Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...






Fragmanlarından etkilenerek gösterime başlamadan çok öncesinde gitmeği kafaya koyduğum sayılı filmlerden birisiydi : INCEPTION

Okunup ardında bırakılan bir oda dolusu kitap, listesi yapılabilecek duruma gelmiş olan alınan cok sayıda eğitimler zihinde BEN BİLİYORUM durumu yaratabiliyor insanoğlunda..:))
Her ne kadar kişi farkındalık sahibi olsa da ZİHİN bu.. Bir anlık gaflet anında son surat bir at koşturma haline geciveriyor…Ne kadar dizginlere vakıf isen de bu başıboş koşturmanın süresi o kadar kısa oluyor onun için tabiki de..:))))
Bildiklerimizi, öğrendiklerimizi, biriktirdiğimiz bilgi dağcıklarını, tepeciklerini bir elbise gibi soyunup, çırılçıplak girmenizi öneriyorum ben INCEPTION filmini izlemeye….Zira gerçek öğrenme HİÇBİRŞEY BİLMİYORUM dediğimiz noktada gerçekleşiyor…Evrenin gerçeğine açılıyorsunuz…Daha geniş bir bakış açısı, sonsuz olasılıklara açılmak ve daha büyük planın farkına varmak gibi ödüller veriyor bize bu sihirli iki kelime bize..: HİÇBİRŞEY BİLMİYORUM…
Tek başıma seyrettim bu filmi… bildiklerimin hepsini unutarak… Bilmemenin verdiği heyecan, merak ve hayranlıkla…. Bilmeye ve anlamaya çalışmayarak…
Bu bakış açısından görünen mi ne? İşte bu :
Yaşadığın bir rüyaysa eğer sıkılmak, üzülmek niye o zaman… ve rüyada herşeyi istediğin gibi planlayıp, değiştirme gücün de varsa eğer hayat tekdüze ve zorlayıcı da değil o zaman… keyfini çıkar bu bir oyun… YARATMA OYUNU… YARAT ve OYNA…yarattıgın oyunda kendin için zorlayıcı surprizlerin KORKULAR ve GEÇMİŞ ANILAR… Bu iki parça oyunu bozuyor… Planları altust ediyor… onları bırak artık…ki keyifle OYNA… KEYFİNİ ÇIKAR… YARATMANIN… OYNAMANIN…
Kısaca cok da fazla ipucları vermeden paylaşmaya çalıştım..:)))
GERÇEK ; Rüyada olduğunun farkında olup, bunun bilincinde olarak her içinde bulunduğun AN’ da bunu kendine tekrar hatırlatmak ve rüyadaki SEN’i gözlemleyen GERÇEK BENLİĞİN ta kendisi olduğunun bilincine varmaktır…
Zihnin oyunlarında kaybolup gitmeden, yaşanılanın bir rüya oldugunu ve bu rüyada efendinin biz oldugunu ZİHNE her yaşadığımız AN’ da ve her aldığımız nefeste hatırlatarak, AN’ da kalarak RÜYA’ yı GERÇEĞİMİZ yapabiliriz… Bu güce sahibiz…
Hepimiz ZİHNİN kafesinde hapis olmuş, özgürlüğe doğru yaşlı gözlerle bakarak, ” bir gün elbet bir gun inşallah ” diyen beyaz güvercinlerdik….
Size bir sır vermek isterim ki….
KAFESİN KAPISI AÇIK….:)))
Toplam : 6 Yorum var
ellerine ,yuregine saglik esracim,bugün yasadiklarimin ustune paylasımın ilac gibi geldi,en kisa zamanda filmi izlemeye gidicem,tesekkurler;M.
“Hepimiz ZİHNİN kafesinde hapis olmuş, özgürlüğe doğru yaşlı gözlerle bakarak, ” bir gün elbet bir gun inşallah ” diyen beyaz güvercinlerdik…”
Ne güzel yazmışsınız. Filmi en kısa sürede izleyeceğim. Hatta keşke şu anda izleyebilseydim…
Sevgiler…
rica ederim melos…iyi gelmesine sevindim..
tesekkür ediyorum sevgili Sevi..
size iyi seyirler diliyorum..sevgilerimle..
mükemmel işlemiş Nolan konuyu, aslında fikir alma-fikir koymayı basitçe yapıyoruz, gece-gündüz, uykuda-uyanık, bence. Esra’cım bu film tam oalark anlaşılamadı, birçok kereler seyretmekte fayda var derim, mühim bir konuyu ele almışsın, devam…
aynı fikirdeyim hocam..matrix misali ne kadar seyredersen her seferinde ayrı bir dunya…teşekkürler hocam…
Yorumunuz: