Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...

Esra Ekren
F.Mihrimah Temel






Giyinmek istemiyor. Diş fırçalamak istemiyor. Yemek yemek istemiyor. Sürekli “yeterince doydum ben” diyor. Taksilerde yere oturuyor, yani ayaklarımızı koyduğumuz yerde ve camla, kapıyla oynuyor. Taksi şoförlerini gıdıklamaya çalışıyor, sürekli kornaya bassınlar istiyor. Bugün soför “kurt var sanırım bunda” dedi. Adama döndü; “yanlış biliyosun sen inek var bende” dedi. Yolda elimi tutmuyor, alıp başını gidiyor. Bütün sokak kedilerini sevicem diye tutturuyor ve gidip seviyor. Her okul çıkışı bir aktivite istiyor; Mutlaka park ya da çikolata kelimeleri geçecek bu aktivitelerde. Bugün 35 aylık oldu. Doğumgününe bir ay kala yeni bir sendrom başladı sanırım bizde. Nedir bu biri bana söylesin. Yoksa delirmek üzereyim ben.
Bu gece diş fırçalama kavgamızda artık pes ettim, sinirlendim ve bağırdım. Ağladı uzunca bir süre. Sonra babası ile fırçaladı. İçerden buruk bir sesle, “Anne fırçaladım gel yıldız yapabilirsin” dedi. Gittim o küçücük ellerin birine yıldız birine aydede çizdirdi. Uyuyor şimdi mışıl mışıl ama ben o ellere gidip gidip bakıyorum. Bir yandan vicdan yaptım bağırdım diye, bir yandan nasıl yeterim ben bu cadıya, nasıl baş ederim diye düşünüyorum. Bu gece uyku yok bana.
Neyse gidip kefirimi içiyim bir ihtimal o uyutur beni.
Toplam : 8 Yorum var
Önce derin bir nefes al! Şimdi istersen bir de otur… kızın bebeklikten çıkıyor, kendi başına kurallarını koymaya çalışıyor. Öncelikle sana ters psikolojiyi önereceğim, hiç sevmediğim ama babasının başarı ile uyguladığı bir yöntem. Anahtar kelimeler: “Sen sakın giyinme”, “Dişler kirli kalsın, Hipo ve Tipo (çok basit ama işe yarayan bir sesli kitap) gece ağzında beslenirler”, “tamam güzelim, gerçekten çok yedin: bu son kaşık baba için, bu dede için…”
Her şeyi birden düzeltmeye çalışma, inan bana bir kaç gün diş fırçalamayınca birşey olmuyor – yatmadan biraz su ile ağzı çalkalansın.
Şimdi senin için çocukla yapılan savaşın daima kaybedildiğini kabul etme zamanıdır… Sen iyisi bol söz, şarkı, oyun ile onu kendi tarafına kazanmaya bak.
Umarım faydası olur! Bol şans…
Handem,
hoşgeldin öncelikle.
Ters psikoloji benim de çok zorlandığımda denediğim bir yöntem. Bu defa tutmuyor biliyor musun. “Çıplak gidiyim o zaman okula” okula diyor örneğin öylece dans ediyor evin içinde. Hem çoook şirin hem de delirme noktasına getiriyor insanı. Dün gece inan bana “Hep o mu kazanacak” cümlesini düşündüm hep ve daha yorumunu görmemiştim. Bunu kabullenmek çook zor geldi. Sonra “mükemmel olamam”dedim ve yattım uyudum. Neyse biraz daha enerji toplayıp oyunlar, şarkılara devam senin dediğin gibi. Çok teşekürler.
bence çocuklarda korku yok o yüzden bunlar oluyor.Benim oğlum 9 aylık, yürüteçin kenarına geliyor, ayaga kalkıyor, sonra biraz yüksekçe basamagına ayagını koyuyor ve içine girmeye çalışıyor, ayakta durup tek elini bırakıyor. Yani bebeklerde falan korku olmadıgı için herşeyi yapabileceklerine inanıyorlar. Bu yüzden bence serbest bırakmalı, etraflarında çok takip edilmeli.
Sen de dişimi fırçalamak istemiyoruuum desen onun söylediği şeyleri sen de söylesen şaşıracak o anne olsun sen çocuk bir zaman bu senaryoyu oynayın bence.Ağla o seni teselli etsin mesela.Doğru yolu o sana göstersin çok eğleneceksiniz . Ben 30 yıl önce böyle yapıyordum.Belki içinde inek olan CANımıza bir yararı olur.Ne olur kızma benim torunuma sevgilerimle.Tontini.
Kefir iyi geldi mi kefir?
İçine inek mi kaçmış onun..güldüm ama düşündüm de..
ben bayılıyorum boyle cocuklara
) ne kadar ozguvenlı bırı Dogacık…tam tersı olsaydı ve her dedıgını yapsaydı ne kadar sıkıcı olurdu dusunsene? daha 2 gun once ne demıssın. ” cok sanslıyım boyle komık bır cocugun annesı oldugum ıcın” evet gercekten cok sanslısın hayatına renk ve enerjı getırdıgı ıcın…onu yetıstırmek cok zor bılıyorum ama ogrenırsın merak etme, sen onu takıp et cok kolay olacak…cok sanslıyız cok:)) operım….
Ada daha 16 aylik, yani senin yerine gelmeme var ama benim bu yeni cocuklarda cok cok sezinledigim sey o kucucuk bedenlerine sigdirdiklari o kocaman ruhlari, kisilikleri. Doga da su anda bu dunyada insan olmayi, 3 yasinda bir bebek olmayi deneyimliyor. Sinirlarini anlayabilmesi icin ne kadar acilabilecegini gormesi gerekiyor. Anne-cocuk iliskisi bir dans; simdi o senin ayaklarina basacak, sonra sen biraz onun, sonra muthis bir ritim yakalayacaksiniz ki yeme de yaninda yat.
Sen ne kadar sansliysan Doga gibi bir kizin oldugu icin, o da senin gibi bir annesi oldugu icin inan o kadar sansli. Sen de 3 yasinda bir annesin sonucta. ve o seni secip geldi
Kolay gelsin. Hayatin guzelligi bu detaylarda degil mi zaten?
Ozgurcum aynı şeyler bizde de var, ben fazla üstünde durmamayı deniyorum… Dişimi fırçalamayacağım diyorsa peki senin kararın diyorum, her gün yıkanan çocuk geçen hafta 3 gün hiç yıkanmadı, her seferinde istemiyorummmm diye bağrındı bende peki dedim. Neden peki dediğimi sorguladı, senin temiz olmanı istiyorum ama sen istemiyorsun ve bu senin kararın bende çok yorgunum seni zorla sokamam ki, ama yıkansaydın banyoda ne güzel oyun oynardık gibi şeyler söylüyorum… 3.4 bilemedin 5. gün inat yapacak başka bir şey oluveriyor… Ben hep buda bir dönem geçecek diye dolanıyorum ortada, prenses olmak bir dönem, makyaj merakı bir dönem, kabusları bir dönem… İleride gülerek hatırlayacağımız dönemler, onları onlar yapan seçimlerini şekillendiren olaylar. Ama sen ne güzel bunları yazıyorsun, ben artık cümlelerini bile not almayı atlıyorum. İpin ucu fena kaçtı, bir toparlansam iyi olacak.
durup durup hayal kuruyorum, birde dedi ya kadın uykusuna kadar düzenlenecek diye!
Bu arada beni aldı bir eylül heyecanı! hiççç buralarda takılasım yok
Yorumunuz: