Japonya’daki yunus katliamını anlatan “The Cove” yani “Koy” adlı belgeseli izlerken yediğim kirazlar boğazımda kaldı. Bir süre yutkunamadım gerçekten. Japonya’da her yıl 23 bin yunus katlediliyormuş ve eti farklı etiketlerle piyasaya sürülüyormuş. Sonuç ise, aşırı civa yüklemesinden kaynaklanan ciddi hastalıklar ve sakat doğan bebekler. En çok da hamile annelerde etkili oluyormuş çünkü yüksek civa oranı direkt fetusa etki ediyormuş. İşkence edilerek yunus gösteri merkezlerine götürülenlerden ise bahsetmiyorum bile biliyorsunuz artık.

Biraz önce internette filmle ilgili araştırma yaparken ekşi sözlükte yazılanları okudum da; kimileri şöyle demiş; Ne de olsa Amerikalılar çekmiş belgeleseli, kendileri neymiş ki çok insan katlediyorlarmış da yunuslardan bahsediyorlarmış falan… İnsan denilen canlı ne garip, sürekli yargılayacak, suçlayacak birşey, birilerini arıyor. Amerikalı, Çinli, Türk diyerek kalıplara sokuyoruz birbirimizi bıdı bıdı saçma sapan konuşup duruyoruz. Hepimiz “BİR”iz “BİRRRRRRRRR”. Bunu anlayana kadar daha ne olması gerekiyor?

Çok gezdik bu haftasonu, bugün akşam üzeri itibariyle evimize giriş yaptık:) Fakat bu tatlı yorgunluğun üzerine bu film ayılttı beni iyice, uyku falan kalmadı, cin gibiyim! Mihri Hocam harika bilgiler paylaşıyor sizinle köşesinde, kaçırmayın. Pranayama, beni kendimle buluşturan, yolumu açan yegane nefes tekniğidir. Sol ve sağ burun deliği bilgileri ise çok önemli. Dünkü ay tutulmasını nasıl geçirdiniz bilmiyorum ama ben 1 hafta öncesinden etkilerini hissettim; gerginlik, vücudumun çeşitli yerlerinde ağrılar şeklinde. Pranayama çalıştım hep böyle günlerde, bu sayede hızlıca toparladım. Nerem neden ağrıyor farkına vardım. Tutulmanın etkisi bu hafta da sürecek. Sakin kalmak, içsel çalışmalar yapmakta fayda var.

Esra ve Melda transformal nefes seminerinde görevliler nefes koçu olarak. Doğa 1,5 yaşındaydı, ben de katılmıştım bu seminere. Eminim ki çok güzel ruhsal açılımlarla dönecekler seminerden ve bizlerle paylaşacaklar her ne gerekiyorsa.

Ne karışık bir post oldu değil mi? Gecenin bir yarısı hele de böyle bir belgeselin ardından ancak bu kadar oluyor.



Toplam : Bir Yorum Var

    sedef Temmuz 1st, 2010 at 7:02 am

    Söylediklerin yeter Özgürüm, ben izleyemem bu filmi. Sen iyi ki cesaret edip izlemişsin ve paylaşıyorsun! Teşekkürler canım.

Yorumunuz: