Fragmanlarından etkilenerek gösterime başlamadan çok öncesinde gitmeği kafaya koyduğum sayılı filmlerden birisiydi : INCEPTION


Okunup ardında bırakılan  bir oda dolusu kitap, listesi yapılabilecek duruma gelmiş olan alınan cok sayıda eğitimler  zihinde  BEN BİLİYORUM  durumu yaratabiliyor insanoğlunda..:))
Her  ne kadar  kişi  farkındalık sahibi olsa da ZİHİN bu.. Bir anlık gaflet anında son surat bir at koşturma haline geciveriyor…Ne kadar dizginlere vakıf isen de bu başıboş koşturmanın süresi o kadar kısa oluyor onun için tabiki de..:))))

Bildiklerimizi, öğrendiklerimizi, biriktirdiğimiz bilgi dağcıklarını, tepeciklerini bir elbise gibi soyunup, çırılçıplak girmenizi öneriyorum ben INCEPTION filmini izlemeye….Zira  gerçek  öğrenme  HİÇBİRŞEY  BİLMİYORUM dediğimiz noktada gerçekleşiyor…Evrenin gerçeğine açılıyorsunuz…Daha geniş bir bakış açısı, sonsuz olasılıklara açılmak  ve daha büyük planın farkına varmak gibi ödüller veriyor bize  bu sihirli iki kelime bize..: HİÇBİRŞEY   BİLMİYORUM…

Tek  başıma seyrettim bu filmi… bildiklerimin hepsini unutarak… Bilmemenin verdiği heyecan, merak  ve hayranlıkla…. Bilmeye  ve anlamaya çalışmayarak…
Bu bakış açısından görünen mi ne? İşte bu :

Yaşadığın bir rüyaysa eğer  sıkılmak, üzülmek niye o zaman… ve rüyada herşeyi istediğin gibi planlayıp, değiştirme gücün de varsa eğer hayat tekdüze ve zorlayıcı da değil o zaman… keyfini çıkar bu bir oyun… YARATMA  OYUNU… YARAT ve OYNA…yarattıgın oyunda  kendin için  zorlayıcı surprizlerin  KORKULAR ve GEÇMİŞ ANILAR… Bu iki parça oyunu bozuyor… Planları altust ediyor… onları bırak artık…ki  keyifle OYNA… KEYFİNİ ÇIKAR… YARATMANIN… OYNAMANIN…

Kısaca cok da fazla ipucları vermeden paylaşmaya çalıştım..:)))

GERÇEK ; Rüyada olduğunun farkında olup, bunun bilincinde olarak  her içinde bulunduğun  AN’ da bunu kendine tekrar hatırlatmak  ve rüyadaki SEN’i gözlemleyen  GERÇEK BENLİĞİN  ta kendisi olduğunun bilincine varmaktır…

Zihnin oyunlarında kaybolup gitmeden, yaşanılanın bir rüya oldugunu ve bu rüyada efendinin biz oldugunu  ZİHNE  her yaşadığımız AN’ da ve her aldığımız nefeste  hatırlatarak, AN’ da  kalarak  RÜYA’ yı GERÇEĞİMİZ yapabiliriz… Bu güce sahibiz…

Hepimiz  ZİHNİN  kafesinde hapis olmuş, özgürlüğe doğru  yaşlı gözlerle bakarak, ” bir gün elbet bir gun inşallah ” diyen  beyaz güvercinlerdik….

Size  bir sır vermek isterim ki….

KAFESİN  KAPISI  AÇIK….:)))



Toplam : 6 Yorum var

    melda Ağustos 16th, 2010 at 2:10 pm

    ellerine ,yuregine saglik esracim,bugün yasadiklarimin ustune paylasımın ilac gibi geldi,en kisa zamanda filmi izlemeye gidicem,tesekkurler;M.

    sevi Ağustos 16th, 2010 at 11:42 pm

    “Hepimiz ZİHNİN kafesinde hapis olmuş, özgürlüğe doğru yaşlı gözlerle bakarak, ” bir gün elbet bir gun inşallah ” diyen beyaz güvercinlerdik…”
    Ne güzel yazmışsınız. Filmi en kısa sürede izleyeceğim. Hatta keşke şu anda izleyebilseydim…
    Sevgiler…

    ESRA EKREN Ağustos 19th, 2010 at 12:42 am

    rica ederim melos…iyi gelmesine sevindim..

    ESRA EKREN Ağustos 19th, 2010 at 12:44 am

    tesekkür ediyorum sevgili Sevi..
    size iyi seyirler diliyorum..sevgilerimle..

    mihri temel Ağustos 20th, 2010 at 9:44 am

    mükemmel işlemiş Nolan konuyu, aslında fikir alma-fikir koymayı basitçe yapıyoruz, gece-gündüz, uykuda-uyanık, bence. Esra’cım bu film tam oalark anlaşılamadı, birçok kereler seyretmekte fayda var derim, mühim bir konuyu ele almışsın, devam…

    ESRA EKREN Ağustos 22nd, 2010 at 11:53 pm

    aynı fikirdeyim hocam..matrix misali ne kadar seyredersen her seferinde ayrı bir dunya…teşekkürler hocam…

Yorumunuz: