Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...






Belli aralıklarla buluşuyoruz Alternatifkarma yazarları olarak. Her şeyden konuşuyor, paylaşıyoruz. Neden dedik sizleri de katmayalım buluşmalarımıza. Böylece daha bir çoğalır paylaşımlarımız. O halde haydi buluşma vakti!
Tam da bizlerin buluştuğu aynı yer olsun istedik. Hiçbir hazırlık yapmamakla birlikte tamamen doğaçlama bir sohbet olsun diye diledik. Yaşamdan, kendi uzmanlık alanlarımızdan ve o anın getirdiği her şeyden konuşacağız. Paylaşımda bulunmak isteyen ve uygun olan herkesi bekliyoruz.
Tarih: 8 Ekim 2010
Yer: Cafe Nero Caddebostan 2. kat
Saat: 13:00 – 15:00

İkilikten Tekliğe, ayrılıktan birliğe, hayalden gerçeğe köprüdür AŞK..
Aşk köprüsü tekliğin ,birliğin, gerçeğin evi olan Kalbe açılır..
Kalp ateştir… Aşk ile gelenleri yakıp kavuran…
Bir şöyle bakıp giden olur bazen, son anda geri dönen…
Bir de kararlı olup, yanmaya gelen…
Yaratıcının evidir kalp..
Yol dıştan içeridir..
Kalbin içine, derinliklerine…
O’nun ateşinin kıvılcımı düştü mü içine…
Ne geçmişin pişmanlıkları kalır, ne de geleceğin endişe dolu gölgeleri..
AN da O’ nda Huzurda ve huzurunda olmak için,
Varlığının anlamına varmak için,
Sevgiyle her daim akmak için,
Geçersin Aşk köprüsünden ruhunun ateşinde bir olup yanmak için..
Sen içinde ikiyken Bir ol…
Geçmiş ve gelecek arasında zihin hapishanesinden çıkıp cennetini bul. AN da ol..
Zihninde değil, herdaim kalbinde Ol..
OL… sadece OL…
Aşkın kendisi sen OL..
Dışarısı dediğin de içeridir..
Diğeri dediğin sensin, başka birisi midir?
Senden başka birşey var mı ki ?
Ey Aşık uyan artık…
Yanan da sensin…Köprü de..köprüden geçen de…AŞK ta sensin…
Herşey olan, aynı zamanda hiçliği deneyimleyen de …
Uyan ve gör sen sadece SEVGİSİN…
Uyan ve An’ da başla yeniden…
Her AN sana sunulmuş bir fırsattır…
Yeniden ve yeniden…AN be AN..
AŞK İLE BAŞLA….

Merhaba…
Alternatifkarma’da alternatiflerden biri olarak karsınızdayım… 18 yıllık borsa gecmişinin ardından 2 yıldır tam zamanlı olarak toplam da 6 yılı aşkın süredir kişisel gelişim çalışmaları ile uğraşmaktayım… Kendi yolculuğum sırasında yardım aldığım, yolculuğumu kolaylaştıran, yolumu açan yöntemlerin uygulayıcısı oldum.. Kendimde olanı değil, kendimde olup herkesin sahip olduğu ama henüz farkında olmadıklarını farketmelerini sağlama konusunda aracılık etmeye çalışıyorum…
Michelangelo Davut heykelini nasıl yaptığını soranlara; ” Zaten Davut bu taşın içinde duruyordu. Ben sadece fazlalıklarını yonttum ” demiş. Doğru söze ne hacet…biz aracıların da yaptığı sadece bu işte…:)))
Sevgili dostum Özgür’le Alternatifkarma’nın doğumunu kutladık…gelişip, büyümesine şahit olduk…Alternatifkarma Doğa ile beraber büyüyor…Özgür’ün ikinci çocuğu…
Özgür’den alternatif yazarlık teklifi geldiğinde cok mutlu oldum…gurur duydum…
Zevkle, sevgiyle, coşkuyla kimi zaman diğer güzel ve mükemmel ruhların akışlarından alıntılarla, kimi zaman kendi ruhumun kağıda yansımasıyla artık yeni bir alternatif köşe ile karşınızda olacağım…
İlk yazımızda görüşmek üzere diyelim. Işığınız bol olsun.
Sevgilerimle…

Özgür, Alternatif Karma’dan bahsederken, ben de birşeyler karalamak istediğimi söyledim. Meğersem o da benim yazmamı istiyormuş. Tam da istediğim gibi bir sayfa hazırlanmış. Burada sizlerle yoga, meditasyon, ayurveda, sağlıklı yemek tarifleri, ezoterik bilgiler, spiritüalizm ve daha sayamadığım birçok bilgi paylaşacağım. Uzun süredir bu yoldayım. Bugüne kadar okuduklarımdan sentezler yapacağım, okumakta olduğum kitapları, izlediğim filmleri anlatacağım. Ayrıca, müzik konusuna da değinmek istiyorum; Klasik, new age, tasavvuf, yöresel müzikleri de paylaşacağım sizlerle, hatta toplanıp hep birlikte dinleyip, konuşacağız. Alternatifkarma buluşmaları yapacağız çok yakında.
2 kız çocuğu annesiyim, Ayşe 25, Alara 16 yaşında. Daha da var doğurmadıklarım. Farkında olmadan hamileyken yoga yaptıklarım… Dolayısıyla yoga anneleriyim ben. Çocuklarıma çok değer veriyorum. Bu konulara da değineceğim.
Son olarak, gezmeyi, eğlenmeyi çok seven bir yay burcuyum.
Kucaklıyorum.

Hiç üzülmeyelim, sinirlenmeyelim boşyere bugün olanlara; Türkan Saylan, Prof. Erol Manisalı ve diğerlerine… Yazıklar olsun diyorum sadece. Bu bilinç devam ettikçe daha niceleri çıkacak karşımıza. Hepsini biz yaratıyoruz kollektif bilincimizle. Bizde bu koyun psikolojisi oldukça kimbilir kaç tane daha Tayyip gelir bilinmez. Ama bir gün gelir Tayyiplerin de sonu gelir orası da hiiiiç bilinmez. Oturduğumuz yerden umut etmekle olmuyor ama sesimizi çıkarma vaktidir.
Bugün böyle biraz asabi bir post benden…
