Son günlerde dikkatimi çeken bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Arkadaşım bir mail göndermiş, bu sabah onu okudum. Aynı mail farklı yerlerden de gelmişti. Mailde genel olarak aldığımız kararların hayatımızı ya yakacağı ya da hayatımıza ışık tutacağından bahsediyordu. Verdiğimiz kararların önemini vurguluyor, alınan tek kararın aslında bir kararlar zinciri olduğundan ve çok dikkatli olmamız gerektiğinden bahsediyordu,uzun uzun ve dehşetli örnekler vererek.Mailin genelinden benim anladığım sanki bizi mutsuz eden işlerimizi ve eşlerimizi  vs.. değiştirirsek herşeyin hallolacağı gibi bir mesajdı. Ve bunu öyle inanarak aktarmışlar ki eğer bu konuda kafanızda soru işaretleri olarak bu maille karşılaştınızsa en iyi ihtimalle küçük çaplı bir buhran geçirebilirsiniz:))

Maili bitirdiğimde kafamda şu sorular uçuşuyordu; Mutluluğumuz ve içsel huzurumuz başkalarına ya da başka durumlara bağlı olabilir mi? Sorun işte ya da karşıdaki kişide olabilir mi?Aslında cevap benim için çok net:  Hayır!!  Neden derseniz, beni mutsuz ettiğini zannettiğim eşimi de isimi de bıraktım ,evet bir hafifleme oldu kabul ama tecrübelerimde ve mutluluk düzeyimde herhangi bir değişiklik olmadı. Çünkü değişiklikleri içerde değil dışarda yapmıştım:) Ve anladım ki sorun karşıdaki kişide, durumda ya da aldığımız kararlarda değil. İçimizdeki sevgiyle ne kadar bağlantıdayız, sevme kapasitemizi ne kadar kullanıyoruz, aldığımız kararlarda yönümüzü belirlerken sevginin bize rehberlik etmesine ne kadar izin veriyoruz, bence farkı yaratan bu. Ne karar aldığımızdan çok bu kararı neye göre aldığımız. Eğer içimizdeki sevgiyle bağlantıda değilsek ve bu sevgiyi geliştirip yaşamımıza, kararlarımıza aktarmıyorsak istediğimiz kadar iş, partner, vs.. değiştirelim sonuç değişmeyecektir. Sonucu değiştirecek olan tek şey bizim her geçen gün daha fazla sevgiye odaklanmamız sevgiyi yaşamımızda çoğaltmamız olacaktır. Bunu yaptığımızda tüm ilişkilerimiz ( iş, eş,… vs ) kendiliğinden şifalanacaktır; Ya ayrılık yoluyla ya da daha derin düzeyde yeniden ve yeniden birleşerek, sevgiyle.

Bu mail bana bunları hatırlattı ve bir kez daha bende sizlerlerle paylaşmak istedim:) Ne karar alırsak alalım tüm kararlarımızı sevginin rehberliğinde alalım diliyorum.

Tüm kararlarımıza sevgi ışık tutsun…



Toplam : 4 Yorum var

    Evrim Çetiner Temmuz 25th, 2010 at 11:48 am

    Çok yerinde bir yazı..
    Bayıldım..
    Fevkalade klişe bir ifade gibi gelmekle birlikte gerçekten de her şey ama her şey ‘biz de’, ‘içimiz de’ ama bahane bulmakta da üzerine yok işte insanoğlunun..
    Elbette hepimiz zaman zaman birini, bir şeyleri suçlayarak ya da sebep göstererek hafiflemek istiyoruz fakat uzun vadede getirdiği ağırlığı hesaba katmadan..
    Benim de çok olmuştur, huzursuzluğuma, gerginliğime sebep oluyor diye kendimce temize çektiklerim.. Belki bir süreliğine doğruyu yaptığımı düşünüp ferahlamışımdır da ama ama ama…
    Kendim oldukça her şey daha kolaymış meğer.. Sadece kendim olunca.. ;)
    Sevgiler canım hepinize..
    E.

    zeya Temmuz 26th, 2010 at 6:23 am

    nerede okumuştum hatırlamıyorum ama çok sevmiştim. gömleğinizin yakasını aynadaki görüntüden düzeltemezsiniz siz yakanızı düzeltince aynadaki görüntü düzelir diyordu.

    Çok doğru içimiz düzeldikçe dış zaten düzgün olacak :) :)

    melda Temmuz 29th, 2010 at 2:56 am

    kendim olunca hersey daha kolaymis:) ne guzel soylemissin evrim:)M.

    melda Temmuz 29th, 2010 at 2:59 am

    Sevgili zeya,
    ne guzel bir soz ilk defa duydum,paylastikca cogalmak cok keyifli:)tessekkurler,

Yorumunuz: