Şu anda orta sehpada duran portakal suyunu bir huni ile boğazına dayayıp içiresim var. Tıpkı sabah omleti burnundan sokmak istediğim gibi. Yemek tercihleri yaşı büyüdükçe daha da rahatsız ediyor beni. Çünkü kontrol edemiyorum ya ondan! Benim istediklerimi yesin, içsin istiyorum. Halbuki onun dünyası benden çok daha farklı şeylerden oluşuyor. Bazen bırakıyorum gerçekten, ya da ben öyle sanıyorum, ne isterse yesin, ne kadar isterse yesin diyorum. Sonra birden geliyorlar, sağlıklı beslenme vaazları vermeye başlıyorum evde. Sadece Doğa’ya değil Serdar’a da. Bugün ben bile kendimden sıkıldım bu vaazları verirken. Hep aynı hep aynı. Örneğin, sofrada zeytinyağlı kereviz ve ıspanak varken burun kıvırmalar delirtiyor beni. Ya da taze sıkılmış bir bardak meyve suyunun 1 saat bekledikten sonra içilmesi.

Şu 2010 da diyorum ki bu ikisini kendi haline bırakma gücü ve sabrı gelsin bana başka da birşey istemiyorum! Hayat tercihlerden ibaret değil mi ya onlar da yapsınlar tercihlerini. Hep onlar da birgün benim gibi sebze, ot sevmeye başlar mı acaba diye umutlanmasam artık, arkadaş ilişkilerimde yaptığım gibi bu konuda da beklentiyi sıfırlasam iyi olacak.



Toplam : 6 Yorum var

    brajeshwari Ocak 3rd, 2010 at 9:49 am

    umursamadığın zaman, düzelecek gibi..
    o yuzden o ilgiyi dagitmalı insan…
    zor bir durum biliyorum, ama yaparsin eminim..

    Özgür Turan Ocak 3rd, 2010 at 11:57 am

    Burcu’cum yapar mıyım dersin, yapıyım hadi!

    brajeshwari Ocak 4th, 2010 at 1:12 am

    Bende kocam için aynı durumdan muzdariptim.
    bir an geldi “banane” dedim.
    o düzelmeye başladı :) Şimdi türlü diye bir yemek vardı, ne güzeldi diyor..

    Sanırım ben direndikçe, o direnç gösterdi.

    bir de şuna inandım sonra sonra
    onun vucudu ihtiyacı olanı alıyor zaten..Çikolataysa çikolata, sadece makarnaysa makarna..
    ben onun midesi yerine niye düşünüyorum ?

    sen kendi portakal suyunu iç, sağlığına dikkat et yeter..

    bu yüzden inanıyorum, yaparsın..

    Tanya Ocak 4th, 2010 at 5:00 am

    Ama zeytinyağlı kerevize ben şu yaita burun kıvırıyorum..

    Özgür Turan Ocak 4th, 2010 at 11:59 am

    Burcu, işte ben de orada takılıp kaldım. Sanırım onların yerine ihtiyaçlarını biz düşünüyoruz. Onların midesi oluyoruz.

    Özgür Turan Ocak 4th, 2010 at 12:00 pm

    TAnyakuş,
    portakal suyunda pişmiş kereviz gibisi var mıdır yahuu! Koca bir tencerenin içine düşebilirim:)

Yorumunuz: