bilgisayar

“Sinir ediyorsunuz beni” dedi bize haftasonu arabadaydık. Ne yaptık, niye sinir ettik anlamış değiliz.

“Ben de maillerime bakıcam. Bir sayfa aç bana” gibi şeyler söylüyor bilgisayarın başına oturup. Kendince bir yöntem bulmuş, aynen fotodaki gibi kullanıyor mouse bir güzel. Çok karşıyım ben bu kadar küçük bilgisayarla haşır neşir olmasına. Mümkünse ne kadar geç o kadar iyi bana göre. Böyleyim işte biraz kuralcıyım ya da kimilerine göre geri kafalıyım bilemem.

Winx, barbie hiç bilmesin istedim. Hep uzak tuttum. Ama kontrolüm dışında öğrendi her ikisini de. Bıraktım kendi haline bu defa, iyiki de bıraktım bağımlısı olmadı. Yine de hiç sevmiyorum kız çocuklarıda bu konseptleri.

Bir de gece uyuturken papaz eder oldu bizi. Önce babam uyutsun diyor. 2 masal sonra “karıştırmışım ben aslında annem uyutsun istiyordum” diyor. Gidiyorum yanına, “tamam artık gözler kapansın, kaşınma, sevme, masaj falan bitti” diyorum. “Böyle demenden hiç hoşlanmıyorum. Mesela seni seviyorum falan desen…” diyor. Hadi bir posta daha başlıyoruz kaşı, sev, şimdi kaşı, şimdi sev, sırtıma masaj, ayağıma masaj… derken uzuyor gidiyor.

Ha bir de Gormiti izler oldu o kısıtlı televizyon izleme saatlerinde. “Hava lorduyum ben” diyor.  Ben orman lordu,  Serdar da toprak lorduymuş. Winx izlemesin diye yırtınırken ben şimdi de Gormiti çıktı başımıza. Şu televizyon ve bilgisayarı camdan atasım var bu aralar.

Sedef’le konuşmak biraz olsun rahatlattı beni; Anatema’da da yazdım biraz önce. En azından doğru yolda olduğumu anladım ama halen şoktayım. Ne kadar hızlı büyüyorlar!

Bir çocuğun büyümesini izlemek de aslında bir meditasyon ama bu apayrı bir yazının konusu:)



Toplam : 6 Yorum var

    Sibel Kasım 17th, 2009 at 1:53 am

    Ben de hiç istemedim tv ve bilgisayar bağımlısı olsun ama maalesef bazı konularda tek başına birşey yapman mümkün olmuyor :(
    Tv açılsın istiyor, bilgisayarda oyun oynamaktan bahsediyor!? (üstelik benim bücür daha 2,5 yaşında) Yapabildiğim tek şey ben çevresindeyken uzak tutmak o da çok kısıtlı bir zaman… İşte bu yüzden kendimi çok kötü hissediyorum, elimden kayıp gidiyor hissiyle yaşıyorum :( ((

    Nazlı Ayça Özkarahan Kasım 18th, 2009 at 12:26 am

    Öncelikle ben bu yazıdaki en can alıcı noktaya dikkat çekmek istiyorum, BEN O PARMAKLARI YERİMMM! Sonra, diyeceğim ki hayatlarında çeşitlilik süregeldiği sürece, diğer aktiviteleri gerektiği gibi yerine getirdikleri sürece kısa zamanlı bilgisayar ve tv. faydalıda olabilir. Tabii zaman kısıtlaması çok önemli. Mesela bizimkilerin yaşında hergün bilgisayar değil ama zaman zaman. Mesela Doğa’nın mouse kullanışı ileride yazı yazmada kolaylık sağlayacaktır çünkü parmak ucu kasları gelişiyor. Evet radyasyon şu bu ama biz kullanırkende etkileniyorlar, biliyormusunuz yan odada, komşunun bitişik salonunda çalışan mikrodalga, tv, vs. vs. de hepimiz için çok zararlı. Bu durumda dengeyi kurmak -ki Özgürcüm bence bunu çok güzel yapıyor yeterlidir. :)

    Nadire Kasım 18th, 2009 at 3:18 am

    Çocukları teknoloji kirliliğinden korumak neredeyse imkansız… Bana bir eğitmenin söylediğine göre çocuk 5 yaşına kadar anne-baba daha sonra arkadaşları tarafından etkileniyormuş. Bu yüzden yapabileceğimiz en iyi şey, çocuklarımıza iyi örnek olmak, örneğin evde bilgisayar başında az oturmak, dizilere takılmadan beraber vakit geçirmeye çalışmak, vs… Hepimize kolay gelsin :)

    Özgür Turan Kasım 18th, 2009 at 2:23 pm

    Ayçacım, parmak kasları hamurla gelişse ya bilgisayarla değil de. Ama haklısın bir yandan da.:)

    Özgür Turan Kasım 18th, 2009 at 2:23 pm

    Sibelcim, aman diyim biraz daha beklesin o cüce.

    Özgür Turan Kasım 18th, 2009 at 2:24 pm

    Nadire, evet hepimizin işi zor. Nakış gibi işleyeceğiz!

Yorumunuz: