Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...






Biz de yine bir enerji değişimi, temizlik var bu aralar. Önce televizyon patladı, sonra çamaşır makinesi bozuldu, en son bu akşam saçımı kuruturken saç kurutma makinesi alev aldı elimde. Ayrıca bozulan ayakkabılık, kırılan bardak ve tabak sayısından hiç bahsetmiyim. Bir de bu arada Doğa hastalandı. Geçtiğimiz bütün bir hafta yuvaya göndermedim, evdeydik. Halsizdi çok. Ee tabii onun yuvaya gitmemesi demek benim bütün işlerin donması anlamına geliyor. Ne işi, hani sanki kumandanın bir düğmesine basıyorum ve hayat donuyor. Herşey o oluyor bir anda. Haftanın ilk günleri iyiydi, “neyse ki ateşi yok sadece nezle” dedim. Ama artan halsizliği ve o burun akıntısı ile dışarı çıkamamamızdan dolayı eve hapsoluşumuz beni çok bunalttı. “Ne bunalıyorsun kadın çocuğun hasta otur oturduğun yerde” diyorum kendime ama bir yandan içim içimi yiyor. Yogaya gidemiyorum, kitap okuyamıyorum, röportajımı iptal ettim…vs. Peh! Hissettiklerime bakar mısınız… ne bencillik ama dimi! Ama size yalan söyleyecek değilim sıkıldım işte. Diyorum ya hep en büyük dersim benim annelik. Bazen içimden; “Eh be Özgür sen de çocuk doğuracak kadın mıydın” diyorum. Hem de isteyerek çağırdın cüceyi, o da koşa koşa geldi dünyaya. Öğretecek işte bana beni, görevi büyük!
İşte ben böyle bıdı bıdı içimden söylenirken hadi dedim yogayı bari birlikte yapalım. Bayıldı bu fikre tabii. Yuvaya gitmeden önce hep yapardık birlikte evde. Ama tabii artık farklı cüce eskisi gibi sakin değil ki. Tam bir asananın ortasında sırtıma binmeye çalışmasın mı. Boynum çıkacaktı yerinden. Bir de “Hadi şimdi bu hareketi döne döne yapalım anne” ya da “Şimdi zıpla arada” gibi ayrı bir tat getirdi asanalarıma. Bir de Ersin Hoca yazın demişti ki “Doğa’yı da getir derslere”. Ah hocam görse bunun bu halini der miydi hiç. Fakat çok ilginç birşey oldu sonrasında; Yoga yapmamızdan iki gün falan sonra bir akşam baktım bizimki salonda, kütüphaneden nerden bulmuş bilmiyorum gerçekten çok arkalardaydı, yoga duruşlarını gösteren kitabımı açmış tek tek her sayfadaki duruşları yapıyordu. Annem de bendeydi hatta ikimiz de şok olduk. Kitabın sonuna kadar sabırla yaptı hepsini, sonra kapattı koydu yerine kitabı. Hoca haklı belki de götürmeliyim bilemedim:)
Tam gribi atlattık derken beni esir aldı bu defa da. Cumadan beri ciddi hissettirdi kendini. Neyse yeni haftaya tertemiz başlıyorum artık. Hastalıksız, enerjik günlerimiz geri gelsin.
Bu arada hafta başı doktora götürmüştük Doğa’yı. Doktordan çıktık Mothercare’e uğradık. Kasada Doğa’nın burnunun aktığını gören bir anneannenin torununu bir çekiştirerek uzaklaştırması vardı ki Doğa’dan… İnsanların bu halleri ürkütüyor beni, yabancılaştırıyor iyice bu dünyaya. Sürekli bir korku içinde yaşıyoruz ya kendimize bile yabancılaşıyoruz bu korku ile. Şimdilerde yeni fobimiz de domuz gribi. Oysa herşey büyük bir oyunun parçası gibi geliyor bana.
Toplam : 2 Yorum var
canim, inan ben de binerdim sirtina Doga’ nin yerinde olsam:) cok komik bir cocuk kendisi:) iyilestiniz ama artik, cok cok sevgiler buralardan.
Yogini Doğa..bence yakıştı cokca..getirsene derslere..bak ben getiriyorum hehehe.
Yorumunuz: