img_1642Herşeyin bir sebebi var. Bizim anaokulumuzu seçmemizin sebebi de benim Ayça’yı ve Doğa’nın Rana’yı bulmasıymış. Önce minikler sevdiler birbirlerini, sonra da biz. Öyle saf, öyle neşeli ve coşkulu ki arkadaşlıkları, onların bu hali bize de sıçradı. Fakat Ayça ile “çocuklar” konusundan çok da bağımsız bir bağ var aramızda. Hani “yıllardır tanıyormuşuz birbirimizi” gibi hissettiklerimden o. Yani ender gelenlerden, az bulunanlardan.

Bugün babam ufak bir operasyon geçirdi. Kolunda yıllardır ihmal ettiği, büyümüş olan bir yağ bezesini aldırdı. Ben babam ve annemin yanında hastanede olduğum için Doğa bugün mecburen ilk defa bensiz bir arkadaşına misafir oldu. Okul çıkışı Ayça, Doğa ve Rana’yı alıp evlerine götürdü. Doğa’yı almaya gittiğimde ilk söylediği şu oldu; “Nolur gitmeyelim anne biraz daha oynayalım”.

Öncelikle evrene beni böyle özel insanlarla tanıştırdığı için, sonra Ayça ve Rana’ya içten davetleri için, Doğa’ya da gösterdiği olgunluk için teşekkür ediyorum.  Kızım bugün beni bir defa daha şaşırttı ve mutlu etti. Evet kabul ediyorum ki büyüyor artık… Buna bugün gerçekten inandım. Ben de büyüyorum. Her geçen gün daha sabırlı ve kararlı olmayı öğrenmeye çalışıyorum. Evet çalışıyorum çünkü derslerim hiç bitmiyor. Her gün bir yenisi geliyor…:) Örneğin halen zaman zaman PMS yani hormonlarım beni kontrol ediyor. Tıpkı dün akşam olduğu gibi. Hep söylüyorum ya; Doğa çok büyük bir öğretmen!



Toplam : 3 Yorum var

    funda Nisan 16th, 2009 at 11:35 pm

    sen de büyüyosun özgür..anladım :)

    N. Ayça Özkarahan Nisan 17th, 2009 at 9:52 am

    Evet evet bu okulun bize en büyük katkısı Doğa ve sen oldun, çok mutluyuz! Doğa bize gelmeyi kabul ettiği için, bize güvendiği ve o kadar yakın hissettiği için ayrıca mutluyuz! Fakat, dünü birde ben anlatmalıyım, bir heyecan kızları almaya gidiyorum ama bir yandan da ikisiyle birden nasıl başa çıkacağım diye düşünmeden edemiyorum hani kandırsan kanmazlarrr uydursan inanmazlar…iki cin ve ben! Önce Rana Doğa’yı davet etti, Doğa gelmeye karar verdi ve hemen montunu giymeye başladı, evet evet öğretmen falan beklemeden kendi giyindi…Aşağıda bizi Onur karşıladı, Rana ‘baba!!’ diye çığlık attı, içimden off yanlış mı yaptım şimdi Doğa babasını isterse ne derim diye düşünürken, Doğa gayet cool bir şekilde Onur’a yaklaştı ve ‘biliyor musun benimde babam var’ dedi. İçimde kocaman bir Ohhh dedim, durumu o kadar olağan ve doğal karşılıyor ki :) Eve girdik, ikisi birden Rana’nın ayakkabı dolabını açtı, crocsları çıkardılar, Rana bugün Doğa pembeyi giyebilir dedi :) misafir ya pembeyi ikram ediyor…ikisi birden oturup terliklerini giydiler ve sanki her gün okuldan eve birlikte geliyormuş gibi oynamaya başladılar… Banada hayret etmek birazda hayran hayran seyretmek kaldı…Sonra akşam Onur’la Doğa’nın benimde babam var biliyormusun lafını düşünüp düşünüp kıkırdadık.
    Bu arada biz bugün okula gitmedik hava çok güzeldi, biraz burnumuz akıyordu evde kalmaya karar verdik.

    brajeshwari Nisan 24th, 2009 at 12:17 pm

    Biz okurken büyüyoruz.E sende yanında olarak onunla büyü yani biraz degil mi?

    Ayça’ya sevgiler…

Yorumunuz: