ölüm“Doğum da ölüm de enerji ayarlamaları. Tıpkı enerji regülatörleri  gibi işlev görüyor. Bir dünyadan diğerine geçişi sağlıyor. Doğum ve ölüm kelimeleri ortadan kalksa iyi olur. İki durum için de yaratıcılık kelimesi rahatlıkla kullanılabilir. Doğum ve ölüm yaratıcılık anlarıdır. Zirve yaratıcılık anları.

Kişi “cehennem”, “yargı günü”, “lanetlenme”  yi nihai realitede olmadığı halde deneyimlemek zorunda değil. Ama kendisi bu deneyimi seçiyor. Hiçbir inanç sisteminin sana dikte ettiklerini takip etmek ve kabul etmek zorunda değilsin. Hiçbir kişinin öğretilerini beniimsemek zorunda değilsin. Bilinçli kararla kendi gerçeğini aramayı seçebilirsin; Kendi gerçeğini yaratmak için. Zaten sürekli kendi gerçeğini yaratıyorsun. Neye inanıyorsan onu yaratıyorsun”

Neale Donald Walsch – Tanrı ile Sohbet 4

Dün akşam bitirdim kitabı. Yine güzel ve özel eş zamanlılıklar yaşadım okurken. Ama şu an öyle bir ruh halindeyim, “ben bir ölüp geliyorum” demek geliyor içimden. Yani öylesine  güzel anlatıyor ölümü. Neyse, şaka bir yana ölüme yakın diyebileceğimiz hali ancak meditasyonla deneyimleyebiliyoruz. Yani kendimizi Öz ile bir ve tamamlanmış hissetmek duygusu. Bu duyguyu meditasyonlarınızda anlık bile yaşıyorsanız keyfini çıkarın.

Peki fotoğrafın yazı ile ne ilgisi var diye sorarsanız ben de bilmiyorum. Tesadüfen burada buldum. Bir yandan başkaldırı, diğer taraftan da ruhsal anlamda bir teslimiyet duygusu çağrıştırdı bende.



Toplam : 5 Yorum var

    Uğur Eylül 3rd, 2009 at 1:29 pm

    Doğum da ölüm de bir dönüşüm haklısınız. Bir enerji bütünü olarak insanın farklı bir enerjiye evrilmesi ya da… Yaratıcılık ise farklı enerjilerin birleştirilmesi diye düşünüyorum. Böyle olunca zirve yaratıcılık anları güzel bir tanımlama gibi duruyor. Kitabı okumamıştım merak ettim şimdi.

    Tanyas Eylül 3rd, 2009 at 11:56 pm

    Özgür,

    Kitabı alayım ben gidip..ölümün bir döngünün başı olduğunu..hayatın ise onun devamı olduğunu düşünüyorum..biliyorsun ya..seçip geliyorum..geliyorum..durmadan bıkmadan..usanmadan…ta ki öğrenene..dersimi alana kadar…dur bakalım..

    Özgür Turan Eylül 8th, 2009 at 10:21 am

    Uğur Bey,
    siz de mutlaka çok derin bilgiler vardır ama bu seri okunmaya değer gerçekten de.

    Özgür Turan Eylül 8th, 2009 at 10:22 am

    Tanya, çok beğenerek okursun eminim.

    Uğur Eylül 11th, 2009 at 2:16 pm

    Teşekkür ederim Özgür Hanım.Öğreneceğimiz çok şey var hepimizin, kitabı alacağım.Tekrar teşekkürler paylaşım için.

Yorumunuz: