Özgür Turan
Gazeteci, anne ve yoga eğitmeni denilebilir ama aslında bu üç yolun da öğrencisiyim. Kendisiyle çalışmayı pek seven özgür ruhlu bir öğrenci...

Esra Ekren
F.Mihrimah Temel






“Tanrı ile Sohbet”in ilk kitabını bugün bitirdim. Kitabı okurken özellikle şu son 2 gündür çok ironik şeyler geldi başıma. Dün Starbucks’tayım. Tam arkamdaki masada bir çift tartışıyor. Ben bir yandan kitaba konsantre olmaya çalışırken bir yandan naklen dinlemek zorunda kalıyorum tartışmayı. Ve çoğu zaman kendi kendime oynadığım oyunu oynayıp, yüzlerini görmediğim bu çiftin tiplerini, yaşlarını hayal etmeye çalıştım. Tartıştıkları konu o kadar yüzeyseldi ki herhalde dedim bunlar taş çatlasa 25 civarıdır. Tartışmanın sonuna doğru kız ağlamaya başladı. Oğlan onu sakinleştirdi ve masadan kalktılar küs bir şekilde. Bir de baktım bunlar annem-babam yaşında. Ve bütün bu olaylar zarfında benim kitapta okuduğum bölüm neydi biliyor musunuz? İlişkiler! Ve işte kitabın bu bölümünden küçük bir alıntı: “Eğer yaşamda garanti istiyorsanız, hayatı istemiyorsunuz demektir. İstediğiniz, yazılan senaryoların provasıdır. Hayat, doğası gereği garanti vermez. Garanti, amacı çarpıtır.”
Bugün de Cafe Nero’dayım ve yine okumaya devam. Yan masada 3 kadın sohbet ediyorlar. Kitaba odaklanmak için i-pod’umu takıyorum. Bir süre sonra pili bitiyor i-pod’un ve yan masaya yine kulak misafiri oluyorum. Kadınlardan biri diyor ki diğerine; “Sen de para bol rahatsın ya biz ne yapalım hiç gelmez ki bize para”. Benim kitaptaki konu; Para ile ilgili çekirdek inançlarımızı nasıl değiştiririz? Kitapta şöyle anlatıyor; Örneğin sürekli “yeterince param yok” gibi bir inancınız varsa bu çekirdek düşünceyi değiştirmenin en hızlı yolu düşünce-söz-yapma sürecini terse çevirmek. Yani “hayalimdeki evi alacak kadar param olsun istiyorum” demek yerine “hayalimdeki evi alacak kadar, yeteri kadar param var” demeniz gerekiyor. Bu çekim yasasının bir kuralı zaten çoğunuz bilirsiniz, evrene yaydığımız titreşimlerle ilgii bir durum. Kitapta para ile ilgili olumsuz düşünce sisteminizi nasıl değiştireceğiniz çok ayrıntılı açıklanıyor.
Hayır sanmayın ki ben böyle habire cafelerde kitap okuyorum:)) Atom karınca misali hop migrosa, hop eve, hop yogaya, hop yuvaya cüceyi almaya giderken aralarda sadece dinlenmece vakitleri bunlar:)
Yukarıdaki foto da bugün çekildi sahilde; yosun ve deniz kokuyor.
Toplam : 20 Yorum var
Foto nefis..Ben sahip olduklarımın hepsine bu şekilde ulaştım..evren verdi..hep coktur param..ama cebim deliktir bulamam her aradığımda..hiç sıkıntım yoktur..bazen üzülürüm ağlarım belki banyoda…
Ama karma bu işte..ne ekersen onu biçersin..şimdi yayalım evrene isteklerimizi..çalışsın evren..hepsi gelsin bize.
özgürcüm peki bi soru sorabilirmiyim.. şimdi ben hayalimdeki evi alıcak kadar param var diyorum , diyorum demesine de içim o kadar param olmadığını söylüyorum.. yani bunu söylerken inaanarak söylememiş oluyorum.. inanarak da söylemesem olur mu, yoksa buna inanmalı ve kendimi inandırmalımıyım..
zor mu sordum..
Özgürcüm;
Bedenim, zihnim ve ruhumla sahip olduğum tüm güzellikler ve mutluluk refah sağlık ve huzura, şükredip şükredip ulaşanlardan olmak ayrıcılığına kavuşmamın işte en büyük sırrı bu.Allah boşuna Adem’e halifem dememiş.Şimdi gidip bir bakayım Tanrı ile sohbet kitabıma, hatırlamam gereken şeyleri hatırlamam adına.Sevgilerimle dilek.
Fundacım, söylediğin afirmasyon sana inandırıcı gelmiyorsa o zaman kabul edebileceğin bir düşünceyi seç. Örneğin; “Hayalimdeki evi almaya adım adım yaklaşıyorum”. Burada önemli olan sonuç hakkında zihinde “ya olmazsa” diye bir düşünce taşımamak. Hani herşey düşünceden ibaret diyoruz ya aslında işte o kadar da kolay olmuyor çünkü zihin hep negatife programlı. En etkin afirmasyon da her zaman şükran duygusu içerendir. Örneğin; “Hayalimdeki eve ulaşabilecek gücüm, sağlığım olduğu için, harika bir ailem olduğu için sükrediyorum” gibi.
ASlında çok basit gibi görünse de çok zor anlaşılan bir konu oluyor ve genelde insanlara saçma geliyor. Ama öyle bir nokta var ki onu fark ettiğin an donakalıyorsun. Bu da ancak kendin için doğru afirmasyonu bulmakla oluyor. Bu konuda daha yazacağım.
Tanyacım, evrende herşey sınırsız aslında değil mi ama. harikasın sen zaten. öptüm
Dilekçim, evet şükretmek her zaman en güzeli.
fundanın sorusuna özgüre ilaveten ben de cevap yazmak istedim..Ben bu tarz bir çalışma yapmıstım cunku..Hayatında olmasını istediğin bir konuda eğer bilinçaltında hala olumsuz düşünceler varsa,şöyle bir çalışma yapabilirsiniz(işe yarıyor):hayatında ne olmasını istiyorsun..örneğin ev için yeterli para…bunu engelleyen düşüncelerin neler?bu parayı kazanacak işim yok,ben daha kazanclı iş yapamam ki,cok parası olanın derdi olur,para saadet getirmez gibi…inebildiğince derinlere inmelisiniz,hayatımızda atasözleri bile bilinçaltımızı etkiliyor cunku..mesela ben kendi çalışmamda annemin “cok mal haramsız,cok laf yalansız olmaz”sözünü bulmustum zihnimde…kendinize sorular sorun,istediği evde oturacak parasıolan insanlar nasıl?babadan zengin,cok iyi eğitimli,cok sanslı vb…sonra istediğin gelişi sana engelleyen tum bu olumsuz zihinleri tek tek iptal ettiğinizi kendinize söyleyin..o zaman olumlamaları yaparken daha cok inandığınızı göreceksiniz…aklınıza gelen her olumsuzlukta zihninize bu düşünceyi iptal ettiğinizi,bıraktıgınızı hatırlatın..nacizane benim deneyimim budur..
Özgürcüm
seninle Starbucksların birinde kahve içmek istiyorum.Hayatın ve tesadüflerin içinden geçer, evrene güzel sözcüklerle tohumlar ekerdik ne güzel…
Sevgili Serap, bu güzel katkı için teşekkürler.
Burcu, içeceğiz canımcım kahvemizi sen merak etme.
Ozgur merhaba
Blogunu yeni kesfettim ve cok begendim… Bu konulara son derece inancli ve merakli bir anne olarak ilgiyle takib ediyorum.
Tanri’yla sohbet sanirim benim okudugum ilk kitaplardan biriydi. Ortada daha Secret kitabi/filmi furyasi yoktu… Cok etkilenmistim. Hala da ara ara okurum, kendime hatirlatmak icin. Insan hayat furyasinda bazen unutabiliyor…
Ben bir de birsey farkediyorum okurken. Genelde okudugum bolum kendi hayatimda bir sikinti duydugum konuya da denk gelebiliyor. Yani oyle bir es zamanlilik da oluyor bende.
Sevgiyle
Asli
Aslı, hoşgeldin! Eş zamanlılık bazı kitaplarda özellikle çok yaşadığım birşey benim de. Sevgilerimle.
gel de eş zamanlılığın muhteşem tezahürlerine şaşma. Bugün, tam da para ile olan ilişkimi, harcama şeklimi vs. bir kez daha masaya yatırmışken…
HAhaha! Başakçım, bu böyle bir dönem sanırım para ile ilgili:)) Düzeltmemiz gereken durumlar var.:)
Arkadaslar
Bende blogu yeni kesfettim.
Sizler bu konuda deneyimlisiniz gordugum kadarıyla..
Benim beynim hep negatif yayına meyilli..
VE dogal olarak bunlarda bana geliyor. Bu konuyu biraz acabilirmisiniz nasıl iptal edecegim bu eksi dusunceleri…
Afirmasyon yapıyorum ama bir sessiz dusunce geliyor hemen onun olmayabilecegini soyleyen.
Sevgilerimle
Nurgül merhaba,
zihnin negatifte olduktan sonra istediğin kadar afirmasyon yap bir anlamı olmaz. Öncelikle zihnini sakinleştirip, sessiz dediğin o negatif düşünceleri temizlemen gerek. Zihnini sakinleştirmenin en iyi yolu da meditasyon ve yoga. Her ikisini de bir rehber eşliğinde öğrendikten sonra evde uygulayabilirsin. Bir de aklına negatif düşünceler geldiğinde hemen mümkünse pozitife çevirmeye çalış. İlk zamanlarda kolay olmuyor ama yaptıkça alışıyorsun. İmgelediğin herşeyi pozitife çevirerek, bir de şükretmeyi de eklersen farkı göreceksin.
sevgiler…
işte bu sohbetler benım son 7 yıldır yaşam tarzım sizlerde hayatıma hoş geldiniz
))
Pınar, sen de aramızda hoşgeldin. Paylaşmak dileğiyle.
Nekadarda doğru bir zamanlama oldu benim için. Tamda kendimi değiştirme araştırması içerisindeyken buldum bu sayfayı. umarım bahsettiğiniz bu afirmasyon ile hayatımıza olumlu şeyler katmayı bende başarabilirim. takipteyim teşekkürler…
Suheyla hosgeldin! Dilerim guzel surprizlerle gelsin degisimler sana. Sevgiler.
Yorumunuz: