meditasyon200bo73Bazen geçmişte yaptığınız bir hata yıllarca peşinizi bırakmaz. Aslında hata da değildir belki de, o an öyle hissetmiş ve öyle yapmışsınızdır. Ama zaman geçtikçe içinizi acıtmaya başlar. Hele de birilerini üzdüyseniz, canını yaktıysanız çoğu zaman bu vicdan azabı ömür boyu sizinle yaşar. Gerek katıldığım seminerlerde, gerek grup çalışmalarında ve deneyimlediğim birçok çalışmada gördüm ki insanlar affedemiyor. Ne kendini ne de başkalarını. Bu affedememe durumu da her geçen gün birikiyor, enerji kanallarını tıkıyor ve hastalıklara kadar götürüyor kişiyi. Çünkü inanın bana içinizde biriktirdiğiniz öfke, pişmanlık ve de en zararlısı olan suçluluk duygusu sizi hasta etmek için birebir yeterli. İşte Serdar’ın bu yazısını okuyunca sizlerle paylaşmak istedim. Serdar tamamen içinden geldiği gibi davranarak çok güzel bir şekilde çözmüş konuyu. Her ne kadar facebook karşıtı bir tip olsam da bu durum çok hoşuma gitti. İçinizdeki sesi dinlemek her zaman doğru yolu gösterecektir.

Ayrıca, Serdar gibi yıllarca içinizde tutmanıza da gerek yok. Şöyle bir affetme meditasyonunu da deneyebilirsiniz; Rahat bir yerde oturur pozisyonda gözlerinizi kapatıyorsunuz ve nefesinizi izlemeye başlıyorsunuz. Burundan alıyorsanız yine burundan veriyorsunuz. Ağızdan alıyorsanız yine ağızdan veriyorsunuz. Nefes alırken karnınızı şişirip, verirken karnınızı içinize çekiyorsunuz. Bunun için çok zorlamayın kendinizi, karın ve nefesi kontrol edemiyorsanı kendi haline bırakın. Affetmek istediğiniz kişiyi ve sizi düşürdüğü durumu ya da eğer kendinizi affetmek istiyorsanız kendinizi gözünüzde canlandırıyorsunuz. Geçmişteki o anın içine giriyorsunuz ve aynen şöyle diyorsunuz; “Seni affediyorum ve özgür bırakıyorum”. Bu bir defa da olamıyor çoğu zaman. Bu meditasyonu bazen aylarca yapmanız gerekebiliyor, bazen de sadece 1 hafta. Bu tamamen size bağlı.



Toplam : 4 Yorum var

    Tanyas Mart 5th, 2009 at 12:39 am

    Ozgurcum,

    Birde bağ kesme ve affetme meditasyonu var..bilmiyorum denedin mi..teknik hemen hemen aynı..bağ kesip özgürleştiriyorsun..

    Ve her ikisinde de rahatlıyorsun.

    Turkuaz Deniz Mart 5th, 2009 at 12:47 am

    Ozgur’ cugum, hep yaz sen… Ben de okuyayim e mi? Belki adam olurum:)

    Tugba Mart 5th, 2009 at 1:37 am

    Ah özgür, bunu keske daha öncelerde bilebilseydim ben. Senelerce öfkemi icimde barındırmazsım, bagı keser giderdim. Ah…

    brajeshwari Mart 8th, 2009 at 2:04 pm

    Bir çok affetme meditasyonu var böyle.. Öncelikle niyetin açıklığı ve sözelin yanında, içsel birliği de çok önemli..yani kalbin nefret duyarken, seviyorum demek gibi.. Bu yüzden iç niyetin kalpten gelmesi önemli.. Bir de her affetme meditasyonu, bize affettiğimizle yüzleştirme gibi bir oyunda oynuyor.. Seni affediyorum dedigin kişi, yolun köşesinden sana doğru yürüyor oluyor..Evrenin mucizeleri gerçekten şaşırtıcı :) buna da hazırlıklı olmalı insan..

    Güzel bunlar, yaz yine istiyorum Özgürcüm..

Yorumunuz: