Fenerbahçe parkı burası. Doğa’yı yuvaya bırakıp 3 saat boyunca buralarda takılıyorum. Tam alışana kadar kolay ulaşılabilir yerlerde olmam gerek. 1-2 haftaya istediğim gibi uzaklaşabilirim fakat buradan nasıl uzaklaşmak ister ki insan baksanıza… Biraz yürüyüş, çiçek, böcek derken geçiveriyor zaman. Kimseler olmuyor sabahları; sadece deniz kokusu, rüzgar ve ben…

Bu cimcimeler de yürüşüm boyunca bana arkadaşlık ettiler, bir de poz verdiler üstelik.

Bu fotoğrafı Kalamış Yat Limanı’nda çektim. Tam çekerken elinde telsizle bir görevli geldi yanıma ve aynen şöyle dedi: “Abla kuşları çekiyorsun biliyorum ama burada izinsiz foto ve video çekmek yasak” !!! Neden diye bile soramadım adama, şaşkın bir gülümseme aldı beni o an.
Bu da okul sonrası enerjisi halen tükememiş bir yer cücesi. Tabiki yuvanın bahçesinde oynamaktan da geri kalmak istemiyor kendisi. Fakat şu bi gerçek ki deniz kokusundan da daha enfes kokuyor bu cüce.



Toplam : 5 Yorum var

    ece arar Aralık 3rd, 2008 at 11:25 am

    ben de uzaklaşamazdım… anımsıyorum o günleri. dün gibi:)))))

    PrimaRima Aralık 3rd, 2008 at 11:31 am

    Fenerbahçe parkı sıksık uğradığımız bir yer lise yıllarımdan beri en sevdiğim en huzur bulduğum yerlerden de birisi hele hele gün batımı ise hele hele eylül ayları ise…

    Turkuaz Deniz Aralık 3rd, 2008 at 1:32 pm

    Ne guzel gunesli bir gun, once Ece’ ye ugradim, sonra da sana.. Ikiniz de pozitif enerjiyle dolusunuz, harika!
    kokla kokla doyamaz insan onlara:)

    Brajeshwari Aralık 3rd, 2008 at 1:40 pm

    bu cücenin kücük boyları satılıyor mu bir yerde?

    :)

    Ozgur Aralık 3rd, 2008 at 5:57 pm

    Ben de gideyim bugunlerde… Evet.

Yorumunuz: