Doğa’nın yüzünde farklı bir ifade var bugünlerde. Fazlaca büyüdü gibime geliyor. Hiçbir konuda kararlarına karışmak, müdahale etmek söz konusu değil. Zaten ben onun hislerini nereden bilebilir mişim ki? Ancak o bilirmiş. Okuldaki rehberlik öğretmeni fazla kararlı bir çocuk sakın bu kararlılık halini bozmayın dedi. Zaten öyle birşey söz konusu değil. Doğa ile ilgili olarak yorgunluğum çoğunlukla konuşmaktan ve onu ikna etme sürecinden kaynaklanıyor. Bazen gerçekten insan üstü bir çaba gösteriyorum. Çileden çıktığım zamanlar da oluyor tabii ama öyle zamanlarda da kendisi tarafından öyle yumuşakça uyarılıyorum ki en iyisi biraz mola almak oluyor. Yoksa kendimle çelişiyorum. En rahat günlerimizmiş bebeklik halleri meğer. Büyüdükçe annelik daha karmaşık ve yorucu. Bitmek tükenmek bilmeyen soruları bir yana, onu kendi yoluna bırakabilmek, kendi seçimlerine saygı duyabilmek, bir yandan sınır koyup, disiplinli olup bir yandan yakın olabilmek çoğu zaman zor. Fakat şu bir gerçek ki, ne zaman anne kendi olabiliyor çocuk da o zaman kendi yolunu daha buluyor, yani biri ya da birşey olmaya çalışmıyor. Günümüz popülist kültüründe hepimiz birşeylerin parçasıyız ya da öyle görünmek istiyoruz. Kendimizi olduğumuz halimizle sevip sarmalamadığımızda çocuğumuzu da bu saçma kültürün bir parçası haline getiriyoruz. Sistem böyle malesef diyip geçersek biz de bu sistemin içinde kayboluyoruz, tıpkı çoğumuzun birbiriyle aynı olduğu, aynı giyindiği, aynı konuştuğu, aynı yerlere gittiği gibi çocuklarda aynı şekilde yaşamaya başlıyoruz. Oysa ki farklılıklar güzeldir, yenilikler geliştirir insanı, ufkunu açar. Çocukları yeni uğraşlar denemekten, farklı arkadaşlar edinmekten, kendi kararları hakkında söz sahibi olmaktan alıkoymamak gerek.

Bugüne not: Okuyan ve yazan Doğa’nın bugünlerde en sevdiği yazar Salih Memecan ve kitap serisi Sizinkiler:) Zeytin ve Limon’un maceralarını okuyup okuyup gülüyor.

En sevdiği çizgi filmler: Lego Star Wars ve Sürekli Dizi.

Bunları özellikle not etmek istedim çünkü hayretle izliyorum bu beğenilerini. Benim zevklerimden oldukça farklı:)

Serdar ve ben



Toplam : 4 Yorum var

    Ayça Şubat 13th, 2013 at 1:28 am

    Haha Serdar’ın sakalları kesme senin de sarışın olma vaktin geldi sanırım. Şakası bir yana çok güzel bir yazı, kısa ama öz… Bu aralar bende çok zorlanıyorum hele ikisi arasında dengede durmak, ikisinin de farklı mizaçlarına göre şekillenmek. 4 ve 6 bir arada 2 ve 4’ten daha zormuş. Neyse bunlar hala kolay günler sanırım, Özgürcüm daha neler olacak nelerrr 😀 Heyecanla bekliyoruz…

    Özgür Turan Şubat 18th, 2013 at 12:12 am

    Seninkiler film gibi valla ne diyim şekerim:) her günümüz bçyle olsun çok şükür.

    love and smile Şubat 27th, 2013 at 2:37 am

    Büyüdükçe ne farklı heyecanlar, öfkeler, korkular
    ve sevinçler yaşayacağız… Benim bıdığım şimdiden bizi şaşırtıyor bazı tavırlarıyla tepkileriyle bir d ekonuşmaya başlayınca ne halt edeceğiz bakalım….ayy eşim bir de kızımız olsa diyor yaaaa tırısyorum ama ben
    :)

    Özgür Turan Şubat 28th, 2013 at 3:45 am

    Sevgili Love and smile, konuşmaya başlayınca ayrı bir dünya:) Onlarla yaşadığımız her an bize hediye. sevgilerimle..

Yorumunuz: