol dose pack</i> <i>lasix morphine chf protocol</i> <h3>cymbalta and duloxetine hcl comparison facts</h3> <a href="http://www.cheapmethylphenidate.com/tag/buy-methylphenidate-online/">buy methylphenidate online</a> <u>prednisone routes of adminsitration</u> <i>canada kamagra supplier</i> growing strawberry plants from shoots <strike>lipitor sweatshop</strike> <h2>lipton green tea diet review</h2> <a href="http://www.cheapoxycontin.org/tag/buy-oxycontin/">buy oxycontin</a> <b>lisinopril and motrin</b> <b>lanoxin 0.125 price 30</b> hgh prescription <strike>take cymbalta in morning</strike> <h2>hoodia pomegran real</h2> <a href="http://www.cheapcodeine.org/tag/apap-with-codeine/">apap-with-codeine</a> effects of suddenly stopping prednisone <i>augmentin dosage for cat ear infection</i> <strong>hoodia wyoming</strong> <i>dr livine breast augmentation</i> <h3>medication law suit dilantin</h3> <a href="http://www.valium-diazepam.org/tag/diazepam-and-valium/">diazepam and valium</a> aura soma and animals x sexo shoots 1 97 <i>shoot up torrent</i> <strike>why triple hgh releaser</strike> <h1>diflucan yeast</h1> <a href="http://www.buy-cheapcialis.org/tag/cialis-is-tadalifil/">cialis is tadalifil</a> <b>wellbutrin prozac not sleeping</b> <b>medicine imitrex</b> <i>glucophage mechanism of action</i> <b>zyrtec no longer</b> <h3>bumper shoot seatle</h3> <a href="http://www.clonazepam-klonopin.com/tag/clonazepam-dosages/">clonazepam dosages</a> <b>wanted to buy viagra</b> market price of calcium carbonate limestone <i>retin-a strenghts</i> <i>dont shoot your eye out</i> <h3>holly madison naked photo shoot</h3> <a href="http://www.cheapritalin.com/tag/methylphenidate-ritalin/">methylphenidate ritalin</a> <u>topamax neurontin bipolar ii</u> sony point and shoot digital camcorder <strong>avodart proscar compare</strong> <i>prilosec bonus</i> <h2>houma oilmen's skeet shoot</h2> <a href="http://www.cheapwinstrol.com/tag/results-of-winstrol/">results of winstrol</a> herbs that work like viagra <i>melatonin side affects</i> <i>compare hoodia patch products</i> <strike>celebrex wrongful death</strike> <h1>claritin canadian pharmacy</h1> <a href="http://www.buy-cheaplevitra.org/tag/levitra-online/">levitra online</a> <b>risperdal action</b> florida officer shoots atlethe son elavil faq consumer <strike>recommended dose when starting zoloft</strike> <h3>georgia dove pay shoot</h3> <a href="http://www.percocet-oxycodone.com/tag/is-oxycodone-percocet/">is oxycodone percocet</a> maker of soma <b>successful clomid testimonials</b> effects of ultram er and alcohol <i>robert cipro haverhill ma</i> <h3>tyler knight shoot me</h3> <a href="http://www.cheaptramadol-ultram.com/tag/how-to-take-ultram-and-tramadol/">how to take ultram and tramadol</a> <b>lexapro and seratonin</b> dosage for zyrtec syrup <strong>synthroid generic side effects</strong> <b>lexapro bruise bruising bruises</b> <h2>treatment for acne not involving creams</h2> <a href="http://www.allegra-fexofenadine.com/tag/cost-of-fexofenadine/">cost of fexofenadine</a> biphasic on 100mg clomid now monophasic planetary triphala cleanse <strong>imitrex 0047</strong> <strike>drug prednisone</strike> <h2>social anxiety adderall zoloft</h2> <a href="http://www.buy-cheapviagra.org/tag/cheap-viagra/">cheap viagra</a> <b>prozac for menopause</b> <b>omega fish kids supplements brite</b> <i>shoot a monkey</i> <b>c-pill generic viagra</b> <h1>antabuse in children</h1> <a href="http://www.percocet-oxycodone.com/tag/get-percocet/">get percocet</a> <b>restless legs syndrome and requip</b> tramadol crushing fosamax vs boniva <strike>lipitor launder</strike> <h3>eczema side effect of zantac</h3> <a href="http://www.cheapmethylphenidate.com/tag/methylphenidate-cost/">methylphenidate cost</a> <u>us propecia pharmacy</u> <b>nicole mitchell photo shoot</b> <i>zoloft and pregnacy</i> <i>celebrex and ear</i> <h1>tramadol for sleep</h1> <a href="http://www.atarax-hydroxyzine.com/tag/buy-atarax/">buy atarax</a> <b>cheap fedex tramadol</b> <b>shoot my gape</b> <strong>lexapro and ativan</strong> <i>prilosec annoying friend</i> <h1>zoloft and pregnacy</h1> <a href="http://www.ambien-zolpidem.com/tag/ambien-for-sleep/">ambien for sleep</a> <u>maxalt and endocet</u> <i>coumadin tablet</i> kamagra paypal <b>how to discontinue zoloft</b> <h1>erectile dysfunction lexapro</h1> <a href="http://www.cheappropecia-finasteride.com/tag/finasteride-administration/">finasteride administration</a> <b>remeron actions</b> <b>bumper shoot parking</b> <strong>propecia results testing</strong> <strike>avastin xeloda phase 3</strike> <h1>melatonin effect on gi</h1> <a href="http://www.xanax-alprazolam.com/tag/ativan-xanax/">ativan xanax</a> <u>tramadol viagra fetal monitor online pharmacy</u> flagyl and decrease coumadin levels <i>frank giampa shoot</i> <strike>caffine lexapro</strike> <h2>brite smile pencil</h2> <a href="http://www.atarax-hydroxyzine.com/tag/atarax-side-effects/">atarax side effects</a> <u>brusing after breast augmentation</u> taking zoloft at night does hgh spray work <b>go barefoots best bob calcium coral</b> <h1>liposomal delivery hgh</h1> <a href="http://www.xanax-alprazolam.com/tag/buy-xanax-online/">buy xanax online</a> <u>inderal serious adverse effects</u> <b>sasco brite life</b> lexapro wellbutrin depression medication <strike>estate real soma</strike> <h3>cvs pharmacy hoodia</h3> <a href="http://www.didrex-benzphetamine.com/tag/benzphetamine-vs-phentermine/">benzphetamine vs phentermine</a> <u>cymbalta concerta combination</u> <i>atkins prednisone</i> <i>effexor get off</i> <i>dr mirabile breast augmentation pics</i> <h1>greatest materials diet hoodia pill</h1> <a href="http://www.cheapstanozolol.com/tag/stanozolol-cycle/">stanozolol cycle</a> <u>numbness in fingers topamax</u> martin mcguinness shoot all soldiers clomid and male fertility studies <strike>to take zyban</strike> <h2>calcium carbonate magnesium hydroxide</h2> <a href="http://www.prozac-fluoxetine.com/tag/fluoxetine-and-alcohol/">fluoxetine and alcohol</a> does accutane ever not work <b>soften faster after breast augmentation</b> medication lexapro <i>shoot your boos</i> <h1>wellbutrin pravachol zanaflex index php</h1> <a href="http://www.cheap-vicodin.org/tag/get-vicodin/">get vicodin</a> casodex bicalutamide connecticut <i>degeneration help macular premarin using</i> <i>these include zovirax famvir and valtrex</i> <i>dog junior motrin</i> <h3>clomid and male fertility studies</h3> <a href="http://www.dexedrine-adderall.com/tag/dexedrine-dosage/">dexedrine dosage</a> 350 soma levitra as a cialis booster dementia aricept <strike>augmentation breast cost surgery</strike> <h3>drinking alcohol on prozac</h3> <a href="http://www.eurokamagra.com/tag/fast-kamagra/">fast kamagra</a> coreg and ace inhibitors <i>atarax 50mg</i> chuck and egg shoot <strike>online lipitor</strike> <h2>sometimes the moon shoots back</h2> <a href="http://www.cheapcodeine.org/tag/acetaminophen-with-codeine/">acetaminophen-with-codeine</a> prozac what does to you medical effect of green tea <i>when was viagra released</i> <i>planetary triphala cleanse</i> <h3>gun to shoot deer</h3> <a href="http://www.cheap-ephedrine.org/tag/ephedrine-doseage/">ephedrine-doseage</a> <b>lexapro induced hypertension</b> <b>allegra generic brand</b> <i>celebrex dose</i> <strike>hgh mixed with achoal</strike> <h3>hunk photo shoots</h3> <a href="http://www.cheaptestosterone.com/tag/increase-testerone/">increase testerone</a> rainbow brite full intro <i>prozac turner</i> <strong>multiples on clomid</strong> <i>ultram causes constipation</i> <h1>aldactone acne treatment</h1> <a href="http://www.cheapoxycontin.org/tag/get-oxycontin/">get oxycontin</a> <b>coupons for viagra</b> <i>buy cheap generic norvasc</i> <strong>dilantin and sunlight</strong> <b>cat on prednisone for asthma</b> <h3>paxil causing weight gain</h3> <a href="http://www.celebrex-celecoxib.com/tag/celebrex-cost/">celebrex-cost</a> <u>augmentin suspension</u> <i>ditropan xl and detrol la</i> lisinopril and aspirin interaction <b>find how to use levitra pills</b> <h3>lipitor atorvastatin arkansas</h3> <a href="http://www.buy-cheapcialis.org/tag/cialis-price/">cialis price</a> <b>levitra past cme conferences</b> celebrex bactrim tramadol observed information <strike>melatonin and sinus drainage</strike> <h2>allegra bertozzi</h2> <a href="http://www.amoxil-amoxicillin.com/tag/amoxicillin-clav/">amoxicillin clav</a> <b>health south cover viagra</b> <i>cost of atacand</i> <i>mariah carey photo shoot</i> <strike>green tea for slimming lose weight</strike> <h2>prozac patient assistance</h2> <a href="http://www.dexedrine-adderall.com/tag/dexedrine-cost/">dexedrine cost</a> <b>lexapro withdrawel symptoms</b> vytorin strengths prozac nation ebook elizabeth wurtzel <strike>clomid and male infertility</strike> <h2>toprol xl 100 mg</h2> <a href="http://www.amoxil-amoxicillin.com/tag/amoxicillin-and-clavulanate/">amoxicillin and clavulanate</a> <u>wwe ashley playboy shoot</u> <b>glucophage mechanism of action</b> cheap proscar <i>ultimate hgh hgh bodybuilding</i> <h2>lyman hall hgh school</h2> <a href="http://www.rx-acomplia.com/tag/buy-acomplia-online/">buy acomplia online</a> <b>allegra print and imaging franklin</b> premarin topical discontinue diovan <b>effexor and sex drive</b> <h2>prilosec printable coupons</h2> <a href="http://www.cheapritalin.com/tag/get-ritalin/">get ritalin</a> 4c light iced green tea accutane and drinking alcohol <strong>research coral calcium</strong> <b>does zyrtec contain acetaminophen</b> <h2>evista playboy</h2> <a href="http://www.buy-cheapsoma.com/tag/abuse-of-soma/">abuse of soma</a> <b>sumatriptan imitrex without prescription</b> <i>mexico prozac without prescription</i> <i>accupril for chf</i> <b>arthritis celebrex celecoxib enbrel fosamax arava</b> <h2>compare cialis online</h2> <a href="http://www.celebrex-celecoxib.com/tag/celebrex-coupons/">celebrex-coupons</a> aging accutane <i>dmt from maxalt</i> lasix 40 <strike>best combination lexapro</strike> <h1>lanoxin</h1> <a href="http://www.clonazepam-klonopin.com/tag/clonazepam-klonopin/">clonazepam klonopin</a> <u>natural remidies for zoloft withdrawl systems</u> arava and dierhea <strong>study volunteers for topamax and alcohol</strong> <i>aricept withdrawal</i> <h1>clarinex and pregnancy</h1> <a href="http://www.cheap-vicodin.org/tag/percocet-vicodin/">percocet vicodin</a> <b>glo brite lite company</b> <i>foodsaver trouble shoot</i> <strong>casino clas</strong> <strike>natural alternate for nexium</strike> <h1>prolactin effexor and anxiety</h1> <a href="http://www.buy-cheapphentermine.com/tag/diet-with-phentermine/">diet with phentermine</a> <u>blue cross health cialis</u> fibroid tumurs and clomid <strong>pulsed regimen diflucan toe nail fungus</strong> <b>lamictal withdrawal symptoms side effects</b> <h2>red pajamas with the butt shoot</h2> <a href="http://www.buy-cheapviagra.org/tag/dosage-of-sildenafil-citrate/">dosage of sildenafil citrate</a> <b>accidental lisinopril</b> side effects in dogs on prednisone <strong>discount paxil generic</strong> <b>mestinon roche</b> </div><!--/google-->

