<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AlternatifKarma &#187; 2012, Maya Takvimi</title>
	<atom:link href="http://alternatifkarma.com/kategori/2012/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://alternatifkarma.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Jul 2010 20:28:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Birlik Bilinci Meditasyonları; 17-18 Temmuz</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/birlik-bilinci-meditasyonlari-17-18-temmuz/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/birlik-bilinci-meditasyonlari-17-18-temmuz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 19:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1317</guid>
		<description><![CDATA[Yağmurdan, selden, ekonomiden şikayet etmek yerine çözüm yolları aramaya, birlik bilinci için neler yapabileceğimizi sorgulamaya başlasak biran önce çok iyi olur. &#8220;Vah vah havuza da gidemiyoruz&#8221; demek yerine bir dursak düşünsek içinde buluduğumuz şartları, salt kendimiz için değil, ülkemiz için değil dünyamız için neler yapabileceğimizi düşünsek. Tek bir dünya, BİR TEK olduğumuzun farkına varsak. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yağmurdan, selden, ekonomiden şikayet etmek yerine çözüm yolları aramaya, birlik bilinci için neler yapabileceğimizi sorgulamaya başlasak biran önce çok iyi olur. &#8220;Vah vah havuza da gidemiyoruz&#8221; demek yerine bir dursak düşünsek içinde buluduğumuz şartları, salt kendimiz için değil, ülkemiz için değil dünyamız için neler yapabileceğimizi düşünsek. Tek bir dünya, BİR TEK olduğumuzun farkına varsak. Bu saatten sonra ne yapılabilir,  olan oldu demeyelim. Evet verebileceğimiz maksimum zararı verdik dünyamıza, yani kendimize aslında, evimize. Yine de olumlu niyetler için hiçbir zaman geç değildir ve gün bugündür diyorum. Tasarruf yapmaya, az tüketmeye, bilinçli tüketici olmaya, bizde olanı paylaşmaya, çevreye saygıya ve sevgiye devam ama olumlu niyeti de eksik etmeyelim.</p>
<p><a href="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/07/meditasyon-ilk-son.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1318" title="meditasyon-ilk-son" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/07/meditasyon-ilk-son.jpg" alt="" width="355" height="266" /></a></p>
<p>Yoğun meditasyonlar yapılıyor ve yapılacak dünyamızın dönüşümü için. 17-18 Temmuz tarihlerinde Birlik Bilinci için Küresel Senkronize Meditasyon&#8217;a katılmak istiyorsanız <a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=108820289168031" target="_blank">şuradan </a>ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca, bir diğer meditasyon da, ilki 7 Temmuz&#8217;da yapılmış olan, Dünya ana &#8211; Bilinçli Dönüşüme &#8211; Niyet Meditasyonu. İkincisi, 17 Temmuz&#8217;da 19:00 -19:19&#8242;da yapılacak.  Bu meditasyonla ilgili olarak bana ulaşan açıklama şöyle;</p>
<p>&#8220;Dünya ekolojik sistemini yok edecek, insanlığın ve yeryüzündeki diğer canlıların varlığını tehlikeye sokacak, fosil yakıta dayalı, kar amaçlı vahşi üretim-tüketim sistemlerinin ve insanı bu sistemlerin mekanik aracı haline getiren teknolojinin, doğayı kemiren ve meta haline getiren bakış açısının, kutsal kitaplarda  üstü örtülü işaret edildiği, maya takvinde açıkca belirtildiği, doğanın ekolojik felaketlerle çoktan sinyallerini verdiği ve BM Milletlerin İklim Kuruluşu IPCC nin raporları ve bilim insanlarının araştırmaları ve çeşitli yollarla insanlara ilettikleri uyarılar göstermektedir ki, İnsanlık olarak BİLİNÇLİ BİR DÖNÜŞÜMÜ seçmenin ve açıkca bunu Evrene bilinçli olarak topluca ifade etmenin  veya herşeyi yok oluşa terk etmenin son adımındayız.<br />
 <br />
Dünyanın yaşamın ve hepimizin en yüksek hayrına, Bilinçli Dönüşümü seçen dostlarla birlikte, insanlığın en yüksek potansiyellerine odaklanamanın yaratacağ sinerjinin de farkındalığıyla; doğayla uyumlu, dengeli, HERKESİN EN YÜKSEK HAYRINI GÖZETEN, GELECEK NESİLLERE AKTARILABİLEN, yenilenebilir, işbirliği ile çoğaltılabilir, gizli gündemler olmaksızın paylaşılabilir, YENİ YAŞAM MODELLERİNİ ortaya çıkaracak –potansiyellerin ortaya çıkmasına ve lutufla yaşamlarımıza akmasına  NİYET edeceğiz.<br />
 <br />
Katılmak isteyen dostlara da sevgiyle haber veriyoruz…..<br />
 <br />
Bilinçli Dönüşüm Niyet-Meditasyon saati <br />
  <br />
*17.07.2010  saat  19:00 ile 19:19   arasında 19 dakika yapılacaktır…<br />
 <br />
“NİYET: İnsanlık Ailesinin bir ferdi ve dünyada yaşayan bir canlı olarak;<br />
Dünya üzerinde, doğanın, canlıların ve insanların yaşamını tehdit ve insan eliyle kurulmuş tüm sistemlerin; doğayla uyumlu, dengeli, HERKESİN EN YÜKSEK HAYRINI GÖZETEN, GELECEK NESİLLERE AKTARILABİLEN, yenilenebilir, işbirliği ile çoğaltılabilir, gizli gündemler olmaksızın paylaşılabilir, YENİ YAŞAM MODELLERİNİ ortaya çıkaracak dönüşmesine NİYET ediyoruz. BİRLİKTE NİYETİMİZLE ilgili potansiyeller ortaya çıksın. Ve hayatımıza aksın. NİYETİMİZLE ilgili sorumluluğumuzu kabul ediyor ve Yaşamlarımızı Kutluyoruz. Ne Mutlu Bize.”</p>
<p>Öte yandan 17-18 Temmuz 2010 Birlik Dalgası &#8211; Bilinçli Kavuşum&#8217;un Maya Takvimi&#8217;ndeki anlamını <a href="http://mayatakvimi.blogspot.com/2010/05/bilincli-kavusum-birlik-dalgas-17-18.html" target="_blank">buradan </a>okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p><em><strong>Not: Alternatifkarma&#8217;nın facebook grubu açıldı; </strong></em><a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=108820289168031#!/group.php?gid=132558586777418" target="_blank"><em><strong>bir tık</strong></em></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/birlik-bilinci-meditasyonlari-17-18-temmuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendinize içinizde bir yer bulun!</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/kendinize-icinizde-bir-yer-bulun/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/kendinize-icinizde-bir-yer-bulun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 08:58:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1220</guid>
		<description><![CDATA[Aylar önce minik hiç bilinmedik bir kitapçıya girdim, vakit geçirmek, ne var ne yok bakmak için. Ben kitaplara göz gezdirirken, kitapçının sahibi yeni gelmiş kitaplarla dolu kolileri açıyordu. Pat diye önüme bir kitap attı. Henüz poşetinden çıkmamış, raflara konmamış. &#8220;Bu kitabı seversiniz siz&#8221; dedi. Tabii önüme geleni kabul ettim ben de fazlaca vakit kaybetmeden kitabı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aylar önce minik hiç bilinmedik bir kitapçıya girdim, vakit geçirmek, ne var ne yok bakmak için. Ben kitaplara göz gezdirirken, kitapçının sahibi yeni gelmiş kitaplarla dolu kolileri açıyordu. Pat diye önüme bir kitap attı. Henüz poşetinden çıkmamış, raflara konmamış. &#8220;Bu kitabı seversiniz siz&#8221; dedi. Tabii önüme geleni kabul ettim ben de fazlaca vakit kaybetmeden kitabı satın alıp çıktım. Kitabın adı &#8220;Büyük Değişim&#8221;. O günden beri yani aylardır okudum defalarca, sindire sindire. Başka kitaplar, çalışmalar girdi araya, sonra döndüm yine okudum. Sizlerle de paylaşmadan olmayacak bu özel kitabı.</p>
<p>Kitap, 15 yıldır yayıncılık işinde olan Martin Vallee tarafından yapılmış bir derleme. Kitapta 3 farklı yazar biraraya getirilmiş; Yirmi yılı aşkın süredir Kryon’a kanal olan Lee Carroll, öğretmen, bilim adamı, ses şifacısı, şaman ve psikoterapist Tom Kenyon, ve durugörsel/kanal, spiritüel rehber, Spiritüel Revelations adlı kitapların yazı Patricia Cori. Kitabı ilk olarak Fransızca yayınlamış olan Martin Vallee, bu 3 yazarla da uzun yıllardır süregelen dostluğunun verdiği sıcaklığı ve samimiyeti kitaba da yansıtmış. Zaman zaman soru-cevap, zaman zaman da makale şeklinde yazılmış olan kitap 2012 ve ötesi için yeni bir dünya yaratmak konusunda oldukça ayrıntılı bilgiler, fikirler içeriyor. Yayıncı, böyle bir kitabı derlemeye karar verme aşamasını ve nedenlerini şöyle anlatıyor; “Değişime izin vermeliyiz, çünkü eğer izi vermezsek, 2012 kapımızı çaldığında, yıllarca sürdürdüğümüz direnişten dolayı yorgun olacağız. Bu kitabın ardındaki sebep de bu: Her insanın, bilinçli ya da değil, bir seviyede hissettiği bu değişimleri anlamasına ve onlarla yüzleşmesine yardımcı olmak.”</p>
<p>Kitapta en fazla ilgimi çeken bölüm Tom Kenyon ile yapılan söyleşi ve Hathorlar tarafından gelen yeni kanal bilgileri. Kenyon aracılığıyla Hathorlar tarafından verilen bilgiler şöyle; “Giderek daha fazla Dünya değişimi, iklimsel değişimler, jeopolitik istikrarsızlık ve ekosisteme tehditler göreceksiniz. Bunlar, önümüzdeki yıllarda yaşanacak. <strong>Ama dünyanın haline bakıp cesaretinizin kırıldığını fark ettiğinizde, bizim size tavsiyemiz, kendinize olan düşkünlüğü aşmanız, üzerinize yönledirilen manipülasyonu ve izolasyon hissini aşmanız, grup zihni formunu aşmanızdır.</strong> Bu zorlu bir görevdir, çünkü siz, etrafınızda ızdırabın ortasında, yüreğinizin mutluluğuna giden yolu bulmak orunda kalacaksınız. Gelecek yıllarda, spiritüel olarak hassas bireylerin, vazgeçmek isteyecekleri zamanlar olacaktır. Bu kendinize yeniden ilham vermeniz gereken bir dönemdir ve bunu nasıl yaptığınız tamamen size bağlıdır.”<br />
Kenyon bu süreçte kendimize ilham vermek için, dikkatimizi kendimizden ve sorunlarımızdan alıp çevremizdeki dünyaya, ayaklarımızın altındaki dünyaya, sosyal çevremize, arkadaşlarımıza, çevremizde yaşayan yabancılara, sevdiklerimize yöneltmemiz gerekitini söylüyorlar. Örneğin bir gülümseme, telkin edici bir söz, önünüzde dönüş yapan araca yol vermek, aç bir insanın karnını doyurmak, televizyonu kapatıp çocuklarınızla oyun oynamak, ağaç dikmek gibi basit şeylerle içinde yaşadığımız dünyaya mutlu bir yere dönüştürebiliriz. <strong>Basitliğin içinde aynı zamanda güç olduğundan bahseden Kenyon, kültürümüz ve ekonomimiz sıkıntılı dönemler geçirse de yaşadığımız her anın değerini bilmemiz gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p><a href="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/Hathor4-1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1224" title="Hathor4-1" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/Hathor4-1-180x300.jpg" alt="" width="180" height="300" /></a></p>
<p>Kenyon, diğer Hathor bilgilerini ise şöyle aktarıyor; “Etrafınızda olup bitenleri aşmak ve kendinizi ayrı tutmak için içinizde bir yer bulun. İşte o zaman, belki de en ilginç deneyimi yaşayacaksınız. Kozmik şakaya tanık olacaksınız ve gezegeninizde olup biten herşey gözünüze, yüksek bilince yapılan ilginç ve eğlenceli bir geçiş olarak görünecek. Ancak hiç süphesiz bu eğlence hissi, sadece beşinci ve daha yüksek boyut bilincinden görülebilir. Olaylar düalist bir evrende gerçekleşirken, onların mizahi yönünü görmek, hele de siz onlara kilitlendiğinizde çok kolay değildir. Bu yüzden sizi, dünyanızı aşmaya &#8211; inandığınız dünyayı aşmaya &#8211; ve farkındalığın daha yüksek bir oktavına adım atmaya teşvik etmek istiyoruz. <strong>Olasıklarla dolup taşan bir evren sizi bekliyor</strong>.”</p>
<p><a href="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/tom-kenyon-diagram.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1221" title="tom-kenyon-diagram" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/tom-kenyon-diagram-214x300.jpg" alt="" width="214" height="300" /></a></p>
<p>NOT: Konuyla ilgili Tom Kenyon&#8217;ın sitesinden Türkçeleştirilmiş haliyle <a href="http://tomkenyon.com/kaotik-dugumdeki-evrimsel-firsatlar" target="_blank">şu yazıyı</a> okumanızı ve sonundaki ses meditasyonunu yapmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/kendinize-icinizde-bir-yer-bulun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zincirlerimizden kurtulalım</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/zincirlerimizden-kurtulalim/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/zincirlerimizden-kurtulalim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 May 2010 20:07:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1212</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Maya Takvimi&#8217;ne göre 6 Ahau (Işık) günüydü. Fatih Keçelioğlu, bugünle ilgili olarak Facebookta şöyle bir yorumda bulundu; &#8220;6 Ahau, altıncı gecenin orta noktası. Ayrıca 26 Mayıs Evrensel Altdünya&#8217;nın ön dalgasını başlatacak. Benim yorumuma göre 9. dalga yani Evrensel Altdünya 11 Şubat 2011&#8242;de başlıyor. Buna göre onun ön dalgası 26 Mayıs 2010&#8242;da başlıyor. Mayıs ayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/fatih.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1213" title="fatih" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/05/fatih-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a>Bugün Maya Takvimi&#8217;ne göre 6 Ahau (Işık) günüydü. Fatih Keçelioğlu, bugünle ilgili olarak Facebookta şöyle bir yorumda bulundu; &#8220;6 Ahau, altıncı gecenin orta noktası. Ayrıca 26 Mayıs Evrensel Altdünya&#8217;nın ön dalgasını başlatacak. Benim yorumuma göre 9. dalga yani Evrensel Altdünya 11 Şubat 2011&#8242;de başlıyor. Buna göre onun ön dalgası 26 Mayıs 2010&#8242;da başlıyor. Mayıs ayı boyunca ve devamında büyük olaylar olacak&#8230;&#8221;</p>
<p>Bu yorumu bizler için biraz daha detaylandırması için şu soruları sordum kendisine. İşte yanıtları;</p>
<p><strong>* 6 ışık gününün 6. gecenin ortası olması neden önemli? Bu tarih ne ifade ediyor?</strong></p>
<p>Gece veya gündüzlerin orta noktaları her zaman Işık gününe denk gelir. Bu bir tesadüf değil. Bugünün önemi ise genelde gündüz veya gecelerin etkileri orta noktasını geçtikten sonra daha etkili hissedilir olmasındadır. Mesela 5. Gecenin (18 Kasım 2007 &#8211; 13 Kasım 2008) etkisi, orta noktası 16 Mayıs 2008&#8242;den sonra daha bariz şekilde ortaya çıkmıştı. Hatırlarsan küresel ekonomik kriz Temmuz &#8211; Ağustos 2008 gibi zirve yapmıştı.</p>
<p><strong>*26 mayıstan sonra beklediğin olaylar nedir? Daha önce röportajda da konuştuğumuz doğal felaketler ve ekonomik çöküşten mi bahsediyorsun?</strong></p>
<p>Evet ekonomik krizlerden ve ekolojik felaketlerden bahsediyorum. 6 Geceye dair yaptığım tahminlerin artık kendini göstereceğine inanıyorum&#8230; Mesela Meksika körfezine yayılan petrol insanlarda bir bilinçlenme dalgası yarattı. Benzer şekilde Yunanistan krizinin derinleşeceğini ve Max Keiser&#8217;ın dediği gibi Avrupa&#8217;nın diğer ülkelerine ve oradanda dünyaya yayılacağına inanıyorum. Yunanistan&#8217;da halkın verdiği tepki ise bir uyanma belirtisi&#8230; Bir yandan finansal teroristler ülkeleri batırmak için tüm kozlarını oynarken diğer taraftan halkların ayaklanmaları karşı kutbu harekete geçirecek&#8230; Safları seçmenin vakti geldi&#8230;</p>
<p><strong>*Ve önümüzdeki günlere dair vermek istediğin diğer yorumlar var mı?</strong></p>
<p>17-18 Temmuz Bilinçli Kavuşuma yaklaşıyoruz&#8230; Artık insanlık olarak yeni bir dünya yaratmak için niyetlerimizi ekmenin zamanı geldi. Yoksa çok geç olacak&#8230; Bir an önce bizi saran zincirlerden kurtulmalıyız ve hayat görüşümüzü yeniden değerlendirmeliyiz&#8230; 2010 yılında gerekli adımlar atılmazsa çok geç olabilir&#8230;</p>
<p>Fatih Keçelioğlu röportajı için bir<a href="http://alternatifkarma.com/yeni-bir-dunya-yaratmak-bizim-elimizde/" target="_blank"> tık</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/zincirlerimizden-kurtulalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değişim rüzgarları</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/degisim-ruzgarlari/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/degisim-ruzgarlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 11:10:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1201</guid>
		<description><![CDATA[Maya Takvimi&#8217;ne göre,  18 &#8211; 30 Nisan arası Rüzgar (Ik) Trecanası&#8217;ndayız. Fatih Keçelioğlu&#8217;ndan şöyle bir bilgi geldi aynen paylaşıyorum; &#8220;İzlanda&#8217;da ki volkan patlaması ile Doğa Ana büyüme ekonomisine ve tonlarce zehirli gaz saçan havayolları endüstrisine &#8220;Dur&#8221; diyor! Bakalım &#8220;değişim rüzgarları&#8221; daha neler getirecek? Bu trecananın gündemi nedir? Onun temel özelliklerine bir bakalım. Tzolkinde 18. trecanadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maya Takvimi&#8217;ne göre,  18 &#8211; 30 Nisan arası Rüzgar (Ik) Trecanası&#8217;ndayız.</p>
<p><a href="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/04/maya-pramidi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1202" title="maya pramidi" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2010/04/maya-pramidi-300x144.jpg" alt="" width="300" height="144" /></a></p>
<p><a href="http://mayatakvimi.blogspot.com" target="_blank">Fatih Keçelioğlu&#8217;ndan</a> şöyle bir bilgi geldi aynen paylaşıyorum;</p>
<p>&#8220;İzlanda&#8217;da ki volkan patlaması ile Doğa Ana büyüme ekonomisine ve tonlarce zehirli gaz saçan havayolları endüstrisine &#8220;Dur&#8221; diyor!</p>
<p>Bakalım &#8220;değişim rüzgarları&#8221; daha neler getirecek?</p>
<p>Bu trecananın gündemi nedir? Onun temel özelliklerine bir bakalım. Tzolkinde 18. trecanadır. Bu trecananın gündemi ruh ve nefesle iletişimdir. İletiler almak ve göndermek için iyi bir zamandır. Bu 13 gün boyunca bir mektup yazmak veya telefonla konuşmak için zaman ayır. Kendini ifade et ve diğerleriyle iletişime geç. Ruhtan gelen daha ince ve hassas mesajlara kulak ver. Onlar her zaman bizimle konuşmaya çalışırlar, fakat çoğumuz nasıl dinleyeceğimizi unutmuşuzdur. İpuçlarını yakalamak için kendinin hakimi ol. Ruh bizimle iletişime geçmek için pek çok yöntem kullanır. Hayvanlar genelde bize ruhsal mesajlar getirirler. Eğer bir hayvan olağan dışı bir yolla sana kendini gösterirse ve dikkatini çekerse anla ki burada senin için bir mesaj vardır. Örneğin, eğer yürürken bir karga sana gaklarsa, o belki tehlikeye karşı gözlerini açık tutman için bir ikazdır. Ruh, rüyaları da mesaj vermek için kullanır bu yüzden gizli anlamlara dikkatlice bak.</p>
<p>Değişken ve kararsız bir dönemdir bu. Spiritüel, tuhaf ve hatta yerinde duramayan insanlar haberler verirler ve olayları etkilerler. Kontrolün zayıf olduğu bir dönemdir, deneyler yapılır ve sınırlar yıkılır.&#8221;</p>
<p>Atlas Okyanusu&#8217;nun ortasında bir ada ülkesinde bir yanardağ patlıyor ve bütün Avrupa Havayolları altüst. İnsanlar kalacak otel bulamayıp yollarda kaldı, mahsur kaldı, planlar, organizasyonlar iptal edildi, ertelendi. Hayal edemeyeceğimiz derece de geniş kapsamlı bir felaket ve hasar. Farkındasınız değil mi sizde başladı işte Doğa bize hesap sormaya. Ama bundan ders çıkarıyor muyuz? Hiç sanmıyorum. Biz halen gündelik hayat koşuşturmacalarımız içerisinde sıkışıp kalıyoruz ve büyük resmi göremiyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek her türlü felaketin bundan böyle her birimizi, dünyanın her noktasını etkileyebileceğinin halen farkında değiliz.</p>
<p>Duruyorum ve izliyorum sadece bu olanları bu ara. Ondan bir süredir yazamıyor olmam. Ne mi yapıyorum? Bolca yoga, meditasyon. Okuyorum bir de 2 güzel kitap. Yakında paylaşacağım sizlerle de. Bir yandan da Doğa&#8217;nın okuluna proje yetiştirmeye çalışıyorum, 23 Nisan balosu için kıyafet arıyorum. Bu yeni eğitim sistemine yabancı ve bir o kadar da  karşı bir veli olarak sorguluyorum bir orta yol var mıdır diye. İlle şehirden kaçmak mı gerek? Yok mudur bunun bir yolu diye düşünüp duruyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/degisim-ruzgarlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hollywood&#8217;a önemli çağrı!</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/hollywooda-onemli-cagri/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/hollywooda-onemli-cagri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 13:16:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=1062</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta, Maya Takvimi Araştırmacısı ve Maya Takvimi Portalı Yazarı Fatih Keçelioğlu tarafından yayınlanmış bir basın bildirisi düştü posta kutuma. Basın bildirisinin konusu, Maya Takvimi Portalı&#8217;nın 2012’nin doğru anlaşılması için Hollywood’a yapmış olduğu çağrı! 2012 filmini izlediniz mi bilmiyorum ama benim filmle ilgili kişisel yorumum, bir aksiyon filminden çok komedi filmi olduğu yönünde. Ve de korku [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1064" title="maya takvimi" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2009/12/maya-takvimi.jpg" alt="maya takvimi" width="177" height="166" /></strong><strong>Geçtiğimiz hafta, Maya Takvimi Araştırmacısı ve Maya Takvimi Portalı Yazarı Fatih Keçelioğlu tarafından yayınlanmış bir basın bildirisi düştü posta kutuma. Basın bildirisinin konusu, Maya Takvimi Portalı&#8217;nın 2012’nin doğru anlaşılması için Hollywood’a yapmış olduğu çağrı! 2012 filmini izlediniz mi bilmiyorum ama benim filmle ilgili kişisel yorumum, bir aksiyon filminden çok komedi filmi olduğu yönünde. Ve de korku bilinci temelli olmakla birlikte, izleyicileri çok yanlış yönlendirdiğini düşünüyorum. Bu konuda çok daha uzun yorum yazabilirim fakat aşağıdaki basın bildirisi size daha fazla katkı sağlayacaktır:) Aynen yayınlıyorum;</strong></p>
<p>Dünyanın en büyük Maya Takvimi web portalı, dünya çapında ki “2012” izleyicilerine filmin sunduğu kıyamet ve dünyanın sonu mesajları yerine olumlu bir mesaj veriyor.<br />
Roland Emmerich&#8217;in özel efektlerle dolu yapımı 2012 insanlığın binyıldır süren Dünyanın Sonu yarışında son dönemeci dönmesini sağladı. Ama pek çok insan için bu yarış yanlış bir yöne doğru yapılıyor. 2012 fenomenine çok daha dengeli ve olumlu bir şekilde yaklaşan Maya Takvimi Portalı, Hollywood’a yaptığı çağrıda Maya Takvimi çerçevesinde yaşanan değişimlere önderlik etmesini ve modern toplum için takvimin mesajını doğru ulaştırmasını istiyor.<br />
Mayalarla ilgili ve büyük bütçeli bir diğer film olan Mel Gibson&#8217;un Apocalypto’su (2006) ile karşılaştırıldığında, 2012 filmi bu kadim kültürün bize bıraktıkları ile ilgili olarak çok daha büyük bir yanlış yorumlama hatasına düşüyor. Bu sefer Maya takvimine yapılan tacizin altında yatan dini bir motivasyon değil, sadece kitlelerin eğlenmesi ve gişe hâsılatı elde etmek. Ve 2012 tsunamisini yaratan sayısız hayatta kalma web sitesi guruları ve hatta evinizin altında konserve besinlerden hayatta kalma setlerine kadar donanımlı sığınaklar kuran emlakçılara kadar gidiyor.</p>
<p>&#8220;Türkiye ve Dünya’da GDO’lu gıdalar, demokratik açılımlar, küresel ısınma gibi bu kadar çok ciddi ve önemli mesele varken bu kadar gereksiz korku yaratmaya gerek yok” diyor <strong>Fatih Keçelioğlu</strong>.</p>
<p>&#8220;İnsanlar sürekli olarak gelecek endişesi içinde olmaktan tükenmek üzereler; neden onlara bekleyecekleri olumlu bir gelecek sunmayalım ki? Hem de aynı maliyete,&#8221; diyor <strong>Maya Takvimi Portalı Prodüktörü Birgitte Rasine.</strong></p>
<p>Yüksek gişe hâsılatına rağmen izleyiciler o kadar da çok etkilenmiş değiller; bazıları filmi boykot ediyorlar. Maya Takvimi Portalı yoğun bir web trafiğine maruz kalıyor, gelen e-postalar ve sosyal medya platformunda ki takipçileri 2012 fenomeni ve Maya Takvimi ile ilgili objektif bilgi arıyorlar. Film eleştirileri yağmur gibi yağıyor ve insanlar SONY Pictures ve yönetmenden devasa prodüksiyon ve pazarlama kaynaklarını anlamsız tahribat yerine dünyanın yaşadığı çok daha geniş dramayı anlatmak için kullanmalarını ve en azından Maya takvimin anlamını isabetli bir şekilde anlatmalarını istiyor. İzleyici yorumları <a href="http://www.maya-portal.net/reviews/2012">http://www.maya-portal.net/reviews/2012</a> adresinde görülebilir.<br />
<strong>Stetson Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Program Yöneticisi Robert Sitler</strong>, filmi eleştirirken &#8220;Maya’nın yanlış yorumlanması 2012 fenomeni ile uç noktasına vardı ve artık Maya Uzun Sayım takviminin 21 Aralık 2012 tarihi etrafında hızla büyüyen bir sosyal hareket var. Etkileyici bilgisayar yapımı kıyamet görüntüleri ile “2012” filmi daha önce yaşanan Y2K fenomenine göre bu sıra dışı tarihe şüphesiz çok daha büyük bir ilgi çekecek. Ne yazık ki film bu tarihin önemine dair kafa karıştırıcı yanlış bilgiler yığınına katkı yapmaktan öteye gidemiyor,&#8221; dedi.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1065" title="Carl_Johan_Calleman" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2009/12/Carl_Johan_Calleman-251x300.jpg" alt="Carl_Johan_Calleman" width="251" height="300" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>Dr. Carl Johan Calleman</em></p>
<p>&#8220;Gelecekle ilgili olarak korku yaratmak sorumsuzluktur. Maya takviminde asıl olan gelecek için bir umut ve daha iyi veya yenilenmiş bir dünya vardır, bir kıyamet değil&#8221; diyor <strong>Maya uzmanı ve yazar Dr. Carl Johan Calleman.</strong></p>
<p><strong>Maya takvimine adanmış önemli bir site olan Mayan Majix’in yöneticisi Michael Shore,</strong> &#8220;Maya Takvimini kıyamet gününe denk tutan &#8217;2012&#8242; kutsal Maya takviminin anlamını bozuyor ve saptırıyor. Maya takviminin gerçek anlamı dönüşümle ilgilidir, dünyanın sonuyla ilgili değil&#8221; diyor.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1068" title="Don_Alejandro" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2009/12/Don_Alejandro1.jpg" alt="Don_Alejandro" width="300" height="200" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>Don Alejandro Cirilo Perez Oxlaj</em> </p>
<p>Bugün yaşayan Mayalar ise dikkat çekici bir şekilde sessizler ve Hollywood&#8217;un pazarlama gücü ile savaşmaktansa kendi işlerine bakıyorlar. Mayayı temsil eden ve resmi bir hükümete tayin edilmiş tek Yerli Halklar Elçisi olan, <strong>Guatemala Ulusal Maya Konsülü Lideri Don Alejandro Cirilo Perez Oxlaj</strong>, insanlarının batının inatla yapıştığı dünyanın sonu kavramına ne kadar şüpheyle baktıklarını sürekli olarak belirtiyor. Maya’lar için 5,125 yıllık Uzun Sayım döngüsünün sonu, sadece bir sonrakinin başlangıcı demek: 2012’de dünya dördüncü Güneşten beşinci Güneşe geçecek ve pek çok insana göre bunun anlamı daha yüksek bir bilince atılan evrimsel bir adım, yani “çağların değişimi”.<br />
Bugünlerde gelen haberlere göre Bay Emmerich 2012 sonrası dünyayı anlatan bir televizyon dizisi yapmayı planlıyor. O ve stüdyosu Maya Takvimi Portalı tarafından desteklenen uluslar arası topluluğun uzmanlığından ve gönüllü işbirliğinden çok iyi faydalanabilir.</p>
<p><strong>Maya Takvimi Portalı Nedir</strong><br />
Maya Takvimi Portalı Maya Takvimine adanmış dünyanın en aktif web portalıdır. LUCITÀ tarafından bağımsız olarak kurulan ve desteklenen Portal, Maya Takvimi hakkında bilgiler içerir, sosyal medya platformu ile kişiler ve işletmeler için günlük Tzolkin enerjilerini yayınlar, Maya Takvimi ile uğraşan yazarlar ve diğer kişilerin bloglarını sunar, çatısı altında ki topluluklardan fotoğraf, sanat, müzik ve videolar yayınlar. Maya Takviminin modern toplumda oynadığı rolle ilgili olarak çok geniş bir yelpazeden seslere yer veren bir platformdur. Maya Takvimi Portalı ile ilgili daha fazla bilgi için lütfen <a href="http://www.maya-portal.net/">http://www.maya-portal.net/</a> adresini ziyaret ediniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/hollywooda-onemli-cagri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bir dünya yaratmak bizim elimizde</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/yeni-bir-dunya-yaratmak-bizim-elimizde/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/yeni-bir-dunya-yaratmak-bizim-elimizde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 20:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlarım]]></category>
		<category><![CDATA[İnfomag yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[Dünya 21 Aralık 2012 tarihine kitlendi bekliyor. Herkes birbirine kendi felaket senaryolarını anlatıyor. Dilden dile dolanıyor hikayeler. Korku bilinci her geçen gün daha da yayılıyor. Tam da bu korkularımıza tuz biber ekecek bir film bu ay vizyona giriyor. Fragmanı bile midenize sancılar girmesi için yeterli, sonuna kadar izleyebilir misiniz bilmiyorum. Bunlar senaryonun ön yüzü. Bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya 21 Aralık 2012 tarihine kitlendi bekliyor. Herkes birbirine kendi felaket senaryolarını anlatıyor. Dilden dile dolanıyor hikayeler. Korku bilinci her geçen gün daha da yayılıyor. Tam da bu korkularımıza tuz biber ekecek bir film bu ay vizyona giriyor. Fragmanı bile midenize sancılar girmesi için yeterli, sonuna kadar izleyebilir misiniz bilmiyorum. Bunlar senaryonun ön yüzü. Bir de buz dağının görünmeyen tarafı var; Ekolojik felaketler. Dünyayı bugüne getiren biziz farkında mıyız? Bir an önce bu sorumluluğu alıp üzerimize düşenleri yapmazsak, “Yuva” belgeselinde dediği gibi dünyanın 10 yıl sonra bütün kaynakları bitmiş olacak.<br />
<strong>Maya Takvimi uzmanı Fatih Keçelioğlu</strong></strong>, <strong>takvimin son gününün sanılanın aksine 21 Aralık 2012 değil, asıl tarihin 28 Ekim 2011 olduğunu söylüyor. Bu tarihle birlikte insanoğlunun bilincinde büyük bir değişim başlayacağına dikkat çeken Keçelioğlu, takvime göre 8 Kasım 2009 tarihinden itibaren “6.gece” adında bir döneme girileceğini ve bu dönemin ekonomik anlamda ciddi boyutlarda bir kriz getireceğini söylüyor. </strong>Keçelioğlu’na göre bu kriz artık büyük bir dönüşüme yol açacak. Artık geri dönüş olmayacak. Yani kar amaçlı iş yapan, doğaya uyumlu çözüm üretmeyen şirketler, perma kültür ve sürdürülebilir enerji kaynaklarını kullanmayan ülkeler ne yazık ki kendi kendilerini yok edecek. Evet oldukça sancılı, büyük çöküşlerle geçecek bir dönem bekliyor bizleri. Bu süreçte hem bireysel hem de toplumsal olarak neler yapmak gerektiğini Keçelioğlu ile konuştuk. Röportajı bu ay İnfomag&#8217;da köşemde yazdım fakat bu hali daha ayrıntılı şekli olup Alternatifkarma’ya özel; <img class="aligncenter size-medium wp-image-975" title="Fatih" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2009/11/Fatih-244x300.jpg" alt="Fatih" width="244" height="300" /></p>
<p><strong>28 Ekim 2011 dünyanın sonu mudur? </strong></p>
<p><strong> </strong>Hayır değildir. Mayalar kesinlikle böyle birşeyden bahsetmiyorlar. Bunun insan psikolojisi  ile ilgisi var. Ruhumuzun derinliklerinde birtakım korkular besliyoruz. Özellikle dünyanın sonuna yönelik bir korku taşıyoruz. Bu da gerçekten kolektif bilinç. 10 binlerce yıl önce felaketler yaşamışız. Şimdi onu yansıtıyoruz. “Maya takviminin sonu geliyorsa dünyanın da sonu geliyordur” diyoruz. Direkt sıradan bir insan zihninde ilk akla gelen şey bu oluyor. Dolayısıyla mayalara baktığımızda hiçbir yazıtta “dünyanın sonu geliyor hepiniz öleceksiniz” gibi bir durum yok. <strong> </strong></p>
<p><strong>Peki doğal felaketler?</strong></p>
<p>Bu takvimde böyle bir bilgi yok. Bilimsel olarak da mümkün görünmüyor. Jeolojik olarak dünyanın yerkabuğu oturmuş durumda. Büyük depremler, volkan patlamaları için bir neden yok. Her kafadan bir ses çıkıyor. Her araştırmacı kendi bakış açısından bir yorum getiriyor ve bunların büyük bir kısmı belirli bir bilimsel geçerliliğe sahip olmayan teoriler. Örneğin dünyanın kutuplarının yer değiştireceği gibi. Bunu mesela galaktik hizalanma denilen bir astronomik olayla bağlıyorlar. Halbuki böyle birşey yok. Çok fazla yanıltıcı bilgi var. Ben bile bir defa da hepsini hatırlayamıyorum. Maya takvimi ile ilgili özellikle internette çok faklı kaynaklar var. Foton kuşağı, ufoların gelişi gibi teoriler var. Ben bunlara şöyle bakıyorum; İnsanlar sorumluluğu kendinde görmek istemiyor ve bir şeylere yansıtıyor. Başına kötü bir şey gelecekse, yani ya Marduk gelecek, ya galaktik hizalanma olacak ya da ufolar gelecek. Tamamen sorumluluğu uzağa atmaktır bu. <strong> </strong></p>
<p><strong>Maya takviminde dönüşüm bizimle gerçekleşecek diyor değil mi?</strong></p>
<p>Evet ama bu maya takviminin belirli bir yorumu. Hocam Carl Johan Calleman’a göre maya takvimi bilincimizin nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Bu bizim üzerimizden oluyor, bizim dışımızda bir kaynaktan değil. Bunun bir kozmolojik, spiritüel bir merkezi var ama bu direkt bizi etkiliyor. Biz de evrenin bir parçasıyız. Benim dikkat çekmek istediğim asıl konu şu; Maya takvimini bir kenara atalım. Dünya zaten çok büyük bir felaketle karşı karşıya; Ekoloji felaketler. Yuva belgeselinde en sonunda verilen bir mesaj var; İnsanlığın şu anki gidişatını değiştirmek ve dünyadaki yaşamı öldürmemek için 10 yılı var. Yani saatli bir bomba gibiyiz. Dünya niye böyle? Bizim dünyayı kullanış şeklimizden, yemek yeme şeklimizden, tüketim alışkanlıklarımızdan, enerji tüketim alışkanlıklarımıza dayanıyor tüm felaketlerin nedeni. Dolayısıyla sorumluluk bizim elimizde. Bir şeyleri uyanıp düzeltmezsek zaten kendi sonumuzu hazırlayacağız. Bunun maya kehanetleriyle bir ilgisi yok. Para ve soyut değerler kendini gittikçe güçlenerek kendini ön plana koyuyor. Fakat bir taraftan da son 10 yıldır alternatif bir bilinç yayılıyor. Bu da diyor ki; “evet böyle gidersek dünyanın sonu olacak. Basit yaşayalım, et tüketmeyelim, organik beslenelim, perma kültürle ilgilenelim ve sürdürülebilir sistemler yaratalım.” Bu çok güzel bir dalga ve buna çok destek verelim. Dolayısıyla iş yapış şekli de çok faydalı şekillere dönüşebilir. Basitleşmek zorunda değil ama büyük resmi görerek iş yapmak gerekiyor. Sadece ben kar edicem ve bu yumurtaları satıcam dediği zaman bir yumurta fabrikası kuruyor. Gübresi geliyor, petrol harcanıyor, gübreler zaten petro-kimya ürünü. Tavuklar kötü bir yerde yaşıyorlar. Onlardan çıkan yumurta sağlıklı değil. Onlara yapılan antibiyotik insanları zehirliyor. Böyle bir zincir. Ama doğa ile uyumlu, sürdürülebilir sistemler yaratılırsa, ki perma kültür bu konuda çok çığır açıcı bir yöntem, çok daha sağlıklı işler yapabiliriz. Bunu yapmak da zorundayız zaten. Artı enerji teknolojileri de çok önemli. Örneğin Almanya tüm enerji kaynaklarının yüzde 30 gibi bir kısmını sürdürülebilir enerji kaynaklarından besliyor. ABD’de bu oran yüzde 2. Dollayısıyla diyor ki, bütün bu sistemleri gözden geçirmemiz gerekiyor. Yoksa büyük sıkıntılar yaşarız. Bu bize neyi söylüyor? Bilincimizde bir değişim oluyor ve bu her zaman kendi niyetimizle olmak zorunda değil. <span style="color: #000000;">Bazı olaylar ve durumlar bizi ekolojik düşünmeye zorluyor. Bu da maya takviminin dinamiğinin özü. Maya takvimi diyor ki; Dünyaya bakış açımızı, dünya ile olan ilişkimizi etkileyen birtakım kozmik enerjiler var ve biz onlardan etkilenerek düşünüyoruz. Ve bu </span><span style="color: #000000;">son 5 bin yılda dünyada bu şekilde bir düzen yarattık ve şimdi bu hatamızı fark edip bir alternatif yaratmaya çalışıyoruz. Bunun ilk sırasında bir gerilim var. Bu gerilim de bizi bir senteze getirecek ve orada da daha sağlıklı bakış açısına ulaşacağız. Ben pek çok spiritüalist gibi; ışık bedenlerimiz olacak, çakralarımızın hepsi açılacak, telepati yeteneğimiz gelişecek şeklinde görmüyorum. Daha ayakları yere basar bir şekilde bakıyorum olaya. Daha sosyal ve bilimsel bakıyorum. Maya takvimi bize aslında sosyo ekonomik dönüşümleri açıklıyor. Sosyo ekonomik olarak biz yeni bir düzene doğru gidiyoruz ve tabiî ki bu çok kolay olmayacak. Büyük kargaşalar, acılar, çöküşler, krizler olabilecek. Ama böyle bir bilincimiz olursa zaten başımızdan geçeni anlama şansına sahibiz. Korku ve panikle insanlar bugün eski inanca sarılmaya devam ediyorlar. Burada bir direnç var. Hopiler, mayalara yakın bir yerli kültür, diyor ki, zamanın bu aşamasında bir ırmağın kenarına tutunmamanız gerekiyor. Irmağın içine dalıp akmanız gerekiyor. Ama pek çok insan korkuyor. Korkunun ilacı bilgidir. Maya takvimi de sosyo ekonomik anlamda bizim nerden nereye gittiğimiz anlamında bize böyle bir ışık yakıyor.</span></p>
<p><strong>Para konusunda yeni bilinç ne olacak? </strong></p>
<p>Para bir soyutlama. Aslında bir kağıt parçası. Değerleri olduğu konusunda tüm insanlık hem fikir olduğu için paranın bir değeri var. Bu da bizim beynimizin sol tarafının ortaya attığı bir soyutlama. Sol beyin ben merkezli ve analiktiktir. Dünyada ulusların ortaya çıkması, toplumda hiyerarşinin ortaya çıkmasının altında yatan neden dünyaya bizim sol beyin üzerinden bakmamızdır. Buna 5 bin yıl önce başladık ve böyle bir bilinç yarattık. Şu anda olan şey ise, bunun bir alternatifinin uyanması ve aslında her şeyin bundan ibaret olmadığı. Biz aslında şu anda burada olanın değerli olduğunu görmeye başlayacağız çünkü öteki tarafta neye bakıyoruz; faizler, krediler, borsa sistemleri; Bunlar tamamen soyutlamaya dayalı. Bu da aslında bir taraftan insanlar arasında uçurumlar yaratıyor. Yuva filminde de gördüğümüz gibi, dünyada çok fazla sosyal göçler olacak. Sadece paradan dolayı değil, su ve yiyecek kaynaklarının tükenmesinde dolayı. Bunların altında yatan da yine o soyutlama şekli. <span style="color: #000000;">Bizim için bir besin tüketmek ve kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak bir kar amacı olmaya başladı. Bütün endüstriyel sistemler dünyanın dengesini bozuyor. Bunlar bize bir şekilde geri dönecek mutlaka. Böyle bir kriz yaşadığımızda düşüneceğimiz şey şu olacak; evet bu sistemleri kullanmayı bırakıp sadece şu an burada olan, doğa ile uyumlu ve dengeli olan, diğer insanları da herkesi düşünen bir ekonomik sistem yaratmak zorundayız.</span> Bunun tam olarak nasıl olacağını bilemiyorum çünkü ekonomist değilim ama belki bugünkü para sistemi tamamen çökebilir. Yerine tamamen bambaşka bir alışveriş sistemi kurulabilir. Çok kolay olmayacak zaten çok zor ve büyük sancılar içerisinde olacak. Gerçekten dünya böyle bir yere doğru hızla gidiyor. İlerili görüşlü insanlar, iş adamları olarak şimdiden yapılabilecekleri yapmak gerek. Bu adımları atan iş adamları zaten yeni dünyada ayakta kalanlar olacak. Diğerleri büyük sıkıntılar yaşayacak.</p>
<p><strong>Dönüşüm bizimle gerçekleşecekse, bireysel olarak kendimizi bu dönüşüme nasıl hazırlamalıyız?</strong></p>
<p><strong> </strong>Maya takvimi aslında şunu söylüyor; Evet bir ilahi plan var, bir yaradılış planı var. Sosyal ve bireysel hayatımız birtakım kozmik, ilahi enerjilere göre şekilleniyor ancak bu demek değil ki  bizim hiçbir sorumluluğumuz yok bu olan bitende. Yüksek bir sorumluluğumuz var. Ben bir kenara çekiliyim, ne olacaksa olacak diye bir şey yok. <span style="color: #000000;">“Bu dünya bir ilüzyondur, bu dünya yalandır, dünyadan el etek çekmeliyiz” gibi spiritüel bir algı var günümüzde. Bunun biran önce değişmesi gerek. Ruh ve madde birbirinin içindedir aslında. Biz maddesel, sosyal hayatımızı spiritüel yapmalıyız. Bu da çok fazla eylem gerektirir. Yani kendimizi pasifize etmek yerine çok daha aktif olmamız gerekiyor. Bu da aslında para dediğimiz şeyin yani madde dediğimiz şeyin de ruhsal olduğunu fark etmekte geçiyor. Onun ölü bir madde olmadığını, doğanın tanrının yansıması olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Bir ormanı 5 ton kereste olarak görüyorsak gözlerimizde o zaman orada bir sorun var. İşte bunun değişmesi gerekiyor. </span><strong> </strong></p>
<p><strong>Maya takviminin bilgilerine neden ihtiyacımız var? Bu bilgiler olmadan bir dönüşüm yaşanamaz mı?</strong></p>
<p>Bilinçli olmamızı ve bilinçlenmemizi sağlıyor. Şöyle bir benzetme vardır; bir balık suda yüzdüğünün farkında değildir. Su ile çevrilidir ama suyu görmez. Biz de insanlık olarak bir bilinç ırmağı içinde yüzüyoruz ve bunun belirli bir akışı var. İnişleri, çıkışları, zor köşeleri, rahat yerleri var ama biz farkında değiliz. Maya takvimi bizim bunu fark etmemizi sağlıyor. Hangi dönemlerde, hangi tarihlerde, nasıl enerjiler bizim bilincimize tesir ediyor? Bunu gördüğümüz zaman kozmik planla daha uyumlu akmamızı sağlıyor. <strong> </strong></p>
<p><strong>Bu takvimdeki kehanetlerin doğruluğuna nasıl inanabiliriz? Neye dayanarak güvenerek inanabiliriz?</strong></p>
<p>Ben özellikle Caral Johan Calleman’ın araştırması üzerinden maya takviminin yorumuna inanıyorum. Temel farkı; Diğer bütün araştırmalar 21 aralık 2012 tarihine kilitlenmiştir ve o tarihe kadar bizim nasıl bir bilinç dönüşümünden geçtiğimize dair bize en ufak bir bilgi sunamamaktadır. Calleman ise, öncelikle 28 ekim 2011’in son tarih olduğunu söylüyor ve bu son tarihe, yani bilincin en son aşamasına girerken kademe kademe sürekli birtakım dönüşümlerden geçtiğimizi söylüyor. Ve bu tamamıyla test edilebilir bir yöntem. Biz şu anda 6. gündüzü yaşıyoruz ve 6. gece başlayacak. 6. gece başladığında (8 Kasım 2009) büyük ekonomik sıkıntılar tekrar başlayacak. Daha ciddi bir kriz, daha derin bir dönüşüm yaşayacağımızı gösteriyor. 3 Kasım 2010’a kadar sürecek. Ama zaten hiç geri gidiş olamayacak. Bilinç hep dönüşecek. Belki geçen yılki ekonomik krizden daha derin bir kriz yaşayabiliriz. Calleman medyum değil. Sosyolik, bilimsel bir araştırma yapıyor. Tabiî ki sezgilerini de işin içine katıyor. Geri gelirsek, 5. geceyi yaşadık 2008’de, bu piramidin sadece 8. katının 5. gecesidir. 1999’dan başlayarak dünyaya yeni bir farkındalık getiren bir bilinç katı bu. Piramidin bir alt katında gece ve gündüzler yirmişer yıl sürüyor. Bu beşinci gece denilen süreç 1932-1952 arasında yaşandı. Büyük buhran 1929 da yaşandı; Hitler, 2.Dünya Savaşı’nın yaşandığı dönem. 5. gece zaten en karanlık gece olarak biliniyor. En büyük yıkımı getiren, eski bilincin ölümünü sağlayan. Yani 2008’de yine aynı dönem; 5.gece bittiğinde Obama seçildi. 6.gündüz başladı. Kriz yavaşladı. Ancak yeni bir dünya yaratacaksak o zaman bizim bu sistemi değiştirmemiz gerekiyor. Gecelerde ekonomik krizler, gündüzler de rahatlama <span style="color: #000000;">oluyor. Ama artık rahatlama olmayacak artık bu anlamda sona geldik. “Krizi atlatalım yine eski düzen gelecek” diye bir şey olmayacak. Besin, petrol, madenler sonsuz değil. Parmak çıtlatmasıyla yaratılmıyor.</span> <strong> </strong></p>
<p><strong>Özgür insanın doğumu nasıl olacak?</strong></p>
<p>İnsan hakikate ulaşamıyor. Ruhun hakikatinden tut da sosyal hakikat. İçtiğimiz su sağlıklı mı, yediklerimiz sağlıklı mı bunu bilmiyoruz. Sürekli bir toplumsal hipnoz var. İnsanların sürekli kendi güçlerinden çıkartıldıkları bir hipnoz bu. İlginç bir örnek var buna; Bu ay yine tam 6. gece başlarken bir film gösterimi giriyor 2012 ile ilgili. Bu film örneğin insanların tamamen korkmasını sağlayacak bir film. Ne işe yarıyor bu tür mesajlar? İnsanlar özgürlüklerinden ödün veriyorlar, korkmaya başlıyorlar ve kendi merkezlerinden çıkıyorlar. Yeni insanın doğuşu, bize gelen bu tür mesajları kendi filtremizden geçirerek olayın hakikatine uyanmamızla gerçekleşecek. <span style="color: #000000;">Dünya çok kaotik bir noktada. Bunun sonunda ya yeni bir dünya yaratacağız ya da bu kaos bizi tamamen aşağı çekecek. Belki de kendi sonumuzu gerçekten hazırlayabiliriz. Böyle bir ihtimal her zaman var. Dolayısıyla sorumluluğumuzu almamız gerekiyor. Her insanın sorumluluğu var. Şu anda tek yapabileceğimiz bizim gibi insanları bulmak, örnek olmak. İnsanın dünyadan kaçmadan, kendi özünü ruhsal potansiyelini fark etmesi gerekiyor. Dünyanın içinde olup dünyayı dönüştürmek gerekiyor. Dünya iktidarı insanların sağlıklı düşünmesini engelleyecek birçok strateji uyguluyor. Elektro manyetik aletlerin yaydığı radyasyon, suya katılan, diş macununa katılan florid, besin maddelerindeki aspartam, birçok kanserojen madde. Bütün bunlar bizim daha yüksek bir farkındalığa ulaşmamızı engelliyor. Titreşimlerimizi düşürüyor. Evrende herşey titreşim. Baz istasyonları, kablosuz internet, elektro manyetik aletler hepsi dalga boyutumuzu düşürüyor. Örneğin şehirden çıkıp doğa gittiğimizde çok daha yüksek enerjiye ulaşıyoruz ve düşünce boyutumuz değişiyor. Bunlara da dikkat etmek gerekiyor. Cep telefonu için özel kulaklık kullanmak, kablosuz modemi gece yatarken kapatmak gibi birçok dikkat edilecek şey var.</span> Örneğin, dikkat edilmesi gereken ve pek çok nedenle farkına varamadığımız genetik modifikasyonlu tohumlar konusu var. Dünyada küresel ısınmadan daha büyük sosyal sorunlar yaratabilecek bir mesele. Bu konuda da insanlar ne yazık ki uyutuluyorlar. Tohum yasası geçti mesela meclisten. Hormonlu gıda kimyasal zehirdir o kimyasalı vücut bir şekilde atabilir ama genetiğiyle oynanmış gıdalar sizin genetiğinize işliyor ve tamamen mutasyona uğratıyor sizi. İntihar geni diye bir şey var. Bulaşıcı bir şey. O sezon bütün hasatlar durabilir ve milyonlarca insanın açlıktan ölmesine yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/yeni-bir-dunya-yaratmak-bizim-elimizde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2012 yılı marka olmuş</title>
		<link>http://alternatifkarma.com/2012-yili-marka-olmus/</link>
		<comments>http://alternatifkarma.com/2012-yili-marka-olmus/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 19:51:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özgür Turan</dc:creator>
				<category><![CDATA[2012, Maya Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://alternatifkarma.com/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Yaklaşan felaketler ve değişim konusu Amerikalıların eline geçince her konuda olabildiği gibi bu da hayli sulandırılabildi. İlk önce bu konuda çok sayıda kitap yazıldı. Hatta &#8216;Complete Idiot&#8217;s Guide to 2012&#8242; (Tamamen Aptal Olanlar İçin 2012 Rehberi) adlı bir kitap bile var. 2012 yılındaki felaketlerden nasıl kurtulunabileceğini ve hayatta kalma ipuçlarını öğretmek Amerika&#8217;da belli başlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-418" title="world-end-in-2012-21" src="http://alternatifkarma.com/wp-content/uploads/2009/03/world-end-in-2012-21-150x150.jpg" alt="world-end-in-2012-21" width="150" height="150" />&#8220;Yaklaşan felaketler ve değişim konusu Amerikalıların eline geçince her konuda olabildiği gibi bu da hayli sulandırılabildi. İlk önce bu konuda çok sayıda kitap yazıldı. Hatta &#8216;Complete Idiot&#8217;s Guide to 2012&#8242; (Tamamen Aptal Olanlar İçin 2012 Rehberi) adlı bir kitap bile var. 2012 yılındaki felaketlerden nasıl kurtulunabileceğini ve hayatta kalma ipuçlarını öğretmek Amerika&#8217;da belli başlı bir sektör haline gelmiş durumda. Gaz maskesi satan mı, deprem sonrası yardım malzemesi satan mı dersiniz, her telden çalan var ABD&#8217;de. Bunların bir özetini <a href="http://www.survive2012.com" target="_blank">bu sitede </a>bulabilirsiniz. Tabii bu konuda birçok film de yapıldı. Bu konuya  ilgi çok. Sadece Survive 2012 sitesini bile bugüne kadar 5 milyon kişi ziyaret etmiş. Yani 2012 yılı kendi başına bir marka olmuş durumda.&#8221;</p>
<p>Yukarıdaki paragraf Serdar Turgut&#8217;un dünkü yazısından. Tamamı için <a href="http://www.aksam.com.tr/2009/03/22/yazar/12092/serdar_turgut/dunyanin_sonuna_3_yil_275_gun_mu_kaldi_.html " target="_blank">tıklayın.</a> Yazının en çok yukarıdaki son paragrafı hoşuma gitti ve burada örnek verdiği web sitesini gerçekten komik buldum.</p>
<p>2012 çok uzun zamandır yazılan çizilen, tartışılan bir konu. Tamamen bilinç değişimi olacağı kısmına katılıyorum ama ne şekilde yani ruhsal mı fiziksel mi olur onu kimse bilemez bence. Zaten görünen köy kılavuz istemez. Dünya genelinde su savaşlarının başlamasına az kaldı, guguk kuşlarının bile nesli tükendi&#8230; yani nasıl bir tablo bekleyebiliriz ki. Mayalar hakkında okumak ve iyi anlamak gerek. Tabii en önemlisi de içsel olarak hazırlanmak yani güçlenmek gerek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://alternatifkarma.com/2012-yili-marka-olmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
